DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Doç. Dr. Muammer Oytan
Doç. Dr. Muammer Oytan
Giriş Tarihi : 17-04-2021 13:02

SEVGİNİN ÖNEMİ

Sevgi insanın en büyük hazinesidir. Sevgi insanın, hatta her canlının, hayvanların dahi bizatihî fıtratında vardır, doğuştan gelen bir haslettir. Allah Tealâ doğuştan yüreğimizi sevgi ile yüklemiş, şarj etmiştir. Ne var ki insanoğlu bu hazinesini, bu değerini, bu özelliğini kullanmakta son derecede cimri, hasis, kıskanç davranmaktadır. Aman haa kullanırsam biter diye korktuğu için değil! Çünkü sevgi içimizdeki öyle bir kaynaktır ki harcadıkça, kullandıkça eksilmez, artar, çoğalarak akar, daha gür akar! O halde neden kullanmıyoruz ? Neden Allah’ı, Peygamberi, insanları, güzelliklerle dolu doğayı sevmiyor insanoğlu? Cenab-ı Allah yüreğimize fıtraten, doğuştan yükledi ise neden herkese-her şeye karşı otomatikman çıkmıyor bu sevgi?

Tabii ki Cenab-ı Allah en iyisini bilir; fakat bize göre Cenab-ı Allah, insanoğlunu bir robot gibi yaratıp, onu kurgulayıp, yüreğini de sevgi ile doldurup, önceden tespit ve tarif edilmiş tutum, davranış ve amelleri aynen ve otomatik olarak yapması için ortalığa bırakıvermiş değildir! Allah, insanoğluna akıl vermiş, irade vermiş, nefis vermiş, vicdan vermiş, kalp vermiş; sevgi-şefkat-nefret-gurur-kibir-acıma-merhamet etme gibi duyguları da vermiştir. Ve tabii bu hazineleri, bu değerleri kullanarak, yarattığı zıtlıklar arasında “iradesiyle” seçme imkânını da vermiştir. Yaptığı seçimlerden de sorumlu tutmuştur: Tuttuğu yolun, yaptığı seçimin doğru veya yanlış, iyi veya kötü olmasına göre de ceza veya mükâfat uygulayacağını bildirmiştir. Hayatta her şeyin bir zıddı vardır: Güzel-çirkin, doğru-yanlış, sevgi-nefret, iyilik-kötülük, çalışmak-tembellik, sevap işlemek-günah işlemek, uzun-kısa, zayıf-şişman, sevmek-sevmemek, aşık olmak-nefret etmek, tedbirli olmak-savsaklamak, doğru yol- yanlış yol, dürüstlük-hıyanetlik v.b. Bunları nâmütenahî çoğaltabilirsiniz. İşte Cenab-ı Allah’ın hükmü, robot gibi bir insan türü yaratıp onun tekdüze-değişmez ameller işlemesi, sonuçta da onu sorumlu tutmaması yerine, her insana verdiği akıl-irade ve duygularla, nefis mücadelesi ile bu zıtlıklar arasında seçim yapması; akıl-irade ve duygularını kullanarak iyiyi-güzeli-doğruyu-dürüstlüğü-tedbirli olmayı-iyilik yapmayı, sevmeyi, sevgi göstermeyi, sevap işlemeyi, Allah Tealâ’nın rızasını almayı  v.b. seçenin hem bu dünyada hem ahirette mükafatını; aksi durumları seçenin de hem bu  dünyada, hem ahrette zararını göreceği şeklindedir.

Sevgi yaratılıştan getirdiğimiz, Allah vergisi bir duygudur: Fıtratın, insandan istediği iyiyi, güzeli, doğruyu v.b. seçmesidir; iyi bir kul, iyi bir evlat, iyi bir vatandaş olmasıdır. Ne var ki bu yolda insanın karşısına çıkan birçok engelleyiciler vardır: Birinci engel, ıslah edilememiş nefistir! Bu tür nefis, engellerin başında gelir! Sürekli olarak olumsuz telkinlerde bulunan, kötüyü-kötülüğü teşvik eden nefs-i emmare! İkinci engel şeytandır! Sanki aralarında iş birliği yapmış gibi, şeytan ve nefs-i emmare, insanı durmadan kışkırtır. Böyle bir etki altındaki insan hatalarını ve bunların yaratacağı sonuçları göremez; hatta görse bile bunları savunur, doğru yaptığını ileri sürer; öz eleştiri yapmak bilinci ve ruhu gelişmemiştir bu tür kişilerde! Islah edilememiş nefsini lider konumuna getirmenin ve onun peşinde gitmenin cinsiyeti yoktur: Hem kadın hem erkek nefsaniyet yönelişine kapılmış olabilirler! Hırsızlık yapmak, adam öldürmek, eşine ihanet etmek-aldatmak, yalan söylemek, ibadetlerini savsaklamak, cimri ve gururlu-kibirli davranmak v.b. nefsin ve şeytanın hoş gösterdiği ve işlettiği eylemlerden bazılarıdır. Nefs-i emmare, maazallah insanı gaflete düşürür!

HARAM –MEKRUH- HELÂL.

Haram: Yüce Allah’ın, yapılmasını, kullanılmasını, yenilip içilmesini kesin ve bağlayıcı bir ifade ve üslupla yasakladığı şeylerdir. Haram iki kısma ayrılır: Birinci grup haramlar, bizatihi maddenin kendisidir yani haram olan şeydir. Örneğin, alkol içmek, domuz eti ya da leş yemek gibi herkes için haram kılınmış olan maddelerdir. İkinci gruptaki haramlar da komşunun tavuğunu kesip etini yemekte, bahçesindeki meyvelerini koparıp yemekte olduğu gibi esasında haram olmayan, fakat komşunun rızası olmadığı için haram sayılan şeylerdir. Haramı belirleme yetkisi yalnız Allah’a aittir. Peygamberimizin bu konudaki hâdisleri ise Allah’ın iradesi ve hükmünü açıklamaktan ibarettir. Dinen haram kılınan bir şeye kasıtlı olarak helal demek kişiyi İslâm dairesinin dışına çıkarır. Ayrıca Allah’ın helal kıldığı bir şeyi bir kimsenin iyi niyetle de olsa haram kılma yetkisi olmadığı gibi, böyle bir davranış ve anlayış da dinen uygun görülmemiştir. İslâm’da kesin bir delil ile yasaklanmayan ve insanın yararına olan her şey helâldir. (Sabri Akpolat, Allah’ın Helal Dediğine Haram dememeliyiz, Kur’ân’dan Öğütler 1, D.İ.B.Yayını1, s.99-100). Allah’ın helal kıldığı ve temiz olan rızıkları yemeliyiz.

Yukarıda belirttiğimiz gibi alkollü içeceklerin ve bağımlılık

yapan uyuşturucu maddelerin yanında Kur’ân-ı Kerim’de, Rabbimiz, Müslümanlara;  leşi, kanı, domuz etini, Allah’tan başkası adına boğazlanmış, boğulmuş veya taş v.s. ile vurularak öldürülmüş, yukarıdan düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş hayvanların etini ve ölmeden önce yetişip kesilmiş olanlar hariç canavar tarafından  parçalanmış hayvanların etini; dikili taşlar ve heykeller üzerine kesilmiş hayvanların etini haram kılmıştır.

Mekruh ise, yapılması hoş görülmeyen, sevilmeyen, yapılmaması tercih edilen hareketlerdir: Pis olan yerlerde veya mezarlıkta namaz kılmak, namaz esnasında gerinmek v.b. hareketlerdir.

MUNAFIKLIK YAPMAMAK

Munafık; mümin olmadığı halde küfrünü gizleyerek kendisini mümin gibi gösteren; kalben inanmadığı halde inkâr ettiğini gizleyip diliyle inandığını söyleyerek mümin görünen; imanı kalplerine tam olarak yerleştirememiş, bu konuda kararsızlık ve tutarsızlık gösteren kişilerdir.İnsanlardan, inanmadıkları halde ,Allah’a ve âhiret gününe inandıkdiyenler de vardır”

(Bakara,2/8).

Şüphesiz ki münafıklar, Cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara bir yardım edici de bulamazsın.” (Nisâ,4/145)

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) münafıkların konuştuklarında yalan söylediklerini; verdikleri sözde durmadıklarını; emanete hıyanetlik ettiklerini bildirmiş ve dini tebliğ görevinde kâfirlerle olduğu kadar münafıklarla da mücadele etmiştir.

Yalancı ve riyakârların ne topluma, ne de insanlığa faydası olur!. Münafıklar insanların temiz duygularını istismar ederler. Onlar Allah’ı da aldattıklarını sanırlar. Münafıklar insanların arasına ikilik sokarak toplumu bölmeye ve kardeşlik duygularını yok etmeye çalıştıkları halde kendilerini toplumu “düzeltenler” olarak takdim ederler. Laf getirip götürmek ve topluma fitne-nifak tohumlarını ekmek; söz verdiklerinde sözünde durmamak, emanete hıyanetlik etmek onların belirgin vasfıdır. Bunların en bariz özellikleri de inanmadıkları için aslında kılmadıkları halde tanınmamak için durdukları namazda da içten ve samimi olmamalarıdır…(Dr.Fatih Yücel, Münafık İnanmadığı Halde İnanmış Gözüken Kimsedir, Kur’ân’dan Öğütler D.İ.B.Yayını , s.190-191 )

“İNŞALLAH” DEMENİN FAZİLETİ.

İnsanın geleceğe dair düşüncelerini, tasavvurlarını, niyetlerini anlatırken daima İnşallah! demesi gerekir: Cenab-ı Allah, bu konuda son derecede çarpıcı ve etkili bir şekilde ikazını ve tenbihatını şu ayetlerde yapmaktadır: “Hiçbir şey hakkında da sakın Ben bunu yarın muhakkak yaparım !’ deme.!”(Kehf, 18/23). “Ancak ‘Allah dilerse yapacağım de’. Unuttuğun zaman Rabbini an ve ‘Umarım Rabbim beni, bundan daha doğru olana ulaştırır’ de ! ”(Kehf, 18/24)

 “Allah’ın izniyle” demiyor, bir istisna da yapmıyorlardı” (Kalem, 68/ 18)

Yukarıdaki ayetlerde Hak Tealâ’nın da ikaz ettiği; bu ikaza kulak asmayanları eleştirdiği gibi, insanoğlunun, Ben gelecekte şunu yapacağım, bunu yapacağım, oraya gideceğim, satın alacağım, işimi büyüteceğim, evleneceğim, çocuk sahibi olacağım v.s.! gibi tasavvurlarını, düşüncelerini, niyetlerini, söylerken mutlaka “İnşallah!” veya “Allah’ın izniyle” demesi gerekir; aksi halde işi rast gitmez! İnsanoğlunun ne kadar âciz, ne kadar zavallı, ne kadar küçük ve önemsiz bir varlık olduğunu; tıbbın ve tekniğin bütün gelişmişliğine rağmen canlı ve cansız varlıkların yapısının, uzaydaki astronomik olayların, yıldızların, evrenin büyüklüğünün, insan ruhunun, vicdanının, beyninin v.b. hakkında hala hiçbir şey bilmediğini; bir çiçeğin bir yaprağını dahi yaratamadığını açıklamaya gerek yok. İnsan, Cenab-ı Allah neye izin verirse, ne kadarına izin verirse ancak onu yapabilir. Şu halde mü’minin bu bilinç içinde olması ve davranması zorunludur. Aksi halde, “şunu yapacağım, bunu alacağım, ona karar vereceğim, şuraya gideceğim v.b.” sözler sarf etmesi kendisinde bir güç görmesinin, kendisinin Cenab-ı Allah’tan ayrı ve müstakil olarak davranabileceği anlamı taşır. Kendisinin Allah’ın iznine, yardımına ihtiyaç duymadığı anlamına gelir! Bu da Allah Tealâ’nın çok içerlediği, hiç sevmediği kibirdir! Kibirlenmektir!

Böyle bir davranışta bulunan kişinin işi rast gitmez; teşebbüsünde, eyleminde, kararında olumlu, başarılı ve bereketli bir sonuç alamaz.

O halde her adımda, her kararda, her teşebbüste, her tutum ve davranışta mutlaka “İnşallah!” veya “Allah’ın izniyle” demek gereklidir, yararlıdır. Her şey bir tarafa, bu tek kelime, insana moral verir, işinin rast gideceğine, olumlu ve bereketli bir sonuca kavuşacağına inanç verir.

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Doç. Dr. Muammer Oytan

Doç. Dr. Muammer Oytan

DİĞER YAZILARI ALLAH’IN RIZASINI ALMAK! 31-07-2021 12:29  İYİLİĞİ EMREDİP – KÖTÜLÜĞÜ MEN ETMEK 27-07-2021 16:56 HAC SIRASINDA ŞEYTAN TAŞLAMANIN YAPILDIĞI MİNA 24-07-2021 13:41 BOZGUNCULUK YAPMAMAK 23-07-2021 19:01 PEYGAMBERİMİZİN SEVGİYE VERDİĞİ ÖNEM 19-07-2021 23:45 HAC SIRASINDA VAKFE YAPILAN YER: MÜZDELİFE 17-07-2021 14:30 İHSÂN 15-07-2021 18:01 TÖVBE  ETMEK 13-07-2021 14:57 ALLAH’I ZİKRETMEK 10-07-2021 17:09 MEKKE’DEKİ KUTSAL BİR SEMT ARAFAT 08-07-2021 18:19 İNSAN !? 30-06-2021 17:35 SA’Y ! 26-06-2021 13:57 Dinimizin diğer dinlerden farkları ve üstünlükleri nelerdir? (2) 24-06-2021 17:37 Dinimizin diğer dinlerden farkları ve üstünlükleri nelerdir? 19-06-2021 14:16 SAFA TEPESİ  17-06-2021 16:32 AZİZ MAHMUT HÜDAYÎ HAZRETLERİNİN DAVRANIŞI 16-06-2021 16:31 ALLAHU TEALÂ’NIN ZÂTI HAKKINDA TEFEKKÜR EDİLMEZ 15-06-2021 18:20 NANKÖRLÜK ETMEMEK 14-06-2021 17:06 GÖNÜL GÖZÜ İLE GÖRMEK 12-06-2021 12:40 ABDEST ALMANIN FAZİLETİ 07-06-2021 17:35 KÂBE’NİN ÖRTÜSÜ 05-06-2021 17:00  DUA ETMEK 02-06-2021 15:41 ALLAH’A ŞÜKRETMEK 29-05-2021 19:37  ZEMZEM 22-05-2021 12:20 EMANETE HIYANETLİK ETMEMEK  21-05-2021 17:34 HZ. PEYGAMBERİMİZ EFENDİMİZİN (s.a.s.)  SON HUTBESİ 20-05-2021 16:57 HÛD SURESİNİN FAZİLETİ 18-05-2021 16:35 KÂBE KAPISI 16-05-2021 19:57 ALLAH KORKUSU VE SEVGİSİ 13-05-2021 22:25 ADALETLİ OLMAK! 12-05-2021 17:30 İHSÂN 11-05-2021 22:53 İSLÂMİYETTE KÖTÜ AHLÂKIN BELİRTİLERİ 10-05-2021 18:33 İSLAMİYETİN DAYANDIĞI AHLÂK DÜSTURLARI 09-05-2021 18:41 KUL HAKKINA SAYGILI OLMAK 08-05-2021 11:15 KİBİRLİ, GURURLU OLANI ALLAH SEVMEZ 07-05-2021 17:09 YALANCI  ŞAHİTLİK ÇOK KÖTÜ BİR DAVRANIŞTIR 06-05-2021 16:54 MÜLK SURESİNİN FAZİLETİ 05-05-2021 22:50 TATLI DİL, GÜLER YÜZ, HOŞGÖRÜ 04-05-2021 15:05 KÂBE-İ MUAZZAMA 03-05-2021 18:47  İSLÂMİYET AKIL DİNİDİR 01-05-2021 21:16 ŞİDDETE BAŞVURMAK VE AZGINLIK. 30-04-2021 17:32 HİDAYET 29-04-2021 18:54 İSLÂMİYETTE VAFTİZ YOKTUR 27-04-2021 15:58 İSLAMİYETTE TEVHİD ESASTIR 26-04-2021 13:52 CENNETE  FİDAN  DİKMEK. 20-04-2021 14:20 KANAATKÂR OLMALIDIR. 19-04-2021 15:53 SEVGİNİN ÖNEMİ 17-04-2021 13:02 İNSANIN ALLAH’A KARŞI FARZ NİTELİĞİNDEKİ GÖREVLERİ 16-04-2021 11:50 MUHTAÇLARA YARDIM ETMEK: İNFAK 15-04-2021 12:52 ORUÇ VE RAMAZAN AYININ FAZİLETİ 14-04-2021 13:21
E-GAZETE
30.07.2021
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Spor Toto Süper LigOP
  • 1Adana Demirspor00
  • 2Aytemiz Alanyaspor00
  • 3Altay00
  • 4Fraport-TAV Antalyaspor00
  • 5Medipol Başakşehir00
  • 6Beşiktaş00
  • 7Çaykur Rizespor00
  • 8Fatih Karagümrük00
  • 9Fenerbahçe00
  • 10Galatasaray00
  • 11Gaziantep Futbol Kulübü00
  • 12Giresunspor00
  • 13Göztepe00
  • 14Atakaş Hatayspor00
  • 15Kasımpaşa00
  • 16Yukatel Kayserispor00
  • 17İttifak Holding Konyaspor00
  • 18Demir Grup Sivasspor00
  • 19Trabzonspor00
  • 20Helenex Yeni Malatyaspor00
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
Malatya Haber