Türkiye
Giriş Tarihi : 12-04-2021 11:46   Güncelleme : 12-04-2021 13:07

Yazıcıoğlu Suikastiyle İlgili Flaş Açıklamalar

Helikopter kazasında hayatını kaybeden Büyük Birlik Partisi'nin merhum Lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun oğlu Furkan Yazıcıoğlu, CNNTÜRK’te davayla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. “Dava dosyasının her yerinden FETÖ fışkırıyor” diyen Furkan Yazıcıoğlu, suikast ihtimalini güçlendiren ve dava dosyasına giren bir de yeni bilgi paylaştı.

Yazıcıoğlu Suikastiyle İlgili Flaş Açıklamalar

Babası Muhsin Yazıcıoğlu şüpheli helikopter kazasında hayatını kaybettiğinde henüz 15 yaşındaydı. Furkan Yazıcıoğlu, suikasttan 12 yıl sonra, yaşananların perde arkasını ve davayla ilgili bilinmeyenleri Cnntürk’te “Ne Oluyor” programında anlattı.

Üzerinden yıllar geçmesine rağmen yaşananların hâlâ tam olarak aydınlatılamadığını belirten Furkan Yazıcıoğlu, şüpheli kazadaki FETÖ izlerine dikkat çekti. Arama kurtarma çalışmalarında yaşanan ‘tuhaflıkları’ hatırlattı.

Yazıcıoğlu, suikast iddialarını güçlendiren bir de yeni bilgi verdi. Helikopteri düşürdüğü iddia edilen savaş uçağının, olaydan kısa bir süre önce ‘prova’ olarak değerlendirilebilecek bir hareket yaptığını ve bu hareketin radar kayıtlarının mahkemeye sunulduğunu açıkladı.

O jetin, FETÖ’den tutuklu pilotunun örgüt imamı Adil Öksüz’le Yakın ilişkisi olduğunu belirten Furkan Yazıcıoğlu, helikopterden sökülen cihazlarla ilgili bylock yazışmalarına da dikkat çekti.

Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun Hrant Dink’in öldürülmesiyle ilgili çok önemli bilgilere ulaştığını belirten Furkan Yazıcıoğlu, babasının kazadan çok kısa bir süre önce bu bilgiyi arkadaşlarıyla paylaştığını söyledi.

 Furkan Yazıcıoğlu'nun genel açıklamaları şöyle:

"Yapılan çalışmalarda Bylock yazışmalarında bizim olayımız ile alakalı suikast ile ilgili bir bölüm var. Burası çok önemli daha sonraki bu Abdullah Önder ve Kamil Bakum'un itiraflarında da bunlar görüldü ve kabul edildi. Şimdi burada bu cihazı söken askerlerin avukatlıklarının üstlenilmesi noktasında bir asker imamdan talimat geldiği emir geldiği bu emrin uygulandığı daha sonra dosya Malatya Özel Yetkili Savcılıktan alınıp tekrar Maraş'a gönderildiği dönemde bu ilişkinin ortaya çıkmasından endişe edildiği ve bu endişenin ortadan kaldırılması için apar topar o dönemin (bölge imamı) Türkiye imamı olan Kocakurt'a gidildi (Barbaros Kocakurt'a gidildi) ve bunun da hızlı bir şekilde kendi ifadeleriyle Bylock'ta geçen ifadelerle büyüklerine ilettikleri büyükte FETÖ elebaşı bunun Amerika'ya gidilerek bizzat Amerika'ya gidilerek görüşüldüğü derhal avukatlığın ellerinden çektirilmesi talimatının gittiği ve FETÖ elebaşının sürecin en sıkıntılı aşamalarından biriydi diye ifadede bulundu. Bunların hepsi Bylock yazışmalarında sabit ortaya çıkarıldı ve adeta bu işi tereyağından kıl çeker gibi hallettik diyorlar. Kendi aralarında Bylock yazışmalarında tereyağından kıl çeker gibi hallettik diyorlar tabi FETÖ elebaşının talimatlarıyla.

Şimdi şöyle Muhsin Başkan tabi 12 Eylül yaşamış o çileyi çekmiş o zor zamanları görmüş bir lider. Böyle bir liderden de tabi etrafında arkasında çok yazılı bir şey bırakmasını beklemezsiniz başkanın tarzında öyle bişey yoktu ama evet başkana ait bir çanta yok yani normalde olan ama şu an bizim elimizde olmayan bir çanta var. Evet bir kayıp çantamız var, içeriğini bilemiyoruz tabi yani çantanın içerisinde ne olduğunu bilemiyorum.

Cevabı çok basit çünkü örgüt çözülmeye başlıyor buna mecburlar bu itiraflarda bulunmak zorundalar artık. Şimdi şöyle dosyanın ilk dönemlerinde biz en başta şunu istedik biz ne varsa savcılık marifetiyle dosya kapsamına sokacağız biz elimize ne geliyorsa onu sokacağız dedik bugün geldiğimiz noktada da aynısını yapmaya devam ediyoruz. Bize gelen ne varsa ne bulduysak dosya kapsamına sokuyoruz. O tarihlerde de bu yönlendirmeler marifetiyle medya üzerinden yönlendirmelerle aslında savcılık makamlarına örgüt içinde örgüt talimatları gidiyordu. Baktığımız zaman bunun karşılığı cevabı bu"