Sağlık
Giriş Tarihi : 16-12-2021 17:02   Güncelleme : 16-12-2021 17:02

Virüs ve Bakteriler ‘Sis’ e Tutunuyor!

Normal şartlarda havadaki kirleticilerin, hava hareketleriyle bir bölgeden diğerine taşındığını belirten uzmanlar, havada asılı kalan sis tabakasının kirleticilerin sisli bölgeye yapışarak farklı bölgelere taşınmasını bir miktar engellediğine dikkat çekiyor. Bu durumda sisin yoğun olduğu bölgelerdeki havanın, sisin olmadığı döneme göre daha kirli olduğunu kaydeden uzmanlar, bu dönemlerde özellikle solunum ve kalp rahatsızlığı olan kişilerin dikkatli olması gerektiğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, sisin virüs ve bakteriler için de bir tutunma yüzeyi oluşturduğunu vurguluyor

Virüs ve Bakteriler ‘Sis’ e Tutunuyor!

Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu (SHMYO) Çevre Sağlığı Öğretim Görevlisi Ahmet Adiller, hava kirliliği ve nedenlerine ilişkin değerlendirmede bulundu. Havanın içerisinde temel ihtiyaçlarımızdan biri olan oksijenin bulunduğu gaz karışımı olduğunu belirten Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu (SHMYO) Çevre Sağlığı Öğretim Görevlisi Ahmet Adiller, “Bu karışım içerisinde yer alan gazların neler olduğu ve bunların hangi oranlarda bulunduğu hayati bir öneme sahiptir. Çünkü dünya içerisinde yer alan tüm canlılar ister karada yaşasın ister suda bu gaz karışım oranına adapte olmuştur. İşte bu gaz karışımında olmayan bir gazın havada bulunmasına ya da hâlihazırda havada bulunan bir gazın oranının değişmesine hava kirliliği adını veriyoruz. Tabii ki hava kirliliği sadece gazlarla alakalı bir kavram değil. Havada bulunan partikül halindeki katı maddeler yani tozlar ile sıvılar da hava kirliliğine dahil edilebilir. Kısacası hava kirliliği havanın doğal halinden uzaklaşması durumudur diyebiliriz.” diye konuştu.

HAVA KİRLİLİĞİ ÇEVRE SAĞLIĞINI OLUMSUZ ETKİLEMEKTEDİR

Solunumun en temel ve en sık gerçekleştirdiğimiz fizyolojik faaliyet olmasının, hava kirliliğini diğer çevresel kirlilik türlerinden bir adım öne çıkardığını kaydeden Öğretim Görevlisi Ahmet Adiller, “Solunum seçimli yapılacak bir aktivite olmadığı için havanın kirli olduğu bir bölgede yaşayan tüm canlılar bu kirlilikten doğrudan etkileniyor. Yemeği ya da suyu sağlıksız bulduğumuzda ya da beğenmediğimizde tüketmeyebiliyoruz. Ancak solunumu devam ettirmeye mecburuz.” diye konuştu.

KİRLİ HAVA BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN ZAYIFLAMASINA NEDEN OLABİLİR

Kirli bir havayı uzun süre solumanın alerjik reaksiyonlardan kalp hastalıklarına, inmeden akciğer kanserine kadar pek çok farklı rahatsızlığa sebep olabidiğini ifade eden Adiller, şunları söyledi: “Elbette hava kirliliği doğrudan akciğer kanseri yapar demek doğru bir yaklaşım değildir. Ancak genetik yatkınlığı olan kişilerde tetikleyici unsur olma ihtimali oldukça yüksektir. Uzun yıllar boyunca solunan hava içerisinde yer alan bazı kirleticiler insan vücudundaki doku ve organlarda birikerek kronik rahatsızlıkların ortaya çıkmasına ve bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olur. Dünya genelinde yapılan detaylı araştırmalar pek çok rahatsızlığın altında yatan sebeplerden birinin de hava kirliliği olduğunu göstermektedir.” Sisin temelde havadaki sıcaklık farklarına bağlı olarak gelişen meteorolojik bir olay olduğunu, hava kirliliğinin sise sebep olduğunu söylemenin doğru olmayacağını belirten Ahmet Adiller, “Ancak sisin oluştuğu bölgenin hava kalitesi sağlık açısından oldukça önemlidir. Sis oluşan havanın kalitesi düşükse yani kirli bir havada sis oluşuyorsa, sis hava kirliliğinin olumsuz etkilerini ciddi miktarda arttırmaktadır.” dedi. Öğretim Görevlisi Ahmet Adiller, “Normal şartlarda havadaki kirleticiler hava hareketleriyle bir bölgeden diğerine taşınırken, havada asılı kalan sis tabakası kirleticilerin sisli bölgeye tabiri caizse yapışarak farklı bölgelere taşınmasını bir miktar engeller. Bu durumda sisin yoğun olduğu bölgelerdeki hava, sisin olmadığı döneme göre daha kirli olur. Bu dönemlerde özellikle solunum ve kalp rahatsızlığı olan kişilerin dikkatli olması gerekmektedir.” uyarısında bulundu.

SİS COVİD-19 RİSKİNİ ARTIRIYOR

Ahmet Adiller, “Sis ayrıca virüsler ve bakteriler için de bir tutunma yüzeyi oluşturduğundan pandemi sürecinde Covid-19 riskini de arttırmaktadır. Virüsler ve bakteriler sisli havada normalde kaldıklarından daha uzun süre asılı kalabildikleri için bulaşma riski de artmaktadır.” dedi.

BİREYSEL VE KİTLESEL ÖNLEMLER ALINMALIDIR

Hava kirliliğini önlemede bireysel önlemlerin yanı sıra kitlesel önlemlerin de etkili olacağını kaydeden Adiller, tavsiyelerini şöyle sıraladı: “Günümüzdeki yaşam koşullarımızı olumsuz etkileyen hava kirliliğine hepimiz az ya da çok katkıda bulunuyoruz. Kullandığımız araçlar, kullandığımız yakıtlar ya da satın aldığımız herhangi bir ürün hava kirliliğine katkıda bulunuyor. Bu yüzden öncelikle suçumuzu kabul etmeli ve yaşam tarzımızı bu doğrultuda şekillendirmeliyiz. Tabii ki bireysel olarak başarabileceklerimiz sınırlı olsa da kitlesel bir hareketin yaratacağı etki daha büyük adımları peşinden getirecektir. Fosil yakıtların kullanımı ve yenilenebilir enerjiler konusunda çevreci politikaların uygulanması kısa vadede gözle görünür çevresel etkilerin yanında çok uzak olmayan bir gelecekte daha sürdürülebilir bir dünya yaratmanın ilk adımları olarak sayılacaktır.”>>HABER MERKEZİ