Malatya Sonsöz Gazetesi – Malatya'nın En Çok Okunan Gazetesi - Malatya Haber
HV
08 AĞUSTOS Pazartesi 03:30
Advert

Advert

Ulusal Su ve Atıksu Arıtma Çalıştayı Başladı

Malatya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü ve Türkiye Belediyeler Birliği’nin iş birliğiyle düzenlenen Ulusal Su ve Atıksu Arıtma Çalıştayı'nda start verildi.

Malatya
Giriş Tarihi : 26-05-2022 13:47   Güncelleme : 26-05-2022 14:31
Ulusal Su ve Atıksu Arıtma Çalıştayı Başladı

Özel bir otelde düzenlenen ve 2 gün sürecek olan çalıştayın açılışı yoğun bir katılım ile gerçekleştirildi. 

Çalıştayın açılış konuşmasını gerçekleştiren MASKİ Genel Müdürü Mehmet Mert," Türkiye’nin alanında en iyi hocaları aramızdalar. 2 gün sürecek olan bu Çalıştayımızda hocalarımızın konuk olacağını duyan herkes katılmak istediler. Çoğu misafirlerimizi ağıladık Malatya’da biz kısım misafirleri de başka zamana ertelemek zorunda kaldık. MASKİ Genel Müdürlüğü olarak Büyükşehir Belediye Başkanımızın vizyonu doğrultusunda yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Başkanımızın bizlere talimatı vardı; 2 yıl içerisinde içme suyu ve kanalizasyonu olmayan yer kalmayacak, Malatya’da akarsulara atık su karışmayacak. Şuan Malatya’da böyle bir yer kalmadı, kalmayacak inşallah. Yoğun bir şekilde çalışmalarımızı yürütüyoruz. Suyun küresel anlamda önemli olduğu bir zamanda Su Çalıştayının düzenlenmesi ve yoğun katılımın olması bizleri mutlu etmiştir. Çalıştayımızın ülkemiz ve Malatya’mız için hayırlı olmasını diliyor, ülkemizin her noktasından gelen tüm katılımcılarımıza tekrar teşekkür ediyorum." dedi. 

Ulusal Su ve Atıksu Arıtma Çalıştayı'nın organizasyonunu yöneten Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Çakmakçı ise, "Su sağlıktır, su hayattır, yaşamın vazgeçilemez bir parçasıdır. Suyun olmadığı bir yerde yaşamın da olmayacağını çok iyi biliyoruz. En basit hücreye sahip canlıdan, en kompleks hücreye sahip canlıya kadar tüm canlıların yaşamını sürdürmesi için suya ihtiyacı vardır.

Kullanılabilir sularımıza baktığımızda çok düşük bir miktarda doğrudan kullanıma sevk edilebilir durumdadır. bu şanslı şehirlerimizden biri de Malatya’dır. Gündüzbey kaptajından temin edilen sular sadece klorlanarak verilmektedir. Ülkemizin birçok yerinde sular sağlık açısından uygun olmadığı için arıtılması gerekiyor, arıtma tesisi olması gerekiyor. Arıtılan sular da sağlıklı sular da musluklardan akacak şekilde şebekeye sevk ediliyor. Sadece suyu temin etmek yetmiyor. Suyun temin edilmesinin ardından atık suların toplatılması, arıtılması ve doğaya da tekrar ekolojik dengeyi bozmayacak şekilde verilmesi gerekiyor.

Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan’ın ir sözü vardı. ‘Artık akarsulara atık sular karışmayacak’ şeklinde. Çok güzel bir slogan. Ben de şunu tekrar belirtmek istiyorum ki, suların tek kullanımlık olması devrini kapatmış olmamız gerekiyor. Suları artık birden çok kez kullanmalıyız. Geri kazanmalıyız, geri kazanımın öneminin farkına varmalıyız.

Ülkemizde şuanda kişi başına düşen su miktarı 1346 metreküp civarındadır. Bu rakam 1000 metreküpe doğru gerilemeye başladı. Dolayısı ile suları mutlaka geri kazanmalıyız. Su kaynaklarımızı korumaya azami özen göstermeliyiz.

Çalıştayımızda öncelikle su kalitesi standartlarından başlamak istiyoruz. O standartları sağlayacak arıtma tesisleri yapmalıyız.  Artıma tesislerinde gelinen noktada son teknoloji nedir? Hangi teknolojiler kullanılıyor? Bunlardan bahsedilecek Çalıştayımızda. Çok sayıda kurum ve kuruluşumuzdan şuana kadar edinmiş oldukları tecrübe ve verileri paylaşacaklar. Ülkemizde bundan sonra yapılacak tesisiler ile ilgili bir vizyon sunabilecek. Atık su artıma tesisleri ile ilgili de şuanda kullanılan yöntemler, Atık suların geri kazanım yöntemleri  ile ilgili detaylıca bahsedilecek.

Su gerçekten çok önemli. Bir atasözü der ki, “Sular yükseldikçe balıklar karıncaları yer, sular çekildikçe karıncalar balıkları yer.” Kimse bugün ki üstünlüğüne güvenmesin. Kimin kimi yiyeceğine suyun akışı karar verir.

Bu Çalıştay’ın düzenlenmesinde katkı sağlayan Malatya Büyükşehir Belediyesi, MASKİ Genel Müdürlüğü ekiplerine teşekkür ediyorum. Su gibi aziz olun diyorum." diye konuştu. 

REKTÖR KIIZLAY," MASKİ İLE İŞBİRLİĞİMİZ DEVAM EDECEK"

İnönü Üniversitesi Rektörü Ahmet Kızılay, daha önceki çalıştay'da da MAKİ ile işbirliklerinin olduğunu, bu Çalıştay'da yine işbirliklerinin sürdüğünü belirterek, "Daha önce MASKİ tarafından düzenlenen Çalıştaylara İnönü Üniversitesi olarak güçlü bir destek vermiştik. Bu Çalıştayda da MASKİ ’ye, sayın Genel Müdürümüz ve ekibine güçlü bir desteği paydaş olarak sağladık. Üniversitemiz Büyükşehir Belediyemiz ile çok güçlü bir çalışma içerisindedir. MASKİ ile Üniversitemizin bütün insan kaynağını, imkan ve kabiliyetini birleştirdik. Sayın Genel Müdürümüz ve ekibinden Mühendislik Fakültemizden Prof. Dr. Mahmut Fırat Hocamız yakın çalışma sağlıyor ekibiyle birlikte. su ve kanalizasyon İdaremizin dijital işlemlerinin bir kısmını TEKNOKENT ’teki şirketlerimiz aracılığı ile çözüm üretiyoruz.

Kulak Burun Boğaz Doktoruyum. Suyun önemini vurgulamak her konuşmacı için birkaç cümle ile olsa iyi olur. Ben de Hekim olarak vurgulayayım. Beni arayan arkadaşlar boğazım ağrıyor dediğinde su için diyorum. Şimdi sizlerin bunu öneriyorum; boğazınız ağrırsa, öksürürseniz, nefesiniz daralırsa su için. Mide Bağırsak şikayetleriniz varsa su için, Su şifadır. Su hayattır. Dolayısı ile suyumuzu korumamız insan olarak en büyük görevimizdir.

Su ve Kanalizasyon İdareleri de çok iyi bir planlama ile bütün şehri tek bir genel müdürlükle yönetiyor. Muhtemelen sulama suyunu da zamanla bu idarelerimizin yönetimine vermemiz gerekiyor. Devletimizin ilgili birimleri ve kıymetli bilim insanları var. Suyu tek elden ve doğru kullanmanın yolu içme suyu, atık suyu ve sulama suyunu birleştirerek tel elden yönetmektir diye düşünüyorum." ifadelerine yer verdi. 

 

DİKMEN," SUYUN DİKKATLİ KULLANILMASI BİR SORUMLULUKTUR"

Dünya'da su miktarının ciddi seviyede az olduğunu ve suyun her damlasının çok dikkatli kullanılması ve sürdürülebilirlik esasına göre kullanılması gerektiğini aktaran Su Yönetimi Genel Müdürü Bilal Dikmen, " Su medeniyetlerin etrafında kurulduğu bilim insanların başka gezegenlerde hayat emaresi olarak aradığı ve her türlü teknolojik gelişmeden kaçınılmaz olarak kullanılan yeryüzünün ve hayatın olmazsa olmazı. Su canlıların hayatının sürdürülebilmesi için en büyük ihtiyaçtır. Su ihtiyacının da başka bir madde veya kaynak ile idamesi mümkün değildir. Maalesef su kaynakları sanıları aksine az ve kıttır. İnsan 70 gün kadar aç yaşayabilirken iklim şartlarına göre değişmekle birlikte susuz sadece 7 gün kadar yaşayabilmektedir.

Dünyada insanların faydalanmaya çalıştığı su miktarı dünyadaki su varlığını yüzde 1’ini bile oluşturmuyor. Ülkelerin gelişmelerine paralel olarak da kullanılabilir temiz su kaynaklarına olan ihtiyaç her geçen gün artıyor. Nüfus artışı insanların istek ve ihtiyaçlarının artması,  sanayileşmenin etkisi ile ülkemizde ve dünyada su kaynakları da hızla azalıyor. 1960 yılında ülkemizin nüfusu 27 milyon, 2022 ’ye geldiğimizde 80 milyon, keza dünya genelinde 1960’da 3 milyar iken 2022’ye geldiğimizde 8 milyara yaklaşmış durumda. Dünya yüzeyine düşen yağış miktarına bakıldığında 1960’ta da aynı yağış düşüyor, 2022’de de aynı yağış düşüyor.

Ülkemizdeki sektörel su kullanımına baktığımızda, kullandığımız suyun yüzde 77’sinin tarımsal sulamada, yüzde 23’ünün içme kullanımı ve endüstriyel kullanmada olduğunu görüyoruz. su kullanımı her geçen gün artmaktadır. Bu nedenle su kaynaklarını çok akıllıca yönetilmesi her damlasının çok dikkatli kullanılması ve sürdürülebilirlik esasına göre kullanılması artık bir sorumluluktur.

Malatya Büyükşehir Belediyesi ve MASKİ tarafından düzenlenen bu anlamlı Çalıştay’ın çıktılarının da önce Malatya için, sonra ülkemiz ve tüm insanlık için hayırlı olmasını cenabı Allah’tan niyaz ediyorum." sözlerini kullandı.

Türkiye Su Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ahmet Mete Saatçı ise kısa bir selamlama konuşması yaparak, "Malatya ile ilk ilgilim Kız kardeşim Arpgirli ile evlendiği içindir. İkinci olarak da Atık Su Artıma Tesisinin yapımında Malatya’da çalıştım. Tekrar burada olmaktan çok mutluyum." dedi.  

 

GÜRKAN," İNSANLIK MEDENİYETİNİN BAŞLADIĞI YERE HOŞGELDİNİZ"

Katılımcılar aöncelikle Malatya tarihi hakkında bilgi veren Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan "Ulusal Su ve Atıksu Çalıştayımız Malatya’mıza, ülkemize ve insanlığımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bugün bu organizasyonu yaptıkları için MASKİ Genel Müdürümüze teşekkür ediyorum. Su yönetimi ile ilgili çok değerli akademisyenlerimiz, yönetim noktasında uzaman kişiler davet edilmiş ve kendileri de buraya teşrif etmişelerdi. Kendilerine de çok teşekkür ediyorum. Burada Bakanlık temsilcilerimiz olduğu gibi ülkemizin farklı illerinden Sular İdaresi  Genel Müdürlerimiz de buradalar. Kısaca Malatya hakkında bilgi vermek istiyorum. Biz Malatya’yı tarif ederken Malatya insanlık medeniyetinin başladığı, Anadolu’yu anayurt yapan desten şehri olarak tarif ediyoruz. Niye insanlık medeniyetinin başladığı yer dersek, ilk devlet hayatı, bürokrasi hayatı, ilk yerleşik hayat, ilk muhasebe kayıtları, ilk gümrükleme işlemi, taş devrinden demir devrine geçiş dönemi, yani medeniyetin zuhur ettiği, başladığı yer Malatya’dır. Biz bunu 20 sene önce söylediğimizde bu kadar kıymet ve anlam taşımıyordu. Ancak UNESCO 2021 yılında 26 Temmuz’da yapmış odluğu toplantıda bizim savunmalarımızı tasdik ederek, evet dedi, insanlık medeniyetinin başladığı yer Malatya’dır dedi. Bu anlamda Malatya çok öneli bir şehirdir. Diğer taraftan biz Anadolu’yu anayurt yapan Destan Şehri diyoruz. Anadolu’yu biz tarih kitaplarında okurken 1071’de Romen Diyojen ve Alparslan arasındaki savaşın sonunda Anadolu’nun kapılarının Türklere açıldığı ifade ediliyor.  Oysaki Battalgazi, Hasan Gazi, Hüseyin Gazi, Abdulvahap Gaziler o tarihten 400 yıl önce 650’li yılların ikinci yarısından sonra Anadolu’nun fethine başlamışlardır. Bu anlamda hem insanlık tarihi açısından, hem de Türk tarihi açısından Malatya önemli bir yerdir. Dolayısı ile güzel bir yere geldiniz. Anadolu’nun irşadında da Malatya çok önemli bir şehirdir. Böyle güzel bir şehre hoş geldiniz. Bu Çalıştay’ın verimli olmasını temenni ediyorum." dedi. 

Kuraklık ve küresel ısınma tehdidinin her geçen gün arttığına dikkat çeken Başkan Gürkan, "Özellikle son süreç içerisinde küresel ısınma, iklim değişikliği, kuraklık gibi kavramları Türkiye’de çok yoğun bir şekilde kullanıyoruz. Biz yaratılışın esasına baktığımız zaman bunlar çok zor bir şey değildir. Birçok çalıştay ve konferanslar yapılıyor. Bunlar kendimize dönme, özümüze dönme hadiselerini değerlendirirsek işimiz çok daha olay olur diye düşünüyoruz. Öğretmenlikten gelme biriyim. Öğretmenlikte sık kullanılan bir metot vardır. Basitten karmaşığa diye. Önce basitleştirip sonra karmaşık olan işlemleri yönetim anlamında ölçüp ve değerlendirip, formata büründürdüğümüz zaman yaptığımız işte bir anlam ifade etmiş oluruz. Geçtiğimiz günlerde Ulusal bir televizyonda bir soru sordular. Küresel ısınma, iklim değişikliği ve kuraklık ile ilgili ne düşünüyorsunuz dediler. Herkes her canlı yaradılışının esrarına riayet etsin dedim. Bitkiler alemi, sözüm ona hayvanlar alemi yaradılış esrarına riayet ediyor. İnsanlar bu düzeni bozuyor. Küresel ısınma, iklim değişikliği ve karbon salınımı gibi hadiseler burada başlıyor." diye konuştu. 

Yatırımlarda kaynak oluşturma noktasında büyük başarılara imza attıklarını vurgulayan Başkan Gürkan, sözlerini şu ifadelerle noktaladı, "Biz göreve geldiğimizde ilgili arkadaşlarımıza asfaltsız, susuz, kanalizasyonsuz hiçbir yerleşim yeri kalmayacağı gibi akarsulara atık sular da karışmayacak dedik. Kaynak noktasında biz kaynağı buluruz dedik. Yöneticinin görevi kaynağı bulmaktır. Ağlama duvarı değildir. Hasbi ve içtenlikle çalıştığınızda kaynak problemi yaşamaz. Bir birim kaynak yüz birim iş yapar. Eğer bunların içerisine haram katarsanız o bir birim sizleri heder eder ve bir iş yapamazsınız. Burada 55 ilimizden Su ve kanalizasyon idareleri genel müdürleri ve bakanlık temsilcilerimiz var. genel bir mantalite ile hareket etmekten ziyade sahada halın anlayabileceği şekilde ve onların örnek alabileceği şeklinde ifade edilirse çok daha doğru bir çalıştay olur düşüncesindeyim. Çalıştayı kitap haline getirdiğimiz zaman vurucu ve kalıcı örneklerle akademik şekilde geçirmemiz lazım. Aksi halde bir verim alamayız."

 

VALİ ŞAHİN," MALATYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ÇOK ÖNEMLİ İŞLER YAPMIŞ"

Malatya Büyükşehgir Belediyesi tarafından Malatya'da büyük hizmet ve yatırımların kazandırıldığını kaydeden Vali Hulusi Şahin, bunlardan en önemlisinin su va atıksu yönetimi ile ilgili yatırımların olduğunu söyledi. Özellikle Scada sisteminin önemini vurgulayan Vali Şahin, "Değerli misafirler Türkiye’nin gelmiş olduğu nokta gerçekten gurur veriyor. Bundan 20-25 yıl önce dağdan köye bir boru yardımı ile su getirip çeşme yaptığımızda ‘artık su ile ilgili bir mesele kalmadı’ derdik. Ama bugün itibariyle Malatya’nın kırsal mahallerine baktığımızda tıpkı şehir gibi hizmet alıyor. Üstüne bir de atığının da yönetildiği bir noktaya gelmesi Türkiye’nin geldiği noktayı gösteriyor. Ayrıca Malatya’nın 800 binin üzerinde nüfusu ileri biyolojik arıtmasını yapabiliyor olması da gerçekten takdirin üzerinde çünkü mesaisinin yüzde 70’ni belediyecilikle uğraşan bir kardeşiniz olarak bu işlerin ne kadar zor olduğunu biliyorum. Malatya Büyükşehir Belediyesi çok önemli işler yapmış, Sacada sistemi ile çalışmalar yapıyor. Arkadaşlar ölçemediğiniz bir şeyi yönetemezsiniz de o nedenle Scada sistemi çok önemlidir ve bu sistemin düzenli bir şekilde işlemesi çok değerlidir. 
Fotoğrafın başka bir yüzü de var. Türkiye hala atık sularının önemli bir kısmını ya hiç arıtmadan ya da basit bir fiziksel arıtmayla derelere akıtan bir yapıdadır. Hemen çevre illerde öyle şehirler var ki nüfuslarının önemli kısmının atığını en yakın dereye boşaltıyorlar. Yine içme suyunda kilometrelerce kanserojen madde içeren asbest borular kullanılıyor. Yani daha yapacak çok şey var. Tabii karar vericiler, siyasi irade kullananlar pahalı bir iş olan altyapı işine pek fazla girmek istemiyorlar. Bu işlere girmeyince ne olur, o işler birikir birikir ve daha büyük bir mesele olarak elinizde patlar. Türkiye’de maalesef altyapı çalışmaları halı altına süpürülerek, yok farz edilmiş meselelerdir. Eğer altyapıyı layıkıyla yapmazsak üste yapılan yapıların hiçbir değer yoktur. O nedenle karar vericiler bu çalışmaların maliyetini göz önüne alıp altyapıyı, içme su yönetimini ve atıksu yönetimini her zaman ajandalarının en üstüne almaları lazım. Eğer bunları yaparsak çok daha sağlıklı bir şekilde içme suyu yönetimini sağlarız." ifadelerine yer verdi. 

Ebubekir AtillaEbubekir Atilla

YORUMLAR