Malatya Sonsöz Gazetesi – Malatya'nın En Çok Okunan Gazetesi - Malatya Haber
HV
25 MAYIS Çarşamba 20:16
Advert

Advert

Hadi gel sarılalım, çünkü aşılıyım!!

Yasin Akmeşe
Yasin Akmeşe
Giriş Tarihi : 17-11-2021 12:42

Aşı ile ilgili tartışmalar hiç bitmez... Bu haftaki yazım da aşı konusunda neyi nasıl yanlış anladığımızı, sizlere anlatacağım.

Kovid-19’a karşı tek çare olarak gördüğümüz aşı olmayı, yanlış anladığımızı ve ortalıkta yayılan bilgi kirliliğine kurban gittiğimizi gözlemliyorum.

 “Aşılarını tamamlamış olan biri, temaslı bir kişiden salgına yakalanmaz.” diye bilimsel olarak kesinleşmiş bir bilgi mi var? yoksa ben mi bilmiyorum.

Toplum olarak, aylardır o kadar rahatız ki, sanki olduğumuz aşı gerçekten ne virüse yakalatıyor nede bulaştırıyor.

Bırakın yan etkilerini tartışmayı daha aşının niçin çıktığını ne işe yaradığını, niçin yapılması gerektiğini doğru düzgün kavrayamadık.

Hem sağdan soldan duyduğumuz yanlış bilgilerle hareket ediyoruz hem de aşı olduktan sonra gereksiz bir biçimde cesaretlenip, umursamaz tavırlar sergiliyoruz.

Aşı gelmeden önce “bana bişey olmaz, korkmuyorum, yalan, inanmayın böyle bir hastalık yok” derdik.

Şimdiki bahanemiz; sarılırken, tokalaşırken, öpüşürken “ben aşılıyım, sende aşılısın bişey olmaz” diyoruz.

Neye dayanarak, neye güvenerek böyle diyebiliyoruz, anlam veremiyorum. Halbuki aşılı veya aşısız olsak da temas da bulunmamaya ve mesafeye dikkat etmeliyiz.

Kovid-19 için çıkan tüm aşıların amacı, ölüm oranlarını azaltmaktır.

Diğer bir faydası hastalığın, ağır geçmesini engelleyip, hafif atlatmamızı sağlamasıdır. Aşılı olan bir kişi, virüse yakalanmış bir kişiden hastalık kapabilir veya hem aşılı hem de hastalığa yalakanmış ise virüsü bulaştırabilir.

Önce bunları idrak etmemiz gerekiyor.

Aşılı olmak demek, salgından önceki eski hayatımıza dönmek demek değildir.

Aşılı olduğumuz halde ne olur ne olmaz diye her zaman tedbirli olmak gerekiyor. Örneğin, tokalaşma hevesinden, sarılma hevesinden bir müddet daha vazgeçelim.

Neden mi hala vaka sayıları ve ölüm oranları yüksek?

Çünkü; aşılı olduğumuza güvenip, “artık bana bişey olmaz” diye rahat davranmamızdan ve aşısız olup da sorumsuzca davranmamızdan kaynaklanmaktadır.

Aşılamalara rağmen hala ölüm oranlarının yüksek olmasının sebebi, ilk aşıyı yaptırıp ikinci veya üçüncü doz aşının zamanında yapılmaması veya hiç aşı yapılmamasından dolayı kaynaklanmaktadır.

Bu duruma yol açan ise rahatlığımız, umursamazlığımızla beraber sorumsuzluğumuzdur.

“Aşılarımızı olalım, tedbirlerimizi alalım, sağlıkla kalalım.”

 

 

 

YORUMLAR