DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Muhammed Ali Günaydın
Muhammed Ali Günaydın
Giriş Tarihi : 25-12-2020 17:14

Muhalefetin Sesi: Cambaza Bak Cambaza

Hep meşhur bir hikaye vardır. Ahaliye gösteri düzenleyen bir ip cambazı oyununa başlarken, önden birileri cambaza bak cambaza diye bağırır. Ahali cambaza bakarken yan kesiciler, hırsızlar, vurguncular, dikkatlerini cambaza çevirmiş ahalinin cebini soyar...

Burada mağdur halk mı yoksa, cambaza bak diyen mi. Suç cambazın mı, cambaza bak cambaza diyenin mi yoksa yan kesicilerin mi?

Günümüz siyaseti de hep böyle işte. Hele bu muhalefet cephesi hep bu taktiği kullanır. Bir mağduriyetin arkasına sığınıp her haltı yemeye çalışır...

Hele ki bu hırsızlar, yan kesiciler, vurguncular, tecavüzcüler kendilerinden oldu mu, hemen halkın dikkatlerini başka tarafa çekmek için iktidarın yanlışlarını gündeme getirir. Kendi yedikleri haltları kapatmak ve üstünü örtmek için, mağdur edebiyatı oynar...

Açık yüreklilikle, biri de çıkıp demiyor ki, yahu kardeşim burada bir mağdur var, tacize tecavüze uğramış bir kadın var, burada emeği sömürülmüş bir halk var, yolsuzluk yapan bir şerefsiz var, tecavüzü yapan bir namussuz var...

Ama aynı suçu iktidara yakın birileri işlediğinde haftalarca gündemden düşürmezler, hatta üstünden yıllar geçse bile yeniden gündeme getirmeye gayret ederler...

Özellikle muhalefetin Menemen’de Ceyhan’da Yalova’da hatta Ankara ve İstanbul’da onlarca yolsuzluğa karışmış belediye başkanları ve onların milletten çaldıkları, yandaşlarına verdikleri ihaleler üzerinden servetlerine kattıkları paraların haddi hesabı yokken, bunları dile getiren bir tek adam yok...

Siyasette büyük sermayeler kazanmış, çaycılıktan milyon dolarlık servetler eden muhalif kişiler, fakir fukarayı kendilerine malzeme yapıp, onlar üzerinden iktidara yüklenirler. İşledikleri her suçun ardından üstünü kapatmak için ya fakir ve mağdur insanları kullanırlar ya da iktidarın küçük hatalarını gündeme getirerek hayatlarını idame ederler...

Bugüne kadar muhalefette delikanlılık, dürüstlük, asalet ve iffetlik namına bir davranış, hareket, düstur ne gördük ne duyduk...

Tüm bunlar bir yana kendilerini gündeme getirmek için İslam’ı ve Türkiye’nin değerlerini kötüye kullanan büyükşehir belediye başkanları yok mu, onlar bu millet için en büyük tehlike. Hele ki 70 yıl aradan sonra Şeb-i Aruz gecelerinde Türkçe Kur’an ve Türk Ezan okutulması, çok daha büyük bir tehlike...

İslam’ı ve Peygamberimizi hedef alan Fransız dergisi Charlie Hebdo’nun yazarlarını İzmir’e davet edilmesi ise bambaşka bir skandal...

Muhalefet bu milletin sinir merkezlerini çok iyi biliyor ve ellerindeki yetkiyi olabildiğince kötüye, bu milletin aleyhine kullanmaya çalışıyorlar. Onlara da kızmıyorum, çünkü onlar da bu sistemin emir kulları...

Aslında onlara hakaret etmemeli, aşağılamamalı, düşmanlık beslememeli. Onlara sadece acımalı. Zira onlar dünyada bu halleri ile ahiretteki cehennem yurtlarını hazırlıyorlar. Cenneti hak etmek gerektiği gibi cehennemi de hak etmek lazım. Onlar da buna layık olmak için ellerinden geleni yapıyorlar...

Bizler, onların faydalarından çoktan geçtik, zarar vermesinler yeter. 

NELER SÖYLENDİ?
@
E-GAZETE
03.03.2021
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
Malatya Haber