Genel
Giriş Tarihi : 01-12-2016 18:13   Güncelleme : 01-12-2016 18:13

Uyusturucuyla Mücadele Milli Seferberlik Meselesidir

Basbakan Yardimcisi Numan Kurtulmus, uyusturucu ile mücadelenin milli seferberlik meselesi oldugunu belirterek, “Avrupa ülkelerinin de Türkiye’ye gelen sentetik uyusturucu konusunda önleyici olmalarini, önleyici adimlar atmalarini temenni ediyoruz" dedi

Uyusturucuyla Mücadele Milli Seferberlik Meselesidir

Uyusturucu ile Mücadele Il Koordinasyon Kurullari Degerlendirme Toplantisi, Basbakan Yardimcisi Numan Kurtulmus, Içisleri Bakani Süleyman Soylu, Adalet Bakani Bekir Bozdag, Milli Egitim Bakani Ismet Yilmaz, Saglik Bakani Recep Akdag, Gümrük ve Ticaret Bakani Bülent Tüfenkci, Gençlik ve Spor Bakani Akif Çagatay Kiliç’in katilimiyla Grand Ankara Hotel’de gerçeklesti. Toplantida konusan Kurtulmus, uyusturucu ile mücadelede milli seferberlik ruhu içerisinde hareket edilmesi gerektigine vurgu yaparak, "Uyusturucu ile mücadele Ankara’da bakanliklardan baslayarak Türkiye’nin en ücra kösesindeki köye kadar, en ücra kösesindeki mahalleye kadar sürdürülmelidir. Uyusturucu ile mücadele milli seferberlik meselesi oldugu kadar ayni zamanda sivil bir alandir. Bu sadece bir devlet isi, kamu görevi degildir. Uyusturucu ile mücadele sivil bir alandir. Bütün sivil toplum kuruluslarimizi, is dünyasini, is adamlarimizi, medyamizi büyük bir sorumluluk duygusu içerisinde bu meseleye omuz vermesini, insallah hemen yilbasinda yapacagimiz Uyusturucu Surasi ile birlikte de kamuoyundaki farkindaligin arttirilarak yolumuza hizli bir sekilde devam etmemizin en dogru yol oldugu kanaatindeyim. Türkiye’de rakamlara baktigimiz zaman evet Bati ülkeleriyle kiyasladigimizda uyusturucu ile mücadele bakimindan istatistiki olarak iyi bir yerde oldugumuzu görebiliriz. Bu bizi yaniltmasin. Türkiye için önemli meselelerden birisidir, ulusal güvenlik meselesidir. Türkiye önceki dönemlerde üzerimizden geçen uyusturucu trafikleri dolayisiyla transit bir ülke olarak adlandiriliyor. Maalesef son yillarda Türkiye sadece uyusturucu bakimindan transit bir ülke degil, hedef ülke haline gelmistir" diye konustu.

"ÜÇ ALANI KORUMAK GEREKIYOR"

Akil ve ruh sagliginin korunabilmesi için üç alani korumak mecburiyetinde olundugunu söyleyen Kurtulmus, "Birincisi aile, ikincisi mahalle ve üçüncüsü de okuldur. Bunlarin her üçü de insanlari, toplumlari gelistirmek için el ele, kol kola olmasi gereken yerlerdir. Ailenin sefkati ve aile terbiyesi içerisinde gençlerin korunmasi ailenin çok ciddi bir sekilde korunmasi ile mümkündür. Ikincisi mahalledir. Mahalle, uyusturucuya karsi mücadele vermede önemli yerlerden birisidir. Özellikle illerimizde mahallenin bu ise paydas kilinmasi lazim. Mahalle de bu isin içerisinde asli koruyucu unsurlardan birisidir. Bu seneden itibaren insallah 81 ilimizde Narko Timlerimiz görevlerine baslamis olacaklar ama sonuçta mahallenin zehir tacirleri ile mücadelede güvenlik kuvvetlerimize yardimci olmasini temenni ediyoruz. Üçüncüsü ayagi ise okul. Okullarimizin çevresi kameralarla gözetlenmesi yolunda büyük mesafeler aldik ama kameralarla gözetlemek yetmez o çocuklarimizin gönlüne girecek, onlarin zihnini ve gönlünü manevi kameralariyla gözetleyecek olan ögretmenlerimizdir. Türkiye’nin bu mücadelesinde is adamlarimizin ve sivil toplum kuruluslarinin da devreye girmesini, sosyal sorumluluk anlayisi içerisinde bu mücadelenin bir paydasi olmasini ümit ediyoruz. Bu konuda saglik destegi alarak tedavilerine baslanmis olan gençlerin hayata kazandirilmasiyla ilgili Rehabilitasyon Köyleri Projesi’ni hayata geçirecegiz. Bu sadece devletin yapacagi bir proje olmamalidir. Burada is dünyasindan destek bekliyoruz. Bir köyü tek basina yapacak bir is adamimiz olursa onun ismini, sirketin ismini o köye verebiliriz" ifadelerini kullandi.

 

"YESILAY SUBELERINI AKTIF HALE GETIRMEMIZ LAZIM"

 

 "Yesilay, bu konuda sorumlu en önemli sivil toplum kurulusumuz" diyen Kurtulmus, sözlerini söyle sürdürdü: "Yesilay’dan da özellikle sunu istirham ediyoruz; Yesilay’in yönetimleri tabiri caizse tek basina hükümet gibi olmalidir. Yesilay subelerini çok aktif hale getirelim. Devletin bütün kurum ve kuruluslari Yesilay’i bir partner olarak görüyor, bu mücadelede en etkin kurulus haline getirmek istiyoruz. Onun için devlet destegiyse devlet destegi, millet destegiyse zaten kime sorsaniz herkesin zihninde Yesilay önemli bir sivil toplum kurulusudur. Her il ve ilçemizde uyusturucu ile mücadele alaninda mücadele verecek derneklerin olmasi lazim. Medyanin da en önemli alanlarindan birisi uyusturucu ile mücadele alaninda olmalidir. Yilbasindan sonra bütün Türkiye’de uyusturucu ile mücadelede insallah örnek bir döneme geçmis olacagiz. Uyusturucu ile mücadelede Türkiye’nin tek basina çirpinmasi yetmez. Nasil Türkiye’nin illegal yasal göçte Avrupa ülkelerine destek verdigi ortadaysa ve bunu uluslararasi illegal göç meselesinin bir küresel sorun haline döndügü açiksa, ortak bir mücadele gerekiyorsa burada da ortak bir mücadele gerekiyor. Özellikle Avrupa ülkelerinin de Türkiye’ye gelen sentetik uyusturucu konusunda önleyici olmalarini, Türkiye ile isbirligini arttirmalarini ve bu anlamda da kendileri için de sorun olan bu meselenin Türkiye için çok daha büyük bir sorun olarak gördügümüzü, önleyici adimlar atmalarini temenni ediyoruz."