Malatya
Giriş Tarihi : 25-10-2017 14:55   Güncelleme : 25-10-2017 14:55

YKS Tatminden TEOG Tahminden Uzak

Üniversite ve liselere giriste uygulanan sinav sistemlerinin degistirilmesini degerlendiren ve yeni sinavlarin tahminden ve tatminden uzak oldugunu vurgulayan Egitim Bir-Sen Malatya Sube Baskani Kerem Yildirim, “Geçmiste LGS, OKS, SBS, ÖSS, ÖYS, LYS gibi, nice harfleri degisen ama kaderleri degismeyen sistemler ayni mantigin kisir tezahürüdür. Kaldirilacak sistemin eksikliklerinin ne oldugunu paylasmadan, yerine getirilecek olani kararlastirip olgunlastirmadan, tüm bunlari yaparken de paydaslarla tartisip istisare etmeden kurulan sinav sistemlerinin birçok sikintiyi da beraber getirdigi tecrübelerle bilinmektedir.” dedi

YKS Tatminden TEOG Tahminden Uzak

>>Rahime Gül Erbas

Üniversite ve liselere giriste uygulanan sinav sistemlerinin degistirmesini degerlendiren Egitim Bir-Sen Malatya Sube Baskani Krem Yildirim sunlari dile getirdi: “Egitim, ülkelerin geleceklerinin sekillenmesinde önemli bir fonksiyona sahiptir. Bilimde, teknolojide, sanatta, edebiyatta gelisen, öncü olan ülkeler incelendiginde, nitelikli bir egitim sistemine sahip olduklari görülecektir. Iyi bir egitim, gelismenin, gelismis ülke olmanin, medeniyet kurmanin anahtaridir. Bunun farkinda olan ülkelerin önceligi egitim olmakta, basarili insanlarin yetistirilmesi için en büyük deger her zaman bu alana verilmektedir. Sistemli, planli ve istisareye dayanmayan hiçbir proje, basarili olmamistir, olmaz da. Ülke olarak, yillardir sancisini, sikintisini, stresini yasadigimiz nokta burasidir. Yerel degerlere dayanan evrensel bir egitim sistemini kuramayisimizin temel sebebi bundan kaynaklanmaktadir. Ögrencileri sürekli baska yönlere kanalize eden, velileri tedirgin eden ve sik sik degistirilmek zorunda kalinan sinav sistemleri de böyle bir anlayisin ürünüdür. Geçmiste LGS, OKS, SBS, ÖSS, ÖYS, LYS gibi, nice harfleri degisen ama kaderleri degismeyen sistemler ayni mantigin kisir tezahürüdür. Kaldirilacak sistemin eksikliklerinin ne oldugunu paylasmadan, yerine getirilecek olani kararlastirip olgunlastirmadan, tüm bunlari yaparken de paydaslarla tartisip istisare etmeden kurulan sinav sistemlerinin birçok sikintiyi da beraber getirdigi tecrübelerle bilinmektedir. Bir süre sonra tartismaya açilan, önce ögrencilerimiz, sonra veliler üzerinde olumsuz etkileri görülen sistemler kaldirilmak zorunda kalmaktadir.”

RAPORLARIMIZDA BUGÜN ORTAYA ÇIKAN SORUNLARA DIKKAT ÇEKMISTIK

Yildirim su ifadelere yer verdi: “Sendika olarak, egitimin diger alanlariyla oldugu gibi, bu konularda da defalarca açiklamalar yaptik, arastirmalar gerçeklestirdik, raporlar hazirlayip kamuoyu ve yetkililerle paylastik. Ortaögretime geçis ve yüksekögrenime giris konusunu da, Egitime Bakis 2016 ve Yüksekögretime Bakis 2017 raporlarimizda ele aldik, eksikliklerin altini çizdik, bugün yasananlara o günden dikkat çektik. TEOG konusunda en büyük sikintinin sinav boyutunda degil, aksine sinav puanina dayali merkezi yerlestirme oldugunu, bu konuda bir düzenlemeye ihtiyaç duyuldugunu ifade etmistik. Yüksekögretime giriste ise ortaögretim ögrencilerinin standart testlerde düsük basari düzeyleri, ögrenci basarisini etkileyecek düzeyde sinav kaygisi, bos kalan kontenjanlar, sinavlarin lise egitiminin bütününü kapsamamasi gibi sorun alanlarinin varligini gözler önüne sermistik. Belli bir grubu seçen ve yerlestiren degil, tüm ögrencileri hayata hazirlayan bir sistem kurulmalidir. Ortaögretim sistemine yerlestirmedeki en büyük sorun, merkezi sinavin var olmasindan ziyade, merkezi sinavin zorunlu olarak bütün ögrencilere uygulanmasi ve tüm ögrencilerin bu sinav sonuçlarina göre merkezi olarak yerlestirilmesinden kaynaklanmaktadir. Yeni sinav ve yerlestirme sistemi tasarlanirken, ögrencileri okul disi kaynaklara mecbur birakmayacak, ögrenci basarisinin okullarda heterojen olarak dagilacagi, yani hem genel liselerin hem de meslek liselerinin basarili ögrencilere sahip olabilecegi bir sistem amaçlanmalidir. Bu sekilde, degisik meslek liselerinden, Imam Hatip liselerinden ve muhtelif mahalle liselerinden basarili olan ögrencilerin gelecek kaygisi çekmeyecegi, çalisan ve basarili olan herkesin emeginin karsiligini alabilecegi engelsiz, geçisli esnek modeller üzerinde durulmalidir.”

“TÜM SOSYAL ALAN DERSLERINDEN DE SORU SORULMALI EKSIKLIKLER GIDERILMELIDIR”

Yildirim: “Milyonlarca adayi, aileyi ve toplumun gelecegini ilgilendiren üniversiteye giris sisteminde yapilacak degisikliklerin; egitimin ilgili paydaslariyla görüs alisverisi yapilmadan, konunun hassas ve sikintili noktalari tecrübeler isiginda degerlendirilmeden, dahasi demokratik teamüller yerine getirilmeden Yüksekögretim Kurulu (YÖK) tarafindan açiklanmasi, halen bir eksiklik olarak görülmektedir. Bu haliyle yeni sistem, sosyal alan basarisini önemsiz hâle getirdigi için, imam hatip liselerinin ve meslek liselerinin yüksekögretime girislerini daha da zorlastiracaktir. Iki sinavin ayni gün yapilmasi ve ilk asama sinavin sonuçlari açiklanmadan ikinci asama sinava girilmesi, asamali sinav mantigina aykiridir. Yeni sistemde iki oturumun ayni günde yapilacak olmasi, fiilen asamali sistemin kaldirilmasi demektir. Farkli günlerdeki oturumlarda yapilan sinavlarda ögrenciler, herhangi bir oturumdaki dezavantajlarini diger günlerdeki oturumlarda kapatmaya çalismaktaydilar. Ancak yeni sistemde bunun yapilmasi mümkün görülmemektedir. Ögrencilerin sabah oturumundaki sinav sonuçlari belli olmadan (belki de yeterli puani almadan) ikinci sinava girmeleri usulen dogru gibi görünse de esasen yanlis bir uygulamadir. YÖK tarafindan tasarlanan yeni yüksekögretime geçis sistemi uygulamaya konulmadan evvel elestirilerimiz ve tüm paydaslarin da bu konudaki elestiri ve önerileri dikkate alinarak revize edilmelidir. Toplumun yeni sisteme olan güven duygusu tesis edilmelidir. Aksi hâlde sorun çözmek için getirilen yeni sistem, yeni sorunlarin kaynagi olacaktir. Milletin varligi, dimagi, tasavvuru, idealleri, hayati, hayalleri, istiklali ve istikbali ile dogrudan ilgili olan egitimin sorunlari, anlik etki ve tepkilerle düzenlenmemelidir. Hele nesnesi, öznesi, amaci, araci insan olan egitim meselelerini en insanî gerekçelerle bile olsa tartismadan çözmeye çalismak, yanlisin da ötesinde nesillerin yitirilmesine sebebiyet verecek vahim bir hatadir. Egitim alaniyla ilgili çalisma yapilirken, bütün bu unsurlar göz önünde bulundurulmali, örnek modellerden yararlanilmali, çagin gerekleri dikkate alinmali, mutlaka istisare edilerek farkli görüs ve önerilerden istifade edilmelidir. Aksi hâlde bu kisir döngü sürüp gidecektir.” dedi.