Röportaj
Giriş Tarihi : 20-01-2021 17:34   Güncelleme : 20-01-2021 17:34

Yeni Bir Kalem Yetişiyor

Gazetemizde Köşe yazarlığı yapan genç kalem Yusuf Salih Tatar, köşe yazılarını derleyerek “Güneş Doğana Kadar” isimli eserinde topladı. Kitap çıkarma serüvenini genç yazar ile konuştuk.

Yeni Bir Kalem Yetişiyor

“Yazılarımı Gazetelere ve Dergilere göndererek başladı bu serüven.” diyen Tatar, yaşadığı tüm duygu ve düşüncelerin, yetiştiği toprakların ve aziz vatanın eseri olduğunu söyledi.

Malatya’da yetişen genç bir kalem, Yusuf Salih Tatar kimdir. Kendinizden bahsedebilir misiniz?

8 Haziran 1999 yılında üniversite öğrencisi olan anne-babanın evladı olarak Malatya’da dünyaya geldim. İlk eğitimime babamla birlikte Burdur Eğitim Fakültesinde pusette taşınan bir bebek olarak başladım. Ben doğduğumda anne ve babam üniversite öğrencisiymiş. Bu sebeple eğitime başlangıç zaruri olarak bebekken başladı. Babamın görevi sebebiyle eğitimimin ilk 8 yılını çeşitli köy okullarında okuyarak geçirdim. Liseyi ise Malatya Kernek Anadolu Lisesinde okudum. Çeşitli dergi ve yerel gazetelerde yazılarım yayınlanıyor olup Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi 2.Sınıf, İstanbul Üniversitesi AÖF Tarih 1.Sınıf öğrencisi olarak eğitim hayatıma devam ediyorum. Bunun yanında çeşitli kültür, sanat, tarih ve şehir projeleri üretmeye çalışıyorum.

“Güneş Doğana Kadar” Bu ismin bir hikayesi var mıdır?

Kitabın ismini kardeşim Rabia Sude buldu. Gecelerimin gülen yüzü olan kardeşim gecenin hangi vaktinde uyanırsa uyansın beni ya bilgisayar ya da kağıt başında gördüğü için onun gözünde sabaha kadar oturup bir şeyler yazan bir model haline geldim. Bu sebeple de “Ağabey sen güneş doğana kadar oturup bir şeyler yazıyorsun kitabın adı da bu yüzden “Güneş Doğana Kadar” olsun.” Deyince benimde kulağıma hoş geldi ve bir başka isim düşünme gereği dahi duymadım.

Kitaba giden serüven nasıl oldu?

Ben ilk olarak yazmaya gazete ve dergilere yazılar göndererek başladım. Bu yazılarım çevrem ve birçok kişi tarafından yüksek ilgi görünce yazılarımı daha düzenli, derli toplu bir hale getirmeye karar verdim. Kitap projelerimden bir tanesini hayata geçirerek gelecekte gerçekleştireceğim daha güzel projelere bir adım daha yaklaştığımı düşünüyorum. Birazda yazarların geçmişlerini incelediğimde birçoğunun ilk kitabının deneme-makale türünde olduğunu gördüm bu sebeple de bir klişeyi bozmayarak ilk kitabımı derlemiş olduğum yazılardan oluşturdum. Bu süreçte bir diğer en önemli şey de çevremin desteği oldu. Kalemi elime aldığım ilk günden beri başta ailem olmak üzere yakın çevremdeki herkesten destek gördüm. Bugün de o desteklerini boşa çıkarmamış olmanın verdiği mutluluğu sonuna kadar yaşıyorum. Bu süreçte insanların yanında olduğunu görmekten daha güzel bir duygu olmadığını çok iyi öğrendim. Desteklerini esirgemeyen ailem, arkadaşlarım, hemşerilerim ve ülkemin her neferine teşekkür ederim. Yaşadığım tüm duygu ve düşünceler yetiştiğim toprakların ve aziz vatanımın eseridir.

Yazılarınızın içerisinde sizi en çok etkileyen bölüm neresi?

İnsan kendi yazınca her kelimesine farklı anlam yüklüyor. Öyle zamanlar oldu ki araştırmalarım ve yazdıklarım beni hüngür hüngür ağlattı. Mesela Ulu Hakan başlığı altında ele aldığım Sultan II. Abdülhamid Han’ın sürgün hikayesini anlatmak nasip oldu. Ben bu kısımda sinirlerime hakim olamayacak hale geldiğim anlar oldu. Kelimesi kelimesine araştırdığım o günlerin etkisini üzerimde hissettim. Kimin ne olduğu bilinmeyen bir dönemde Yahudi çıkarlarına ters bir sultan ve o sultanı ellerinden geldiğince hakaretlere maruz bırakılması, bazen yiyecekten, hatta dinleneceği bir yataktan bile mahrum edilmesi içler acısı bir durum, tarihimiz açısından utanç vericidir. Bunun yanında araştırmalarım sonucunda anlattığım Şehit Belediye Başkanı Hamit Fendoğlu’nun hikayesini anlatırken coğrafyaya kötülük ateşi salan o bomba patlarken oradaymışımcasına günlerce etkisinden çıkamadığımı biliyorum. Bunun yanında divan edebiyatının katkısı ile ele aldığımız aşk meselesi benim gönlümde farklı bir yeri olan yazımdır. Öze yolculuk başlıklı yazım da ise ilk yolcu benim. Gözyaşı dökmeden yazdığım kısımlara hatırat ve kişisel gelişim konularını içeren kısımları söyleyebilirim. O kısımlar da hem benim gibi genç kardeşlerime bir fikir verecek ve hayatında standartlar oluşturacak hem de Büyük Anadolu Aklı ile tanışacaklar temennisindeyim.

Geleceğe dair hayallerinden bahseder misin?

Hayatım boyunca giriştiğim her işte Babamın yıllardır aşıladığı Vatana, Millete ve insanlığa faydalı iş yapma düşüncesi sayesinde en büyük hayalim her ne yaparsam yapayım Ülkeme ve Milletime faydalı bir insan olmaktır. Ülkemin geleceğinin de benim gibi gençler üzerinden şekilleneceği düşüncesinde olduğum için başta günümüz yöneticilerinin daha sonra memleketimizin her neferinin gençlere güvenmesi ve destek olmasını temenni ediyorum. Kendim üzerinden örnek verecek olursam çıkarmış olduğum kitabın başta Malatya’da bulunan Valimiz, Büyükşehir ve ilçe belediye başkanlarımız, Milletvekillerimiz, İl Müdürlerimiz, Öğretmenlerimiz… ve tüm vatandaşlarımız tarafından okunup, dikkate alınarak değerlendirilmesini isterim. Bizleri ileriye taşıyacak şey yaptıklarımız kadar bunların değerlendirilip eleştirilmesidir de.  Desteklerini esirgemeyen herkese teşekkür ediyorum. Bu röportajı da okuyacak olan herkese saygı, sevgi ve selamlarımı iletiyorum.

Ebubekir Atilla’nın Röportajı