DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Alper Korkut
Alper Korkut
Giriş Tarihi : 01-01-2021 20:31

Çift Kişilik Sahibiyiz

En büyük hatamız nedir? diye soracak olursak eğer ailedeki huzuru bozan çift kişiliğimiz derim. Nasıl yani derseniz şöyle ki evde çoğu zaman başka bir kişiliğe bürünür insan ama dışarda da bazıları değil hemen hemen herkes faklı bir kişiliğe bürünür. Toplum baskısı mı yoksa kendini saklamak mı yada sivrilmek yerine normal gözükmek mi neden bilinmez ama bu davranışımız ailede bir takım sorunların başlangıcı sayılabiliyor.

Evdesin rahatsın karışanın edenin yok söz söyleyen yok ne dersen de ne yaparsan yap hep o kısmı görmeyecek olan insanlar var zaten. Olumsuzunu gizleyecek insanlar yüzüne yüzüne vurmayacak insanlar var.

Bu rahatlık bize batıyor olacak ki evde bazen haddimizi aşıp birer canavar oluyoruz. Evde kırılmadık cam kapı bırakmıyoruz kalplerde orda kalsın… Ama dışarıya çıkınca da toplumun içindeyiz. Bir şey dersek ne derler nasıl algılarlar nasıl tepki verirler korkusu hep vardır her birimizde ve bu olduğundan dolayı bu yüzden evde davrandığımız gibi rahat davranmayız. Hep birileri bizi gözetliyor hissi vardır çünkü davranışlarımıza, sözlerimize dikkat deriz sağı solu kırmaya kalpleri incitmemeye dikkat ederiz. Toplumsal baskı dan tit tir korkarız tabiri caizse. Ama evde istediğimiz gibi at koşturabiliriz nede olsa toplumsal baskı yok deriz yaptığımız bu hata da hem bizi hem aile bireylerini tek tek farklı açılardan olumsuz etkiliyor.

Bunu da geçelim toplumsal bir sorun olarak da karşımıza çıkar bu evdeki halimiz ve dışardaki halimizin zıtlığı, kuşaktan kuşağa aktarılan gizli bir tehlikeyi de içinde barındırır.  Evdeki huzursuzluk bizi ilgilendirmez bir söz söyleyene on söz söylenir ama dışarda da huzurun baş temsilcisi biz kesiliriz, kendimizi göstereceğiz ya…

Neyse çift kişilik sahibiyiz.

Evde bulunan bireylere tek tek ayı ayrı vefa borcumuz var hepsinden yaptığımız kötü davranışlar için kötü söylemler için ayrı ayrı özür dilemeliyiz ve mümkün mertebe de aynı hatalara sürüklenmemeliyiz.

Öte yandan toplum karşısında takındığımız tutumu aile içinde de takınmalıyız.

Hatta toplumdan daha çok aileye göstereceğiz sevgiyi, saygıyı, huzuru. Göstermeliyiz ki aile zaten iyi günde de kötü günde de bizim yanımızda olan bizi ayakta tutan kurumlardır. Yapılardır.  Ama toplum öyle değil her istediğimiz an yanımızda yer almaz. Belli kuralları yaptırımları vardır onların dışına çıkamayız.  Unutmayalım ki toplumumu da ayakta tutan ailedir. Eğer aile bozulursa toplum da yıkıma sürüklenir.

Gelin bir kişilik analizi yapalım kendi kendimizi sorgulayalım bende mi böyle çift karakterli miyim diyelim eğer evetse yanıtımız hemen harekete geçip kendimize çeki düzen verelim. Toplumda takındığımız o halimizi evlerimize de taşıyalım olumsuz tutumi davranış ve söylerimizi bir kenara atalım önümüze bakalım geçmişte yaptığımız huzuru bozan davranışlarımızdan da aile bireylerinden özür dilemeliyiz.  Ve bu tür davranışlarımızı tekrar etmemeliyiz. Ailenin huzurunu inşa etmede hep öncü rol oynamalıyız. Unutmayalım ki ailede gönülleri hoş tutarsak başarıyı da huzuru da mutluluğu da sağlığı da yanı başımızda buluruz.

NELER SÖYLENDİ?
@
E-GAZETE
03.03.2021
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
Malatya Haber