Genel
Giriş Tarihi : 20-08-2021 11:57   Güncelleme : 20-08-2021 11:57

Üniversite Hastanesi Kendi Oksijenini Yerli Sistemle Üretiyor

​​​​​​​İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nde ortam havasında yerli kurulum sistemi ile elde edilen oksijen olağanüstü durumlarda yoğun bakım ve ameliyathaneler de sıkıntı yaşanmasını engelliyor.

Üniversite Hastanesi Kendi Oksijenini Yerli Sistemle Üretiyor

İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nde ortam havasında yerli kurulum sistemi ile elde edilen oksijen olağanüstü durumlarda yoğun bakım ve ameliyathaneler de sıkıntı yaşanmasını engelliyor.

Hastane içinde üretilen oksijenin elektrik gideri dışında maliyeti bulunmuyor.

 Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi, yoğun bakım, ameliyathane ve hasta servislerinde kullandığı oksijenin bir bölümünü kendisi hastanede yerli sistemle ile ortam havasında elde ediyor. Sistemin elektrik gideri dışında masrafı bulunmuyor ve olağanüstü durumlarda hastane kendi oksijenini üretip depolayabiliyor. Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Ali Beytur, “Bu sistemi bir felaket senaryosunda mutlaka olması gereken bir sistem. Çünkü hastanenin dışarıya bağımlılığını ortadan kaldırıyor” dedi.

 İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Ali Beytur,  Malatya’da medikal oksijen üretim olmadığını, olağanüstü durumlarda sorun ve sıkıntı yaşanmaması için hastane de ortam havasından kurdukları yerli sistemle oksijen üretimini gerçekleştirdiklerini söyledi.

 Başhekim Prof. Dr. Ali Beytur, “Bu sistemi bir felaket senaryosunda mutlaka olması gereken bir sistem. Çünkü hastanenin dışarıya bağımlılığını ortadan kaldırıyor.” diyerek, pandemi sürecinde hastane yoğun bakımlarında kullanımı artan oksijen konusunda sıkıntı yaşamadıklarını belirtti.

 Temin edilmesi, getirilmesi ve planlanması çok önemli olan bir ürün”

 İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekimi Prof. Dr. Ali Beytur, Turgut Özal Tıp Merkezi Karaciğer Hastanesi’nin altında kurulan Oksijen Üretim Merkezi hakkında bilgi verdi.  Prof. Dr. Beytur, “Oksijen yoğun bakım yatak sayısı, ameliyat sayısı fazla olan hastanemizde hayatı bir ürün. Kesinlikle bunun bulundurulması, ikame ettirilmesi, eksikliğinde nasıl temin edileceğinin planlanması gerekmektedir. Türkiye’de çoğu hastane oksijeni sıvı oksijen olarak almakta, depolarında muhafaza edip bunu kullanıma sunmakta. Sıvı oksijende Malatya’ya il dışında gelmektedir.  Bu oksijenin hem taşınmasında riskler var, hem daha pahalı.”

 “Ortam havasından oksijen üreten bir sistem”

Turgut Özal Tıp Merkezi’nde kurulan sistemi anlatan Prof. Dr. Beytur, “Ortam havasından oksijen üreten bir sistem. Oksijen havasında saf oksijen, medikal oksijen haline getirip ameliyathanelere, yoğun bakımlara, hasta servislerinde kullanılacak şekilde kapalı devre sisteme verilmekte. Yerli bir sistem ve yerli üretim makinaları kullanılıyor. Kendimiz ürettiğimiz için elektrik enerjisi dışında herhangi bir maliyeti yoktur, cihazın bakımı ve elektrik enerjisi dışında masrafımız yoktur. Çünkü ortam havasında oksijen üretmekte ve birkaç yıl içerisinde kendisini amorti eden ve ilerleyen dönemlerde daha ekonomik bir uygulama haline geliyor.” İfadelerini kaydetti.

 “Bu sistemi bir felaket senaryosunda mutlaka olması gereken bir sistem”

Prof. Dr. Ali Beytur şu bilgileri paylaştı; “Pandemide özellikle tedavi de oksijen yoğun şekilde kullanılmakta. Ayrıca bizim hastanemiz de de 317 tane yoğun bakım yatağı bulunmakta. Yoğun bakımlarda oksijen oldukça fazla kullanılmakta. Bu nedenle oksijenin mutlaka bulundurulması gerekmekte.  Önceden hazırlıklı olduğumuz ve depoladığımız için oksijeni, hem büyük tanklar da hem de küçük oksijen tüplerinde yedeklediğimiz için hastane olarak bir sorun yaşamadık. Ama bu yaşanmayacağı anlamına gelmiyor. Bu sistemi bir felaket senaryosunda mutlaka olması gereken bir sistem. Çünkü hastanenin dışarıya bağımlılığını ortadan kaldırıyor.  Pandemi sürecinde oksijen oldukça fazla ve yüksek basınçlarla kullanıldığı için oksijen ihtiyacı oldukça fazla oluşmaya başladı.  Dışarısıyla dışarıdan gelen sıvı oksijen akışında, ikamesinde de artışlar yaşanmıştı. Bu sistem yerinde oksijen ürettiği için bu tip durumlarda dışa bağımlı olmadığımız için bize kolaylık sağladı.”

>>Haber Merkezi