Genel
Giriş Tarihi : 02-04-2018 15:54   Güncelleme : 02-04-2018 15:54

Yasli Bagimlilik Orani Düsüyor

Türkiye'de yasli nüfus sayisi 7 milyona yaklasti. Nüfus hizla yaslanirken, saglik problemleri yasayan bakima muhtaç yasli sayisinin artmasi evde saglik uygulamasinin önemini ortaya çikardi. Konuya dikkat çeken Dr. Tayyar Vardar, yaslanan ve saglik problemleri artan nüfusun sadece yüzde 7’sinin zorunlu olarak huzurevini tercih ettigini, yüzde 70’nin ise hayatina saglik hizmetini evde alarak devam etmek istedigini açikladi

Yasli Bagimlilik Orani Düsüyor

Yasam kalitesinin yükselmesi ve saglik alaninda yasanan olumlu gelismeler dünyada oldugu gibi Türkiye’de de yasam süresini uzatiyor ve yasli nüfus sayisini arttiriyor. Türkiye’de 2040’tan itibaren 20 milyonu geçmesi öngörülen yasli nüfusundaki bu artisin, saglik problemleri yasayan, bakima ve yardima muhtaç yasli sayisini da artirmasi bekleniyor. Günümüzde ise 7 milyona yaklasan ve artmaya devam eden yasli nüfus, çalisan ve bakimlarini yapamayan aile bireyleri tarafindan bir yük olarak görülebiliyor. Bazi aileler ise bakimi zor olan yaslisi için çareyi huzurevlerinde bulabiliyor. Ancak yapilan arastirmalara göre huzurevlerine gitmek isteyen yaslilarin sayisi oldukça düsük seviyede. Konuya dikkat çeken Medical Center Evde Bakim Hekimi Dr. Tayyar Vardar, yaslandikça bakimlari artan bireylerin, huzurevi veya bakimevleri yerine ailelerinden kopmadan kendi evlerinde yasamak istediklerini ve bu oranin yüzde 70’lerde oldugunu söyledi. Yaslisini huzurevlerine göndermek istemeyen aile bireylerinin yaslilar için verilen evde bakim uygulamasini tercih ettigini belirten Tayyar Vardar: “Yasli bireyler hayatinin kalan kismini çocuklari ile birlikte evde geçirmeyi tercih ediyor. Ancak yaslandikça ortaya çikan rahatsizliklar, yasliliga bagli fiziksel fonksiyonel kapasitenin düsmesi ve üzerine eklenen kronik hastaliklar yaslinin bu süreçte profesyonel destek almasini zorunlu hale getirebilir. Bu durumda evde yasamak isteyen, bakima ihtiyaç duyan veya saglik problemleri olan yaslilarin yasam kalitesini yüksek düzeyde tutarak hayatlarina devam etmelerinin yolu ise evde bakim hizmetleri ile saglanabiliyor. Böylece yasli bireyler ailelerin kontörlünde onlarla birlikte vakit geçirebiliyor ayni zamanda ihtiyaci olan bakim ve saglik hizmetini de almis oluyor.” açiklamasinda bulundu.

 

EVDE BAKIM MODELI YASLI BAGIMLILIK ORANINI DÜSÜRÜYOR

 

Artan yasla nüfusa bagli olarak çalisma çagindaki kisilere düsen yasli sayisinda da her yil artis oldugunu kaydeden  Dr. Tayyar Vardar, 2017 yilinda yüzde 12,6’ya kadar yükselen yasli bagimlilik oraninin düsürülmesinde evde bakim modelinin önemli bir islev gördügünü söyledi. Tayyar Vardar: “Evde sunulan bakim ve saglik hizmeti yaslisi olan aile bireylerinin is hayatina devam etmelerine imkan sunuyor. Gerektiginde yasliya 12 ya da 24 saat seklinde hizmet verilebilen evde bakim modeli, aile bireylerinin is hayatindan geri kalmasini önlüyor ve yasliya bagimliligin artmasinin önüne geçerek ekonomiye katki sunuyor.” dedi.

 

YASLI BAKIMI PROFESYONEL BIR DESTEK GEREKTIRIR

 

Evde yasli bakiminin profesyonel bir destek gerektirdigini belirten Tayyar Vardar söyle konustu: “Evde saglik hizmeti ile yasam sartlarini en az etkileyerek dogru tedaviye ulasmak, hastaligin etkilerini en aza indirmek ve ayni zamanda hastanin yasam kalitesini yükseltmek amaçlanir. Bu yüzden yasli bakimi profesyonel bir destek gerektirir. Çünkü evde yasli bakimi süreçlerinde, ihtiyaçlarin tespit edilmesi, bakimin planlanmasi ve hedefe ulasilmasi için hizmet öncesi kisiye özel bakim planinin olusturulmasi son derece önemlidir. Bu sürecin yürütülmesinde evde bakim hekimi, uzman hemsire ve bakim destek personeli görev alir. Gereksinim dogrultusunda fizyoterapist ve psikologlar ekibe katilim saglayabilirler. Olusturulan plan çerçevesinde yaslinin biyolojik, psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarinin dogru tespiti, kaybolan fonksiyonel kapasitesinin iyilestirilmesi, kendi bagimsizliginin ve özgüveninin tekrar kazandirilmasi saglanir.”