DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Doç. Dr. Muammer Oytan
Doç. Dr. Muammer Oytan
Giriş Tarihi : 15-04-2021 12:52

MUHTAÇLARA YARDIM ETMEK: İNFAK

İnsanların birlikte yaşama ihtiyacı yaratılıştan gelen bir özelliktir. Bu ihtiyaç, sosyal ve iktisadî olduğu kadar insanların birbirlerine duygusal olarak da gereksinim duymaları gibi psikolojik gerekliliğe de dayanmaktadır.

İslâm dini, bencillik yerine muhtaçlara yardım etmeyi, israf ve cimrilik yerine infak etmeyi esas ilke olarak benimsemiş; kabile yaşantısı yerine kardeşliği ve dayanışmayı geçirmek suretiyle karşılıklı sevgi, saygı ve yardımlaşmanın egemen olduğu bir toplum oluşturmuştur.

Cenab-ı Allah, “müminler ancak kardeştirler …” (Hucurât,49/10) ayetini buyurmuş; Hz.Peygamber (s.a.s.) de “Kişi, kendisi için istediğini Müslüman kardeşi için de istemedikçe (kâmil manâda) iman etmiş olamaz” ;( Buhari,İman, 7)“ Müslüman müslümanın kardeşidir …”(Ebu Davud, Edeb, 49) buyurmuştur..

İnfak, sadece Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla kişinin kendi servetinden harcama yapması, muhtaçlara aynî ve nakdî yardımda bulunması demektir. İnfak, farz olan zekâtı ve gönüllü yapılan her çeşit bağışı kapsamaktadır. Hz. Ebubekir, Tebük Savaşı için yardım toplayan Hz. Peygamber(s.a.s.) Efendimize bütün servetini vermiştir. Peygamberimiz bunu hissederek  Hz. Ebubekir’e “Ailene ne bıraktın?” diye sorması üzerine Hz. Ebubekir “Allah ve Resulünü!” cevabını vermiştir.

Kur’anı Kerim’de “Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz dane bulunan bir tohum gibidir…”(Bakara,2/261) buyrularak , infakta bulunana verilecek sevabın bire yedi yüz olduğu hükme bağlanmıştır.

Sadakanın faziletleri anlatmakla bitmez. Nitekim Hz. Peygamber(s.a.s.) Efendimiz:

- “Herkes yarım hurma ile de olsa yüzünü Cehennem ateşinden korusun!”(İmam Gazali,a.g.e.s.403)

- Su ateşi nasıl söndürürse sadaka da günahı öyle söndürür!” (İ.Gazali,a.g.e.s.403)

- Sadaka Rabbin öfkesini söndürür ve kötü ölümü bertaraf eder.!”(İmam Gazali,a.g.e.s.403)

-İnsanlar arasında hüküm verilinceye kadar herkes sadakasının gölgesinde kalacaktır!” buyurmuştur. ( İmam GAZALİ, a.g.e. s. 403)

CÖMERTLİK VE CİMRİLİK

Cömertlik; insanın muhtaç olmadığı şeyi ihtiyacı olanlara vermektir; kişinin manevî temizliğine sebep olan, onu ateşten koruyan bir haslettir. Cömert kişi, Allah’a yakın, Cennet’e yakın, insanlara yakın ve Cehennem ateşinden uzaktır..Cömert insan muhtaçlara verdikçe, Allah da ona verir. “De ki: “Şüphesiz Rabbim rızkı kullarından dilediğine bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Allah yolunda her ne harcarsanız, Allah onun yerine başkasını verir. O, rızık verenlerin en hayırlısıdır.”(Sebe,34/39)

Yüce dinimiz İslâm, başta zekât olmak üzere bazı malî harcamalarda bulunmayı emretmiş, çevremizdeki insanlara karşı görev ve sorumluluklarımız olduğunu bize hatırlatmıştır. Aile bireylerinin bakımı, akrabaların, fakir ve yetimlerin görülüp gözetilmesi, çevremizdeki muhtaç insanlara imkânlar ölçüsünde malî yardımlarda bulunulması bu görev ve sorumluluklar arasındadır. Bu bakımdan İslâmda israf ve gösteriş tüketimi yasak olduğu gibi cimrilik de yasaklanmıştır. (Dr.Muhsin Akar,Cimrilik Edip Vermediğimiz Şeyler Kıyamet Gününde Boynumuza Dolanacaktır; Kur’ân’dan Öğütler 1,D.İ.B.Yayını 1 , s.184)

Cimrilik; imkânı olduğu halde gerekli harcamayı yapmamak; imkân olduğu halde mal ve serveti dinî ve hukuki bakımdan gerekli olan yerlere harcamamak veya hayır yolunda harcama yapmayı sevmemektir. Cimri ise, kendisine verilen onca mal ve mülkün gerçek sahibinin Allah olduğunu unutarak muhtaç kimselere vermekten kaçınan kimsedir. Şu halde mal ve serveti yaratılış gayesinin dışında harcamak israf; yaratılış gayesi istikametinde harcamayıp elde tutmak cimrilik; yaratılış gayesine uygun şekilde harcamak ise cömertliktir. (Dr.Muhlis Akar, a.g.e. s.184). “…Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.” (Teğâbün,64/16) “ Allah’ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar…”(Âl-i İmrân,3/180)

Bir kimse zekatını veriyorsa, misafire ikram etmekten zevk alıyorsa, yardıma muhtaç olan yakınlarına ve sıkıntıya düşmüş insanlara yardım edebiliyorsa işte o kimse cimri değildir. Peygamberimiz (s.a.s.): “Allah’ım, acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, ihtiyarlayıp ele avuca düşmekten ve cimrilikten sana sığınırım…” ( Ebu Davud, Tefriu' ebvabi'l-vitr, 32) buyurmuştur.

ISRAF ETMEMELİ, TUTUMLU OLMALIDIR

İsraf; insanın sahip olduğu nimetleri gereksiz ve aşırı şekilde tüketmesi; haddi aşması demektir. Mal veya imkânları meşru olmayan amaçlar için, doğru olmayan yerlere saçıp savurmaktır.

İsraf; lüks ve gösteriş tüketimidir. Böyle bir tüketim, fertleri maddi-manevî çeşitli sıkıntılara uğratmakta, milletlerin kalkınmasını engellemekte, ülkelerin ekonomik yapılarını olumsuz yönde etkilemektedir.

Hz.Ali, kişinin kendisine ve aile halkına israf etmeden, savurganlık yapmadan harcama yapmasını hayırlı iş olarak; gösteriş olsun diye yaptığı harcamasını da şeytanın bir payı olarak görmüştür. Kur’ân’ın emri de bu yöndedir: “Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya hakkını ver ve sakın saçıp savurma.” (İsrâ,17/26). “Çünkü saçıp savuranlar, şeytanların kardeşleridir…”(İsrâ,17/27).

Tutumlu olmak; her zaman ölçülü davranmak, ihtiyaç sınırlarını aşmamak, aşırı harcamalarda ve ölçüsüz davranışlarda bulunmamak; ayağını yorganına göre uzatmaktır.

Tutumlu olmak, cimrilikle israf etmenin arasındaki orta yolda davranmaktır. Allah Teâlâ, Âyet-i Kerime’de ,“Onlar , harcadıklarında ne israf  ne de cimrilik edenlerdir. Onların harcamaları bu ikisi arası dengeli bir harcamadır.” ( Furkan,25/67) buyurmak suretiyle tutumlu olmayı tanımlamıştır.

Yüce dinimiz, Kur’ân-ı Kerim’deki : “…Yiyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü O israf edenleri sevmez…”(A’râf,7/31) âyeti kerime ile israf etmeyi yasaklamıştır.

ALLAH’IN UMULAN RAHMETİ KİMLER İÇİNDİR?

Hz. Hasan’dan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Yüce Allah’ın yüz rahmeti vardır. Bunlardan sadece bir tanesin dünyadaki canlılara indirilmiştir. Bu rahmet dünya canlılarına ölümlerine kadar yeter. Yüce Allah kıyamet günü bu rahmeti geri alıp doksan dokuz rahmetine ekleyerek yüze tamamlar ve dostları ile kendisine ibadet edenlere dağıtır”. Peygamberimizin, rahmet hakkında bu bilgiyi vermesinin sebebi, müminlerin Allah’ın kendilerine bağışlamış olduğu rahmete karşılık, O’na hamd ve şükretmeleri ve salih ameller işlemeleridir. Çünki Allah’ın rahmetini isteyen kimsenin, bu rahmete nail olabilmek için olanca gayreti ile amel işlemelidir. Nitekim Yüce Rabbimiz: “Hiç şüphesiz Allah’ın rahmeti iyi amel işleyenlere yakındır.”(A’râf, 56) buyurmaktadır.

Başka bir ayette ise Yüce Allah: “Benim rahmetim her şeyi kuşatmaktadır” (A’râf,156) buyurmaktadır. İbn Abbas’ın bildirdiğine göre, “Benim rahmetimden her şeyin alacağı bir pay vardır” anlamında olan bu Ayet’in nâzil olmasıyla, şeytan ileri atılarak: “Ben de bir şey olduğuma göre Allah’ın rahmetinde benim de bir payım var” demiştir. Fakat Ayet’in devamı: “Fakat ben rahmetimi şirkten sakınanlara, zekatı verenlere ve ayetlerimize inananlara vereceğim.” (A’râf, 157) şeklinde nazil olunca şeytan Allah’ın rahmetinden umudunu kesmiştir. Fakat Yahudiler ve Hristiyanlar: “Biz hem şirkten sakınıyor hem zekat veriyoruz ve hem de O’nun ayetlerine inanıyoruz.O halde rahmetten bizim de payımız var” deyince, aşağıdaki ayet nazil olmuştur: “Rahmetime nail olanlar, ümmi Resûle ve Peygambere uyanlardır.”(A’râf, 157).Böylece Yahudiler ve Hristiyanlar da Allah’ın rahmetinden umutlarını kesmişlerdir; Allah’ın rahmetinin sadece müminlere mahsus olduğu anlaşılmıştır.(Ebûl-Leys Semerkandî, Sohbetler,s.82-83)

KELİME-İ ŞAHADET VE FAZİLETİ.

Müslümanlık, inanış hususunda başlıca iki esasa dayanır: Biris, Allah’tan başka tapacak ilâhın bulunmadığını kabul etmek; diğer esas da, Hz. Peygamber Efendimizin, insanlığa bir rahmet ve kandil olarak gönderilmiş bir Peygamber olduğunun kabul edilmesi ve inanılmasıdır. Bu inancın ifadesi de, Lâ İlâhe İllallâh Muhammeden Resulullah ifadesidir. Bu ifadeyi diliyle ikrar, kalbiyle tasdik eden kişi Müslüman sayılır.

Kelime-i Şahadete gelince: “Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resulühu” demek Müslüman olmanın ilk şartıdır.

Anlamı: “Şahitlik ederim ki Allah’tan başka ilâh yoktur ve yine şahitlik ederim ki Muhammed O’nun kulu ve Resulüdür” demektir!

Kelime-i şahadeti çocukluktan itibaren evlatlarımıza öğretmeli ve özellikle yaşlılara daima tekrarlatarak ve Hakk’a yürürken akıl edip kolayca söyleyebilmesi için dillerinin alışmasını sağlamalıyız 

Yüce Rabbimiz, âyet-i kerimede şöyle buyurmaktadır: “İlâhınız bir tek olan Allah’tır. O’ndan başka ilâh yoktur. O, Rahmandır, Rahîmdir.” (Bakara, 2/163)

Hadis-i şerifte ise Peygamberimiz (s.a.s.): “Kim samimiyetle Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın elçisi olduğuna şehadet ederse Allah, ona cehennemi haram eder.” (Buhari, İlim, 49)

Kelime-i şahadet, ömrümüz boyunca mümince bir duruş sergileyeceğimize dair Rabbimize verdiğimiz sağlam bir misaktır, sözdür.

Kelime-i şahadet, coğrafyamız, dillerimiz, ırklarımız farklı da olsa biz Müslümanları, yani 1,5 milyar insanı aynı duygu ve ideallerde buluşturan, birbirimize sımsıkı kenetleyen ve Efendimize ümmet kılan bir tevhid ve vahdet beyanıdır.

NELER SÖYLENDİ?
@
Doç. Dr. Muammer Oytan

Doç. Dr. Muammer Oytan

DİĞER YAZILARI HAC SIRASINDA ŞEYTAN TAŞLAMANIN YAPILDIĞI MİNA 24-07-2021 13:41 BOZGUNCULUK YAPMAMAK 23-07-2021 19:01 PEYGAMBERİMİZİN SEVGİYE VERDİĞİ ÖNEM 19-07-2021 23:45 HAC SIRASINDA VAKFE YAPILAN YER: MÜZDELİFE 17-07-2021 14:30 İHSÂN 15-07-2021 18:01 TÖVBE  ETMEK 13-07-2021 14:57 ALLAH’I ZİKRETMEK 10-07-2021 17:09 MEKKE’DEKİ KUTSAL BİR SEMT ARAFAT 08-07-2021 18:19 İNSAN !? 30-06-2021 17:35 SA’Y ! 26-06-2021 13:57 Dinimizin diğer dinlerden farkları ve üstünlükleri nelerdir? (2) 24-06-2021 17:37 Dinimizin diğer dinlerden farkları ve üstünlükleri nelerdir? 19-06-2021 14:16 SAFA TEPESİ  17-06-2021 16:32 AZİZ MAHMUT HÜDAYÎ HAZRETLERİNİN DAVRANIŞI 16-06-2021 16:31 ALLAHU TEALÂ’NIN ZÂTI HAKKINDA TEFEKKÜR EDİLMEZ 15-06-2021 18:20 NANKÖRLÜK ETMEMEK 14-06-2021 17:06 GÖNÜL GÖZÜ İLE GÖRMEK 12-06-2021 12:40 ABDEST ALMANIN FAZİLETİ 07-06-2021 17:35 KÂBE’NİN ÖRTÜSÜ 05-06-2021 17:00  DUA ETMEK 02-06-2021 15:41 ALLAH’A ŞÜKRETMEK 29-05-2021 19:37  ZEMZEM 22-05-2021 12:20 EMANETE HIYANETLİK ETMEMEK  21-05-2021 17:34 HZ. PEYGAMBERİMİZ EFENDİMİZİN (s.a.s.)  SON HUTBESİ 20-05-2021 16:57 HÛD SURESİNİN FAZİLETİ 18-05-2021 16:35 KÂBE KAPISI 16-05-2021 19:57 ALLAH KORKUSU VE SEVGİSİ 13-05-2021 22:25 ADALETLİ OLMAK! 12-05-2021 17:30 İHSÂN 11-05-2021 22:53 İSLÂMİYETTE KÖTÜ AHLÂKIN BELİRTİLERİ 10-05-2021 18:33 İSLAMİYETİN DAYANDIĞI AHLÂK DÜSTURLARI 09-05-2021 18:41 KUL HAKKINA SAYGILI OLMAK 08-05-2021 11:15 KİBİRLİ, GURURLU OLANI ALLAH SEVMEZ 07-05-2021 17:09 YALANCI  ŞAHİTLİK ÇOK KÖTÜ BİR DAVRANIŞTIR 06-05-2021 16:54 MÜLK SURESİNİN FAZİLETİ 05-05-2021 22:50 TATLI DİL, GÜLER YÜZ, HOŞGÖRÜ 04-05-2021 15:05 KÂBE-İ MUAZZAMA 03-05-2021 18:47  İSLÂMİYET AKIL DİNİDİR 01-05-2021 21:16 ŞİDDETE BAŞVURMAK VE AZGINLIK. 30-04-2021 17:32 HİDAYET 29-04-2021 18:54 İSLÂMİYETTE VAFTİZ YOKTUR 27-04-2021 15:58 İSLAMİYETTE TEVHİD ESASTIR 26-04-2021 13:52 CENNETE  FİDAN  DİKMEK. 20-04-2021 14:20 KANAATKÂR OLMALIDIR. 19-04-2021 15:53 SEVGİNİN ÖNEMİ 17-04-2021 13:02 İNSANIN ALLAH’A KARŞI FARZ NİTELİĞİNDEKİ GÖREVLERİ 16-04-2021 11:50 MUHTAÇLARA YARDIM ETMEK: İNFAK 15-04-2021 12:52 ORUÇ VE RAMAZAN AYININ FAZİLETİ 14-04-2021 13:21
E-GAZETE
27.07.2021
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Spor Toto Süper LigOP
  • 1Adana Demirspor00
  • 2Aytemiz Alanyaspor00
  • 3Altay00
  • 4Fraport-TAV Antalyaspor00
  • 5Medipol Başakşehir00
  • 6Beşiktaş00
  • 7Çaykur Rizespor00
  • 8Fatih Karagümrük00
  • 9Fenerbahçe00
  • 10Galatasaray00
  • 11Gaziantep Futbol Kulübü00
  • 12Giresunspor00
  • 13Göztepe00
  • 14Atakaş Hatayspor00
  • 15Kasımpaşa00
  • 16Yukatel Kayserispor00
  • 17İttifak Holding Konyaspor00
  • 18Demir Grup Sivasspor00
  • 19Trabzonspor00
  • 20Helenex Yeni Malatyaspor00
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
Malatya Haber