DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Tahir Sağır
Tahir Sağır
Giriş Tarihi : 18-01-2021 17:28

İTİDAL PENCERESİNDEN GÜNE BAKIŞ

Norveç’te Pfizer/BioNTech aşısının yan etkisi sebebi ile 23 kişinin öldüğü haberini okurken aklıma şu geldi: İnsan canı rakamlardan mı ibarettir? İnsanın canı bu kadar ucuz mudur? Sadece haber sitelerinde bir başlık mıdır insanların ölümü? İnsanların kobay olarak kullanılması etik midir? Bilim her şeyi mübah kılar mı? Gönüllülük neden çok önemlidir? Ölen insan kronik hasta ve yaşlı olunca ölümü değersiz bir vaka mıdır? Bu sorular uzar gider ve zihnimizi hayli meşgul eder…

Aslına bakarsak her yaşam ayrı bir öyküdür. Herkesin şahsına münhasır bir dünyası vardır. Ve ölüp gittiğinde sadece bu öyküye dahil olanların ilgisini çeken bir haber haline dönüyor bu durum. Bizim için her gün izlediğimiz ölüm haberleri sadece birkaç dakika hafızamızda kalacak, belki de birkaç gün… Bu döngü sürüp gidiyor aslında. Ölüm fiili bizim yakınımızda bir yere uğramadıkça pek fazla alakamızı celbetmiyor!

İnsanların bir başkasını ilgilendiren bir olaya tepkisi çok yüzeysel. Artık bu daha da daraldı. Kendi evi dışındaki kimseyle alakadar olmuyor insanlar.Herkes kendi kabuğuna çekilmiş...!

Aramıza giren mesafeler, bizleri birbirimizden öylesine uzaklaştırdı ki kimse kimseyi dinlemiyor, kimse kimseyi anlamıyor. Birisine bir nezaket göstermek bile sanki ona lütufta bulunmak gibi algılanıyor. İnsanların öylesine ihtiyacı var ki bir güzel söz işitmeye…

Dinlenmek yahut anlaşılmak en azından tahammül edebilen bir kişiye kendini ifade edebilmek bile bir ikram gibi geliyor muhatabımızdan.

En basitinden günümüze bakalım. Bir aşı meselesinde bile aşıya karşı tereddüt duymak cehaletle, vatan hainliğiyle neredeyse eş değer görülüyor. Kimsenin kendi kararına saygı duyulmuyor. Oysa herkes kendi bedeni üzerinde söz hakkına sahip değil midir? Kendi vücudu ile bu önemli kararı vermek, reşit olmuş bir insanın hür iradesine bırakılmamalı mıdır? Aleyhte bir propaganda yapmadan herkes kendi fikrini sadece söyleme hakkına sahip değil midir? Bilim insanı(!) sıfatıyla TV’lerde insanlara hakaret edenlerin amacı nedir? İnsanları aşı olma noktasında köpeklerin tabi tutulduğu kontrol ile eş değer gören bir zihniyetin amacı nedir? Bu soruların cevapları sizce de malum olduğundan söylemeye lüzum görmüyorum.

Aslında bu konuları yazmak bile beni hayli yoruyor ama susmakta fıtratımın getirdiği haksızlık karşısında durmama refleksime ters düşüyor. O yüzden her zaman itidali de koruyarak kendi fikirlerimi söylemekten çekinmiyorum. Bu mevzuda da kendi tereddütlerim saklı olmakla beraber ehli olmadığım bir alanda yani tıp dünyasında, işi hem ilmi hem de itikadi olarak daha donanımlı kişilere bırakmanın doğru olacağını kabul ediyorum. Herkes sağlığını korumakla mükelleftir. Can, insanın koruması gereken, Allah tarafından verilmiş bir emanettir. Bunun bilincinde olmak, bu bilinçle hareket etmekte bizler için muhakkak şarttır.

Bu çağ her insanı son derece yoruyor…

Şöyle der İbrahim Tenekeci : ‘’ İnsan yorgunluktan ibarettir. Gelir, yorulur ve gider.’’ 

Hastalık zor bir imtihan. Hastahane daha büyük… Eskiler “Allah kimseyi oraya düşürmesin” der ama samimi bir itidalle de “Oranın eksikliğini de vermesin’’ diye eklerler…

Bu zorlu salgın sürecinde pek çok insan yıprandı.

Allah, tüm sağlık çalışanlarımıza güç kuvvet versin ve bizleri bu kasvetli salgından kurtarsın…

Hayatımızdan maske, mesafe hem somut hem de soyut olarak çıksın diye dua ediyorum… Peki, imtihan biter mi? Elbette hayır. Lakin bir hoş sohbete de çok ihtiyacımız var… Bir sıcak çay içip bir eli sıkmaya, saf saf namaza durmaya…

Allah var yeis yok…

Selam ve Dua ile…

NELER SÖYLENDİ?
@
E-GAZETE
06.03.2021
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
Malatya Haber