Ekonomi
Giriş Tarihi : 21-04-2021 07:05   Güncelleme : 21-04-2021 07:05

Yem fiyatları Bir Ayda 3 Defa Zamlandı

Son iki hafta içinde yem fiyatlarına art arda gelen zamlarla birlikte sektörde özellikle ileriye dönük karamsarlık hâkim oldu. Bir ayda 3 defa zamlanan yem fiyatları ile üreticiler dayanamaz hale geldi. Fiyatların düşmesinde çözümün TMO’nun yapacağı ithalattan geçtiğini savunan üreticiler, piyasanın regüle edilmesi için bunun şart olduğunu söyledi.

Yem fiyatları Bir Ayda 3 Defa Zamlandı

 

Hayvancılık sektörü baharı zamlarla karşıladı. Girdi maliyetlerinin yükseldiği sektörde tesislerde iyileştirme önerilirken, son bir ayda gelen zamlarla birlikte üreticiler hayvanlara yem dahi alamaz oldu. Yem fiyatlarındaki yükselişe yakınan üreticiler sorunun temelden çözülmesini istiyor.

2020 yılında Büyükbaş Hayvan Besiciliği yapan üreticilerin en çok satın aldığı ürün grubunda fiyatlar 50 kg Arpa 70 TL, 50 kg Süt Yemi 75 TL, 30 kg Kepek 32 TL, 50 kg Besi Yemi 65 TL, 50 kg Buzağı Yemi 70 TL ve 50 kg Çiğit 65 TL iken, 2021 yılı rakamları bu yem grubunda;  50 kg Arpa 110 TL, 50 kg Süt Yemi 135 TL, 30 kg Kepek 60 TL, 50 kg Besi Yemi 115 TL, 50 kg Buzağı Yemi 140 TL, 50 kg Çiğit 130 TL şeklinde oldu. Yüzde 100’e kadar yükselen yem fiyatları karşısında direnemeyen üretici kanadı, girdi maliyetlerinin yükselmesine karşın, satışı yapılan ürün fiyatlarında da yükselmenin olması gerektiği düşüncesinde.

Yem fiyatlarının frenlenmesinde en büyük görevin Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO)’ya düştüğünü aktaran Besici Ramazan Biçer, yem hammaddelerinin yüzde 50 ’lik kısmının ithal edildiğini ve döviz kurlarında yaşanan yükseliş ile yem üretim maliyetlerinde de yükselmenin olduğunu söyledi. Yem üretiminde temel katkı maddelerinin yurt içi üretim bandının yükseltilmesi politikasının bir an önce uygulanması gerektiğini kaydeden Biçer, kısa vadede fiyatlardaki artışın önlenmesi için TMO eliyle ithalatın yapılarak üretim yapan fabrikalara dağıtımının yapılması gerektiğini belirtti.

Ülke genelinde kanayan yara olduğunu ve bu durumun bir an önce düzeltilmesi gerektiğini savunan Biçer,” Yem hammaddesinin yaklaşık yüzde 50 ’lik bölümü yurt dışından ithal edilmekte ve artan döviz fiyatları nedeniyle hammadde fiyatları artmakta bu maliyetleri de yem fiyatlarına yansıtmak durumunda kalıyorlar. Ülkemizde bir üründe sıkıntı olduğunda örneğin et açığında ESK devreye girip gemilerle nasıl hayvan veya et getiriyorsa, TMO nasıl arpa buğday getiriyorsa işte bugünde TMO soya, ATK ve DDCS gibi protein kaynaklarının ithalatını bizzat yapıp yem üreten firmalara temin etmelidir. Fiyatlardaki artış önlenemez duruma geldi. Büyükbaş ve Küçükbaş Hayvancılığın yapıldığı orta ve büyük ölçekli işletmelerde girdi maliyetlerindeki ufak bir değişiklik çok ama çok etkiliyor. Şehrimizdeki hayvancılık potansiyeli de hayli yüksek. İnşallah bu konuda gerekli adımların atılacağını düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Ebubekir Atilla – ÖZEL HABER