Sağlık
Giriş Tarihi : 16-05-2017 14:36   Güncelleme : 16-05-2017 14:36

Uyku Apnesi Kanser Riskini Artiyor

Kanserle ilgili bilgiler arttikça yasamimizdaki, sagliga uygun olmayan ve vücut dengesini bozan unsurlarin kanserle olan iliskisi de gün yüzüne çikiyor. Sigara, obezite, mesleksel faktörler ve bazi gidalar kanserden sorumlu tutulan suçlularin basinda geliyor. Ancak üzerinde çok fazla durulmasa da özellikle son yillarda konusulmaya baslayan bir baska faktör daha var, uyku süresi ve kalitesi

Uyku Apnesi Kanser Riskini Artiyor

Acibadem Hastanesi Gögüs Hastaliklari ve Uyku Bozukluklari Uzmani Doç. Dr. Ceyda Kirisoglu Demir, kadinlarda meme ve yumurtalik, erkeklerde prostat, pankreas, kolon, mesane ve akciger kanserinin 6 saatten az uyuyanlarda ve uzun süre vardiya usulü çalisarak gece asiri isiga maruz kalanlarda daha sik görüldügüne isaret ediyor. Doç. Dr. Ceyda Kirisoglu Demir, uykunun süresi, kalitesi, melatonin hormonu salinimi ve isiga maruziyet süresinin degerlendirildigi ve yaklasik 22 yil devam eden çalismanin, özellikle orta ve agir derecede uyku apnesi olan hastalarda kanser gelisiminin ve kansere bagli ölümlerin 2.5- 5 kat arttigini kanitladigini söylüyor. Horlama, uykuda nefesin durmasi, sabah yorgun uyanma ve gündüz asiri uyku hali gibi belirtilerle kendini gösteren uyku apnesinin tedavi edilmedigi taktirde, diyabet, insülin direnci, kalp krizi, hipertansiyon, kalpte ritim problemleri, felç, cinsel isteksizlik, iktidarsizlik, kilo verme güçlügü, unutkanlik, depresyon ve gündüz asiri uyku haline bagli is ve trafik kazalarinda artis yasanmasina neden oldugu biliniyordu. Ancak son arastirmalar uyku apnesinin kanserle de iliskili oldugunu ortaya koyuyor. Peki uyku apnesi hangi tetikleyici mekanizmalari devreye sokarak kanserin gelismesine neden oluyor? Bu soruyu, Acibadem Kozyatagi Hastanesi Gögüs Hastaliklari ve Uyku Bozukluklari Uzmani Doç. Dr. Ceyda Kirisoglu Demir, söyle yanitliyor: “Apne uyku sirasinda horlama ve nefes kesilmeleri yasanan bir durum. Nefes durup oksijen seviyesi düsünce beynimiz uyanip ‘Boguluyorsun! Nefes al’ komutu vermesinin üzerine tekrar nefes alinir ve oksijen düzeyi de normale dönüyor. Ancak bu inis ve çikislar vücut için stres yaratiyor. ‘Oksidatif stres’ olarak tanimlanan bu durum, DNA hasarina neden olarak tümör gelisiminde kilit rol oynuyor”

MELATONIN GÜÇLÜ BIR ANTIOKSIDAN

Ayni zamanda biyolojik saatimizdeki sapmalar, melatonin hormonu saliniminin bozulmasi veya gecikmesi, uyku saatlerinin degismesi de hücrelerde davranis bozukluklari ve DNA hasarini ortaya çikariyor. Bu da kansere zemin hazirliyor. Melatonin hormonunun kansere karsi koruyucu ve tümör gelisimini engelleyen güçlü bir antioksidan oldugunu hatirlatan Doç. Dr. Ceyda Kirisoglu Demir, az uyuyanlarda ve vardiya usulü çalisanlarda melatonin salinim mekanizmasinin bozulmasi nedeniyle kanserin daha sik görüldügünü ifade ediyor.

UYKU KALITESI KANSER TEDAVISINE DE ETKI EDIYOR

Kanseri önlemek kadar teshis edilmis bir kanserin tedavisinde de düzenli ve kaliteli uyku önem tasiyor. Stresli ve agir bir süreç olan kanser tedavisinde, endise ve depresyona bagli uykusuzluk, agri ve tedavi yan etkilerine bagli uyku bölünmeleri sik görülen sorunlar arasinda yer aliyor. Bazi hastalarda özellikle kansizlik dönemlerinde görülen huzursuz bacak sendromunun da uyku sorunlarina bagli çok daha agir seyrettigini belirten Doç. Dr. Ceyda Kirisoglu Demir, kansere eslik eden uyku apnesinin kemoterapi ve radyoterapiye yaniti da azaltabildigine isaret ediyor. Kanser hastalarinin uyku süresine ve kalitesine dikkat etmesinin kanserle savasta önemli rol oynayacagini söyleyen Doç. Dr. Ceyda Kirisoglu Demir, “Görüldügü üzere kanser hastalarinda uyku çok farkli noktalarda etkilenebiliyor. Bu nedenle tedavi ve takip sürecinde mutlaka bir uyku uzmanindan destek alinmasi gerekiyor” diyor.

MELATONIN SEVIYESINI ARTIRACAK UYKU KOSULLARI NELERDIR?

Mümkün oldugunca erken yatin. Uykuya dalmayi kolaylastiracagi için oda isisinin ilik hatta hafif soguk olmasini saglayin. Odada elektronik cihaz bulundurmayin, eger varsa tamamen kapatin. Tam karanlik ortam saglamaya çalisin. Bunun için gece isigi kullanmayin, gerekirse uyku maskelerinden yararlanin. Geç saatlere kadar televizyon izlememeye özen gösterin. Mavi isik kaynagi beyni kandirarak melatonin salgilanmasini baskilayacagi için gece yatmadan 1-2 saat öncesinde bilgisayar ve akilli telefon isiklarina maruz kalmamaya çalisin. Gün içinde mümkün oldugunca günisigindan yararlanin. Yatmadan önce odayi havalandirin ve belirli araliklarla yastik ve yataklarinizi degistirmeye özen gösterin.