Malatya Sonsöz Gazetesi – Malatya'nın En Çok Okunan Gazetesi - Malatya Haber
HV
02 TEMMUZ Cumartesi 20:47
Advert

Advert

Malatya’yı Teneffüs Etmek…

Nurettin Bay
Nurettin Bay
Giriş Tarihi : 01-09-2021 11:29

Eğer benim gibi Malatya’ya senede bir defa geliyorsanız ve benimle aynı kuşaktaysanız ilk fırsatta bir koşu çocukluğunuzun geçtiği cadde ve sokakları dolaşır, nostaljinin tarifsiz hazzını kaybolursunuz. Bu gelişimde de geleneği bozmadım. Bu sefer araç parkında sorun yaşamadım. Park yeri arayışındayken Şire Pazarı iki yan sokağında gördüğüm boş yere aracımı park ettim ve dolaşmaya başladım. Şire Pazarı, Balık Pazarı, Bakırcılar Çarşısı, Ayakkabıcılar Çarşısı, Ak Pınar, Sarraflar, Kapalı Çarşı, Fuzuli Caddesi, Kernek, Kanal Boyu, Kışla Caddesi ve boydan boya İnönü Caddesi. Bu arada Çınarlı Camiinin önündeki çeşmeden su içmeyi, Söğütlü Camiide namaz kılmayı, Yeni Camiinin devam eden tamirat çalışmalarını izlemeyi de ihmal etmedim.  Malatya’mıza ait özel tatlardan Yassı Kadayf’ın ve meyan kökü suyunun tadına bakmadan da edemedim. Tıpkı eskisi gibi, sokak satıcılarından…

Biz gazeteciler bir taraftan şehirle hasret giderirken diğer taraftan devam eden belediye çalışmalarını gözlemlemeden edemeyiz. “Şehrin mukimleri, şehirdeki eksikleri göremezler”, derler.  Dışarıdan gözlere ihtiyaç duyulur. Ara ara şehre gelen biriyseniz daha objektif değerlendirmeler yapabilirsiniz. Hem yapılanı hem de yapılmayanı daha iyi görürsünüz.

Fuzuli Caddesi’ne kaldırımları ile birlikte dokunmak gerekir diye düşünüyorum. Kentin en eski caddelerinden biri. Türkülere konu marka mekânımız Kernek’e ulaşımı sağlayan önemli bir güzergâh aynı zamanda.  Yine aynı şekilde Kapalı Çarşı’nın üzerini ve yıkılan eski belediye binasının bulunduğu alanı da biz gözden geçirmek gerekir. Batıda ve özellikle de doğu bloku ülkelerinin marka şehirlerine gittiğimizde iyi korunmuş tarihi kent meydanları dikkatlerimizi çeker. Kapalı Çarşı üzeri, Eski Belediye Binasının bulunduğu ada ve Soykan Parkı birlikte bu fonksiyonu rahatlıkla sağlayacak büyüklükte. Buraya dünyayı bilen bir el dokunursa fevkalade iyi bir iş yapılmış olunacak. Selahattin başkanı az çok tanıyorum. Buraya ilgili bir düşüncesi-projesi mutlaka vardır.

Kernek’te çalışmalar devam ediyor. İnşaallah herkesin beğeneceği bir Kernek ortaya çıkar. Camiyi yaptıran aileye hassaten teşekkür ediyorum. Allah hayırlarını kabul etsin. Hayran oldum. Malatya’ya giden herkese tavsiye ediyorum. Umarım derenin eğimli yamaçtan aşağıya dökülüp şelaleye dönüştüğü alanın iki yanı mümkün olabildiği büyüklükte kamulaştırılarak parka dönüştürülür. Ne de güzel olur. Şelale ve alabildiğince yamaçta yeşil dokulu bir park…

Bunlar doğduğu şehri seven bir insanın temennileri. Herkes doğduğu şehrin gelişmesini, güzelleşmesini ister tabii… Yukarıdakileri kimseyi eleştirmek için  yazmadığımı anlamışsınızdır sanırım. Malatya, yeni bir şehir olduğu halde (evveliyatı Eskimalatya olduğundan) ciddi planlama ve  yapılaşma hatalarının yapıldığı bir şehir. Dağ ile verimli topraklar arasına sıkışmış durumda…  Böyle illerde hizmet üretmek zor. Bir de her yapılan çok eleştiriliyor. Bilen de konuşuyor, bilmeyen de… Bu yüzden başkanlar özgün projeler üretmekte zorluk çekiyor.

Bir de yapılanlara bakmak gerekir.

Selahattin başkan doğru yerden işe başlamış. Ben şahsen belediye hizmetlerinin ABC’sini yol-su-kanalizasyon olarak formülize ederim. Bunları bir gazeteci olarak değil aynı zamanda bir belediyeci olarak da yazıyorum.

Selahattin Gürkan işe yollarla başlamış. Çok doğru yapmış. Malatya’nın birinci önceliği yol… Şehir hala bir çevre yoluna sahip olamamanın sıkıntılarını yaşıyor. Tabii ki sorun sadece çevre yolu da değil. Sonuçta çevre yollarından direkt gelip geçen araçların toplam araçlara oranı yüzde 10 ila 20 arasında değişir.  Ölçümü kolaydır. Şehrin giriş ve çıkışlarına birer adam koyduğunuzda geçen yabancı plakalardan bu oranı çıkarabilirsiniz. Çıkan sonuç yeni alternatifler üretmede size yardımcı olur.  Malatya’nın çevre yolundan ayrı olarak da yeni yollara ihtiyacı var. Başkanın devam eden güney kuşak yolu ile yeni başlattığı kuzey kuşak yolunu bu yönü ile önemsiyorum. Şehir içerisinde de açılan ve açılmayı bekleyen (çalışmaların sürdüğü) yeni yollar gördüm. Mantıklı ve doğru dokunuşlar, bunlar. Yol, cadde ve kaldırımlar AB standartlarına uygun inşa ediliyor. Takdir ettim. 

Yol projelerini hazırlayanlara, aflarına sığınarak naçizane tavsiyelerim var: Yolu kaç şeritli düşünürseniz düşünün yanında mutlaka güvenlik şeridi olsun. Güvenlik şeridi olmayan iki şeritli bir yol aslında tek şeritlidir. Çünkü arıza veya başka bir nedenle yolun kenarına park eden bir araç koca yolu tek şeride dönüştürür. Ayrıca kaldırım büyüklükleri de önemli. Kaldırımlar yayaların yürümesi içindir. 1 metrelik kaldırımın ortasına ağaç diktiğinizde o kaldırımdan kimse yürüyemez. Haaa, bir de yanına bisiklet yolunu unutmayın. Gelişmiş şehirlerde bisiklet trafiği araç trafiğinden daha yoğun. İnanmayan gidip Amsterdam’a bakabilir.

Selahattin Başkan’ın takdir ettiğim bir yönü daha var. Sanat ve kültüre büyük önem veriyor. Eskimalatya’da belediye başkanı olduğu dönemden bu yana özellikle takip ediyorum. Roma surlarının ihyası, kervansarayın restorasyonu, Eskimalatya’daki diğer tarihi eserlerin ayağa kaldırılması hep onun döneminde oldu.  Ayrıca şehir adına kocaman bir teşekkürü hak ediyor. Aslantepe’nin Birleşmiş Milletler UNESCO tarafından ‘Kalıcı Dünya Mirası’ yapılmasına büyük katkı sağladı.  Malatya bu tescille dünyanın tarihi merkezlerinden biri haline geldi. Artık BM onaylı tarihi bir mekanımız var.

Bir önceki yazımda Malatya’nın Anadolu Selçuklularının ikinci başkenti olduğunu yazmıştım. Bu unutulmuş tarihi hakikatin ön plana çıkarılmasında şehrin fayda göreceğine inanıyorum. Bu konuda Battalgazi Belediyesi’ne daha fazla görev düşüyor. Gürkan başkan tarafından başlatılan tarih sempozyumlarından birinin konusu bu olabilir. (halen devam ediyorsa)

Taşhoron Kilisesine dokunmadan edemeyeceğim. Restore edilerek şehrin inanç kültürüne hediye edilmesi çok anlamlı bir çalışma olmuş. Gidip gördüm ve takdir ettim. Millet Bahçesi, anıt alanının yeniden düzenlenecek olması, aradaki bölgenin yeşil dokuya dâhil edilmesi ve benzeri çalışmalar da vizyoner bakış açısının ürünleri. Bu aksta bulunan Battalgazi Belediye binası da Selahattin Başkan döneminde yapılmıştı. Bölgeye nefes aldıran bu çalışmalar Malatya’nın yeni dönem yüz akı projelerinden…

Taşhoron Kilisesi’ne gösterilen hassasiyetin aynısının Eskimalatya’daki Miralay Şah Ali Bey Camiine de gösterilmesi gerekir. Evet, cami 400 yıl öncesinin camisi değil, yıkılmış-yeniden yapılmış. Ama tarihi minaresi hala duruyor. Tarihi eserlerle ilgili kalem oynatan herkese şunu öneriyorum, “Söz konusu olan tarihi eserse, ya ihya edin ya da olduğu gibi bırakın. Gelecekte birileri mutlaka ihya edecektir. Yeter ki yıkmayın. Osmanlı’nın son dönemi ve Cumhuriyetin ilk döneminde benzer saiklerle yıkılan o kadar eser var ki Eskimalatya’da… Keşke olduğu gibi bırakılsaydılar da biz bugün onları yeniden asıllarına uygun inşa etseydik. Avrupalılar tarihi eserlerin kılına dokunmazlar.

Malatya’da son çeyrek asırda yapılan yanlışlar da var. Mesela…

Keşke Beydağı yamaçlarına o yüksek TOKİ evleri yapılmasaydı. Hem dağın siluetini bozmuş hem de ulaşımda sıkıntılar oluşturuyor.

Keşke çevre yolu tarım arazilerinin bulunduğu kuzey yönünde geçirilmeseydi.

Keşke, Beyler Deresi’ndeki gölet bugünkü yerinin daha kuzeyine inşa edilseydi,  su seviyesi daha yüksek tutulsaydı ve üzerindeki köprü daha estetik yapılsaydı. Bu sayede bizim de tıpkı İstanbul gibi bir boğazımız olacaktı.

Keşke şehirde adına gökdelen denilen yüksek yapılar yapılmasaydı.

Keşke Turgut Özal Üniversitesi mevcut İnönü Üniversitesi Kampusünün karşısına, Elazığ yolunun kuzeyine yapılsaydı. Böylece şehrin doğu yakası eğitim, kültür, teknoloji  ve spor vadisi halini alacaktı.  Ayrıca ulaşım, öğrencilerin iaşesi ve ihtiyaç duydukları diğer tüm hizmetlerin ifasında öğrenci sayısı çok önemli.

Kentin gelişip büyüyeceği iki istikamet var. Doğu ve batı. Gidişatın batıya olduğu kesinlik kazanmış durumda. Bu nedenle kentin 2053 ve 2071 vizyonunda batı yönü kritik öneme sahip.  Ben olsam şimdiden Adana-Ankara yol ayrımının bulunduğu kavşaktan Beylerderesi’ne kadar olan bölgeyi (yolun dağa olan tarafı-kuzey) rezerv genişleme alanı olarak planlarım. Orta gelecekte şehrin bu tarafa kayabileceğini düşünerek bölgenin güncel rantlara kurban edilmesini engellerim.

Merkez ilçelere gelince. Doğrusu yazacak bir şey bulamıyorum. Keşke elime yazacak malzeme vermiş olsalardı. Haksızlık da yapmak istemiyorum. Yeşilyurt Belediyesi’nin Malatya mutfağı ile ilgili gayretlerini takdir ediyorum.  Yerlerinde olsam ilçelerinin doğduğu semti esas alarak çalışmaya başlarım. Mesela Eskimalatya… Viran olmuş bir görüntüde… Semtin girişi ve ortadaki meydan çok kötü… Unutulmaması gereken bir şey var, Malatya’nın tarihi burada yatıyor.  İnsanlar o tarihi görmek için  geliyorlar.  Mutlaka ve acil olarak bir şeyler yapılması gerekiyor. Tarihi semtin Ortadoğu’nun viran olmuş kasabalarını andıran görüntüsü mutlaka ve acil olarak değiştirilmeli. Bir usta el değmeli Eskimalatya’ya… Tarihi ve çevreyi öncelleyen plan ve projeler üretilmeli buraya… Planlamada çevre kirliliği ve trafik yoğunluğu oluşturan sanayinin uygun bir yere taşınması, petrol istasyonlarından merkeze girişin sağlandığı ana yolun genişletilmesi, baraja giden yol üzerindeki tren yolu geçişinde ikinci tünelin yapılması mutlaka düşünülmeli. Bu arada Eskimalatya’dan Baraja kadar uzanan yol güzel olmuş. Emeği geçenler teşekkürü hak ediyor. Semt merkezine yapılan yeni cami de keza aynı şekilde… Yapanlardan Allah razı olsun. Yeri gelmişken, şehir merkezi de şanına yakışır büyüklükte, aynı zamanda kültür merkezi de olabilecek bir camiyi hak ediyor. Tıpkı İstanbul’daki Çamlıca Camii Kahramanmaraş’taki Abdülhamit Han Camii gibi. Şimdilerde Konya’da da böyle bir camii inşa halinde…

Bu sefer uzunca bir süre kaldım memlekette. Sıla-i rahim babında köylere de gitme fırsatım da oldu. Büyükşehir Belediyesi’nin köy yollarında yaptığı çalışmalar konuşuluyor, etnik ve kültürel farklılıkların bulunduğu şehirde her kesime yaptığı hizmetler eşitlik bağlamında beğeniliyor, ilçelere hizmette parti farkı gözetmeyen icraatları olumlu bulunuyor. Bir de belediyeye getirdiği disiplin…

Edip Cansever’in de dediği gibi… “İnsan yaşadığı yere benzer, o yerin suyuna, o yerin toprağına benzer, suyunda yüzen balığa, toprağını iten çiçeğe, dağlarının,  tepelerinin dumanlı eğimine benzer…” Biz de Malatya’ya benziyoruz, bazen Günpınar Şelalesi kadar coşkun, bazen Yazıhan Ovası kadar engin, bazen Karakaya Baraj Gölü gibi durgun.  Sitemlerim de övgülerim de bu şehri sevdiğimden… Umarım kimse alınmaz…

 

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI CHP’Yİ ANLAMAYA ÇALIŞMAK… CHP’DE ADAYLIK KİMİN HAKKI? TEZATLAR ÇAĞINDA BAYRAMA ULAŞMAK… ERDOĞAN KAYBEDER Mİ? ABD’NİN ADAYI ‘İMAMOĞLU’ Rusya 3-ABD 0. (İlk yarı sonucu) İmamoğlu Büyükelçi ile ne konuştu? MEDYA’NIN MEDYA İLE İMTİHANI Biz Müslümanların miladi yılbaşı kompleksi… AHLAKSIZLIK NEDEN PARA EDİYOR? TÜSİAD’IN ADI BUNDAN BÖYLE FASİAD OLSUN GÜN DAYANIŞMA GÜNÜ… İRFAN VAKTİ’NDE BULUŞMA…   DOLAR…BİZ BU OYUNU YAŞADIK, BİLİYORUZ… ZOR BİR KIŞI BEKLERKEN, KİM KİMİNLE HELALLEŞECEK? ESKİMALATYA’DAN GÜZEL HABERLER… BİZ BU ÇOCUKLARA NE ÖĞRETİYORUZ?  ESKİMALATYA’YI ESKİTMİŞLER UNUTULAN BAŞKENT MALATYA Dünya varmış? KUDÜS NEDEN ÖNEMLİ? Üzülme…! F-35 zaten bizim olmayacaktı… Ne laiklikmiş be…! Ya İstiklâl, Ya İstiklâl…!” (2) Ya İstiklâl, Ya İstiklâl…!” BİZ BU FİLMİ İZLEDİK İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NİN İSMİ DEĞİŞMELİ BİR DEVRİN SONU, BİR DEVRİN BAŞI, 28 ŞUBAT… CHP’DEKİ DÜĞÜMÜ KİM ÇÖZECEK? Kırkgöz’den Tohma Şehit Gaffari Güneş Köprüsü’ne… (2) Kırkgöz’den Tohma Şehit Gaffari Güneş Köprüsü’ne… Hani bunlar öğrenciydi? Nüfus artışındaki sert düşüşün sebebi ne? DÜNYA ESKİ DÜNYA, AKTÖRLER DEĞİŞİYOR Kâğıttan kule Amerikan Demokrasisi… 31 Aralık, ne İsa’nın doğumudur, ne Mekke’nin fethi… Bunun Adı Şeb-i Arus Değil, Rezalet… Yaptırımlar ne anlama geliyor?