Eğitim
Giriş Tarihi : 08-05-2018 18:55   Güncelleme : 08-05-2018 18:55

Uyuşturucuya Karşı Etkin Çözüm: Aile ve Okul

İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH) bağımlılıkla mücadeleye yönelik ilde konferans düzenledi.  Konferansta İHH Yönetim Kurulu Üyesi Osman Atalay, “Uyuşturucunun 2016 yılındaki resmi açıklanan cirosu 1.3 trilyon dolar ve bulunduğumuz coğrafya bu maddenin bir geçiş köprüsü konumunda. Uyuşturucu ile mücadelede en etili mücadele aile ve okulla olur. Devletin burada bu iki kurumu yeniden ele alması gerekiyor.” derken Yeşilay Bağımlılıkla Mücadele Koordinatörü Tevfik Güngör ise bağımlılıkla mücadeleye yönelik yapılan faaliyetlerden bahsetti

Uyuşturucuya Karşı Etkin Çözüm: Aile ve Okul
“Mahallene Okuluna Sahip Çık Uyuşturucuya Hayır” sloganı çerçevesinde İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH) her ilde konu ile ilgili farkındalık ve bilinçlilik sağlamak adına illerde konferanslar düzenlendi. İlimizde de bu amaçla Nikâh Sarayı’nda yapılan konferansa konuşmacı olarak Yeşilay Bağımlılıkla Mücadele Koordinatörü Tevfik Güngör ve İHH Yönetim Kurulu Üyesi Osman Atalay katıldı. İlginin yoğun olduğu programda konuşan Yeşilay Bağımlılıkla Mücadele Koordinatörü Tevfik Güngör: “Bağımlılıkla mücadele dünya üzerinde ciddi bir şekilde mücadele ediliyor kategoriye ayrıldığında 2’ ye ayrılıyor. Pasif mücadele ve agresif mücadele şeklinde. Türkiye geçmişte iki modeli de uyguladı bazı sıkıntılar yaşadı. İyi niyetle yapılmış ancak çalışmaların amacının dışına çıktığı oldu. Bu yüzden 2014 yılında 5 bakanın ve Yeşilay’ın ortaklaşa çalışması söz konusu oldu bunun sebebi şuydu bağımlılıkla mücadele bilimsel bir alt yapı ile belli bir strateji ile hareket edilmediği takdirde çok ciddi sıkıntılar ortaya çıkarmasıydı.  1989 yılında bağımlılıkla mücadele anlamında STK’ ların ve medyanın yapmış olduğu çalışmalar içerisinde uçucu madde bağımlılığın tanınırlığını yüzde 70 arttırdı.   Oysa yüzde 1’ de seyrediyordu tanınırlığı. Amaç iyi bir amaçtı ama bilimsel bir alt yapısı olmadığı için sıkıntılar meydana geldi ve yaklaşık 7 yıl boyunca biz ülke olarak uçucu madde bağımlılığı ile mücadele ettik. Bu agresifi yöntemdi.  Diğer bir yönetme de pasif yöntem etkiyi hissettirmeden, önleyici yöntemlerle yapılan mücadele. Bağımlılık süreci başladığı andan itibaren tıbbi olarak iyileşebilme bundan kurtulma ihtimali çok yüksek. Bir kişi uyuşturucu bağımlı sığından kurtulsa bile çevresinde tekrardan onunla karşılaşma ihtimali de yüzde 99.   Bu nedenle Yeşilay’ın önderliğinde 5 bakanımızda paydaş olarak katıldığı bir çalışma oluşturuldum. Bu çalışmada amaç yaş sırasına göre gelimleri göz önüne alınarak uyun bir mücadele paketi oluşturabilmek.  Bu çalışmamlar neticesinde 5 alanda çalışma ortaya çıktı sağlıklı yaşam, tütün bağımlılığı, madde bağımlılığı, alkol ve teknoloji bağımlılığı. Bunların hepsi bizim için ciddi bir tehlike unsuru.  Okul öncesinde teknoloji bağımlılığı ve sağlıklı yaşam eğit mi verilesi kararlaştırıldı.  Ortaokul döneminde tütün bağımlılığı da bu eğitimlerin yanında verilmesi kararlaştırıldı.  Lise deminde de bunların yanında alkol eğitiminin de eklenmesi kararlaştırıldı. Madde bağımlılığı da yetişkinlere ve üniversite öğrencilerine verilmesi kararlaştırıldı.  Bu dönemde en önemli konu ebeveynlerin bu konuda bilgi sahibi olmaları. Bu işin için e öğretmenleri de katıyoruz bunların konu hakkında bilgi sahibi olması gerekiyor.  4 yıllık süreç içerisinde ulaştığımız öğrenci ve yetişkin sayısı şuanda 18 bin civarında. Bu projede yapılan çalışmalın tamamı hayat boyu öğrenme programı kapsamasında yapılıyor ve bu yüzden bütün veriler saklanıyor.  2017-2018 yılı eğitim -öğretim yılında yapmış ulaştığımızı birey sayısı 4 bin 200 civarında hedefimiz 2018-2019 yılının sonuna kadar bu sayıyı 30 bine çıkarmak.  Şuanda bildiğimiz 8-9 tane uyuşturucu türü var ancak yaklaşık yaklaşık 4 bin civarında uyuşturucu var.  Bizim amaçlarımızdan biri de akıllara takılan bazı sorulara açıklık getirmek mesela kimden şüphelenmemiz gerekiyor, hangi doneleri toplamamız gerekiyor, bu doneler karşısında sağlıklı bir tepki nasıl oluşturabiliriz ve kimlere başvurmamız gerekiyor? üzerinde duruyoruz.  Bunun yanında okullarımızda rehber öğretmenlerimiz tamamı bu konuya vakıflar.  Bu konuda bütün saç ayağını ortaklaşa hareket etmesi gerekiyor” ifadelerine yer verdi. “BAĞIMLILIKLA BAŞA ÇIKMA AİLE VE OKULLA OLUR” “Şuan Türkiye’de ceza evlerinden çıkmış 270 bin kişi var uyuşturucu suçundan dolayı, bunlar denetimli serbestlikten yararlanıyor. Bu vakanın ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. Kullanıcı satıcı ve pazarlayan imar edenlerle ile ilgili yasalar ve bunlara yönelik cezalar süreç boyunca artarak, ağırlaştırılarak devam ediyor.” diyen ve İHH Yönetim Kurulu Üyesi Osman Atalay ise: “ Bu işin zengini fakiri yok. Durum ciddi gerçekten de devlette bunun farkında. Çocuklar bu maddeye hangi vesileyle ulaşıyor. Yapılan bilimsel araştırmalarda yüzde 45’i arkadaş çevresinden dolaysı maddeyle tanışmış, yüzde 30’ u merak duygusuyla, diğer nedenler ise psikolojik nedenlerden dolayı, aileden kaynaklı sorunlar nedeniyle ve ekonomik durumdan dolayı bu madde ile tanışıyorlar. 2012 yılından itibaren çok idi bir uyuşturucu kullanımı söz konusu oldu.  Yaklaşık 10 yıl önce 15 şehir uyuşturucu kullanımında ön plandayken şuanda 60 şehri aşmış durumda.  Yalnız uyuşturucu madde kullanımından dolaysı yaşanan ölümlerde Avrupa’da biz bir numaradayız. Çünkü bizde sentetik kimyasallar kullanılıyor.  Birde bizim şöyle bir dezavantaj var bulunduğumuz coğrafya bu maddenin bir geçiş köprüsü konumunda. Dünyada silah ticareti sonra petrol ticareti sonrada uçuşturucu ticareti ön planda.  Uyuşturucunun 2016 yılındaki resmi açıklanan cirosu 1.3 trilyon dolar.  Bu pastadan pay alan 3 ülke var Amerika, Rusya ve İngiltere. Ortalama Afganistan üzerinden İran’dan Türkiye’den yılda 155 ton uyuşturucu geçiyor. Bu yaklaşık 10 bin kamyon demek. Böyle bir riskle kaşı karşıyayız o nedenle alınan kararalar çok önemli.  Burada en çok ne etkili olabilir dediğimiz de 2 kurum ön plana çıkıyor. Biri aile diğeri de okul. Bağımlılıkla başa çıkma bu iki kurumla olur.  Devletin burada bu iki kurumu yeniden ele alması gerekiyor” şeklinde konuştu. >Hanife Sarı   https://www.youtube.com/watch?v=mU74_dZHd40&feature=youtu.be