Malatya
Giriş Tarihi : 09-08-2017 17:13   Güncelleme : 09-08-2017 17:13

Teröristlerin korkulu rüyasi TORUK!

Güneydogu ve Dogu Anadolu Bölgelerinde bölücü terör örgütünün topragin altina yerlestirdigi patlayici maddelerin tespiti için üretilen ve havadan görüntüleme sistemiyle topragin 30 metre altinin adeta röntgenini çeken TORUK-103, teröristlerin korkulu rüyasi olacak

Teröristlerin korkulu rüyasi TORUK!

Dogu ve Güneydogu Anadolu Bölgelerinde devam eden terörle mücadele operasyonlarina katki saglamasi amaciyla üretilen ve TORUK-101, TORUK-102, TORUK-103 modelleriyle topragin 30 metre altini görüntüleyen, bu sayede topragin altinda bulunan patlayici maddelerin tespitini saglayan yer alti görüntüleme sistemlerinde son asamaya gelindi. Projenin baslangiç asamasini anlatan IDEM Teknoloji Yönetim Kurulu Baskani Necmettin Ünal, Güneydogu ve Dogu Anadolu Bölgelerinde yasanan terör olaylari sonrasinda yer altina dösenen patlayici maddelerin tespitinin yapilmasi için bir teknoloji üretmeyi düsündüklerini ve bu olaylarin önüne geçmek için 2014 yilinda çalismalara basladiklarini söyledi. Yapilan çalismalar neticesinde TORUK-101 modelini ürettiklerini ifade eden Ünal, “Bu model, manüel olarak 30 metreye kadar yer altinda bulunan tüm tehlikeli maddelerden tutun ki dogabilecek bütün riskli maddeleri tespit edebilen bir cihaz. TORUK-102 modelimiz ise bunu askeri araca veya polis aracina monte ederek etraftaki tehlikeli olabilecek maddeleri tespit eden bir cihaz. Son asamamizda ise bir sehri, mahalleyi veya caddeyi, sokagi drone ile tespitlerini yapip bölgede olabilecek tehlikeli kollari ortaya çikartmak için yola çiktik. Bu tamamen Türk mühendislerinin yaptigi bir çalisma ve yazilimi dahil yüzde 100 Türk ürünüdür. Bununla gurur duyuyoruz” diye konustu. Ilk etapta topragin altinda bulunan patlayici maddelerin tespiti için yola çiktiklarini ancak yapilan testlerde cihazin yer altindaki arkeolojik kazilarin tespitinde, su kaynaklarinin bulunmasinda ve madencilik alaninda da faydali oldugunu fark ettiklerini kaydeden Ünal, “Bunun yaninda belediyelerin altyapi çalismalari veya bir bina yapilacagi zaman bu binanin jeolojik altyapisi nedir, neler içermektedir gibi seylerin de tespitinin yapilacagini biz bütün testlerde gördük. Ilk çalismamizda biz bunu güvenlik güçlerimiz için yapmistik ama test çalismalarimizda birçok alana hitap ettigini gördük ve bu bizi inanilmaz mutlu etti” ifadelerini kullandi. Ünal, ilkbahar ve yaz aylarinda bölücü terör örgütü mensubu teröristlerin sehirlere indigine ve kis aylarinda ise magaralara çekildiklerine dikkat çekerek, TORUK-103 modelinde drone ile magara içerisindeki mühimmatlar, olabilecek tehlikeli maddeler, silahlar, el bombalarinin yukaridan tespit edilebilecegini belirtti.

"SU ANDA UYGULANAN MAYIN ARAMA CIHAZI ÇOK YETERSIZ"

TORUK-101, TORUK-102 ve TORUK-103 modelleri üzerinde son asamaya geldiklerini anlatan Ünal, hedeflerinin topragin 100 metre altini görüntülemek oldugunu söyledi. Elde tasinabilir mayin tarama sistemlerinin aksine sinyal alarak degil sinyal gönderip karsiligini alarak topragin altindaki verileri gördüklerini, ayrica jeoloji mühendislerinin belirledigi 362 çesit ürünün tespit edilmesi noktasinda çalismalarini sürdürdüklerini kaydeden Ünal, “Güvenlik güçlerimizin kullandigi cihazla olabilecek bir patlayiciya siz yaklasik 2-3 metre kala sinyal alirsiniz ve aldiginiz zamanda is isten geçer. Bizim içimizi acitan konu da bu. O sinyali aldiktan sonra bombanin patlamasi zaten 100 metrelik bir alani kapsiyor. Bizim amacimiz topragin altinda bulunan bir patlayiciyi yaklasik 800-1000 metre arasinda tespit etmek ve kayitlarini alabilmek. Su anda uygulanan mayin arama cihazi çok yetersiz ve bizim gelistirdigimiz cihaz onun çok çok üstünde ve önceden bilgi veren bir cihaz” dedi.

HAVADAN TOPRAGIN 30 METRE ALTI GÖRÜNTÜLENEBILECEK

TORUK-103 cihazinda drone kullanilarak havadan görüntülemede topragin 30 metre altinin görüntülenebildigini aktaran Ünal, konusmasini söyle sürdürdü:

“Drone’u öncelikle belli bir mesafe kaldirmaniz gerekiyor. Hava sartlarini ve üzerindeki agirligi da göz önüne aldigimiz zaman bunun hareket imkani veya terör örgütlerinin bunu gördügü anda imha etme düsüncesinin çok basit olabilecegini düsünün. Drone ne kadar yüksege çikabilirse çiksin, yukari kalkip hedef noktasi olarak aldigi nokta arasindaki bosluk degil, topragi veya bir yapiyi gördügü andan itibaren 30 metrelik alanin taramasini yapiyor. Yani topragin altina giden 30 metrelik bir alandan bahsediyoruz. Bizim buradaki hedefimiz topragin altinda bulunan patlayici maddeler ve bunun havadan tespitinin yapilmasiydi. Dolayisiyla bölücü terör örgütünün binalari kendilerine savunma alani veya cephanelik alani olarak kullandigini gördük. Bu esnada drone ile yukaridan aldigimiz görüntülerde o binalarda bulunan teröristlerin ellerindeki bomba, silah ve mühimmatlari tespit edip, merkeze bilgi vermek kaydiyla güvenlik güçlerimize yardimci olmayi düsünüyoruz. Drone’un imha edilmesi halinde veriler aninda merkeze ulastiriliyor. Dolayisiyla veriler kayit altina alindigi için bir sikinti ortaya çikartmiyor.” Ünal, Eylül ayinda yapilacak lansman ile TORUK yer alti görüntüleme sistemlerinin yer altindaki göz olarak ülkemize hizmet verecegini belirtti.  TORUK yer alti görüntüleme sistemlerinin çalisma sistemini anlatan IDEM Teknoloji Genel Müdürü Idris Özdemir ise, “Test yapacagimiz asamada öncelikle kendimize bir bölge belirliyoruz ve referans noktasi aliyoruz. Bu referans noktasindan belli araliklarla taramalar yapiyoruz. Bu cihaz kisinin kullanacagi TORUK-101 modelimiz. Diger modellerimizde ise otonom olarak cihaz kendisi tarama yapacak. Zamanini ve bölgeyi yazilim üzerinden GPS ile konumu belirledikten sonra cihaz otomatik olarak belirledigimiz noktadan baslangicini yapip, daha sonra bölgesinin taramasini tamamlayip güvenli noktaya inisini yapacaktir” ifadelerini kullandi. TORUK-101 modeli ile Hacettepe Üniversitesi Teknokent bölgesinde tarama yapan Özdemir, izlenen asamalari söyle aktardi: “Kendimizce 30 santimetre araliklarla bir ölçüm yaptik. Bunu 15 cm araliklarla yaparsak daha hassas bir ölçüm yapariz. Eger 1 metre araliklarla yaparsak hassasiyeti az bir ölçüm yapmis oluruz. Buradaki ölçümümüzü tamamladik. Simdi 30 metre alt kisimda olan maddelerin incelemesini yapacagiz. Derinliklerine varana kadar hangi ürünün ne derinlikte oldugu bilgisini görebilecegiz. Bu ölçümünü yaptigimiz ürün demo. Normal sartlarda herhangi bir sekilde böyle bir zaman bekleme süreci olmayacak ve cihazin üzerinden direkt olarak görseli elde edecegiz. Az önce yaptigimiz çalismada bulundugumuz bölgede insaat çalismasi, yol çalismasi oldugundan dolayi topragin içerisinde farkliliklar vardi. Buradaki görselimizde bunlarin farkliliklarini görebiliyoruz. Bizim normal toprak degerimiz 1800-3000 arasindadir. Burada 1860 ile 2360 arasinda görebiliyoruz. Burada topraktan baska bir sey yok diyebiliriz ama buradaki görsel farkliliklar topragin sahip oldugu çesitliligi gösteriyor. Kirmizi ile gördügümüz bölgelerde çimento atiklarindan kaynaklanan ve yesil olanlar ise tarama yaptigimiz bölgenin sahip oldugu dogal toprak yapisi ve maviler diger bölgeden gelen kizil topraklara denk geliyor. Su andaki yaptigimiz çalisma alan itibariyle dar bir alan oldugu için bu hassas degerleri görebiliyoruz.” Çorum Iskilip bölgesinde yapilan bir çalisma hakkinda bilgi veren Özdemir, “Bu bölgede bir su rezervinin olup olmadiginin taramasini yaptik. Bölgedeki arkadaslarimiz, burada bir çesme oldugunu ve selle birlikte bu çesmenin kapandigini, yerini bulamadiklarini söylediler. Buna istinaden bir çalisma yaptik. Az önce bahsettigim 2000-3000 arasindaki degerlerin üzerinde bir deger olan 800-4600 arasindaki degerleri gördük. 4600 degeri oradaki çesmenin sahip oldugu toprak altindaki yapiyi gösteriyor. 800 degerimizde ise suyun kaynak noktasini görebiliyoruz. Ayrica buradaki selden dolayi bu çesmenin kaya yapisinin kaydigini, bölgeden gelen suyun sizip yayildigini ve o bölgedeki islakligin boyutunu görebiliyoruz” dedi.