Kültür & Sanat
Giriş Tarihi : 28-08-2021 14:51   Güncelleme : 28-08-2021 15:01

Taşhoran Kilisesi Yeniden Açıldı

Yeşilyurt Çavuşoğlu Mahallesinde bulunan ve yıllardır atıl bir vaziyette bekleyen Taşhoran Kilisesinin Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından açılışı gerçekleştirildi. Kültür ve Sanat Merkezi olarak hizmet verecek olan kilisede, ermeni vatandaşlar ibadet de edebilecek.

Taşhoran Kilisesi Yeniden Açıldı

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan Taşhoran Kilisesi olarak bilinen ve yeni ismiyle Taşhoran Kültür ve Sanat Merkezi’ nin açılış programında birlik, beraberlik ve hoşgörü mesajları verildi. Programda ilk konuşmayı yapan Türkiye Ermenileri Patriği Sahag Maşalayan, Kilisenin yeniden düzenlenerek açılmasının ve içinde ibadet yapılabilecek olmasının kendilerini memnun ettiğini belirterek; “100 yıl sonra bir sanat ve kültür merkezi olarak onarılan Taşhoran kilisesi aynı zamanda Hristiyan vatandaşlar için ibadete de açılıyor. Ebetteki bu ülke barışı, birliği ve kardeşliği açısından çok önemli bir mesaj olarak algılıyoruz bunu. Anadolu’nun yitmeye yüzmeye tutmuş zenginliklerinin kazandırılması ve tekrar gün ışığına çıkartılmasının hepimiz için büyük bir kazanç olduğunu belirtmek isterim. Hayırlı, uğurlu olsun. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.

“UYGARLIKLARA SAHİP ÇIKMALIYIZ”

Daha sonra söz alan Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan ise Malatya’nın İnsanlık medeniyetinin başladığı Anadolu'yu Anayurt yapan destan şehri olduğunu dile getirerek şöyle konuştu: “Malatya’yı Cafer Höyük ile birlikte, Aslantepe höyüğü ile değerlendirdiğimiz zaman 9000 yıllık bir geçmişi olduğunu görüyoruz. Bu geçmişle birlikte üzerinde getirdiği medeniyetler, uygarlıklar ve kültürlerden bahsediyoruz. Bugün yaşayan insanlar olarak geçmiş kültürlere medeniyetlere uygarlıklara sahip çıkmak ile ilgili sorumluluklarımız var. Geçmişini bilmeyenin geleceği emin adımlarla yürümesi mümkün değildir. Kültür bakımından da toplum bakımından da mimari bakımından da milletler bazında böyledir. İnsanlık tarihi açısından da bu böyledir. Dolayısıyla bir geçmiş kültür ve medeniyet getirdiği uygarlıkların toplumların kümülatif toplamları ile bugünkü Malatya’yı inşa ediyoruz. 

“UYGARLIK MEDENİYETİ MALATYA'DA BAŞLADI”

Bir memleketin geçmişinde ne kadar derin kültür uygarlık ve medeniyet yaşamış ise o memleket o kadar değerli bir memlekettir. Onun içindir ki seçkin insanların yaşadığı değer olarak ifade ediliyor. Yukarı Mezopotamya'da insanlığın,  medeniyetin ilk devlet hayatının, bürokrasi hayatının ilk muhasebe kayıtlarının, ilk gümrükleme işlemlerinin ilk taş devrinden demir devrine demirin alet ve  silah olarak kullanılması burada zuhur etmiştir.   Geçtiğimiz ay yapılan toplantılar Birleşmiş Milletler, bütün uygarlık camiası uygarlık medeniyetinin Malatya'da başladığını tescil etmiştir. Tabi burada medeniyetin bugünkü sahipleri mirasçıları olarak bizim üzerimize de büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu sorumluluklar geçmişteki inkişaf iş medeniyetleri günümüze günümüzden de ileriki gelecek kuşaklara aktarmak gibi sorumluluktur. Bu sorumluluklarımızın ve yükümlülüklerimizin müdrikinde ve idraki içerisindeyiz.

“ASLINA UYGUN OLARAK RESTORE EDİLDİ”

Burası da sizlerin de bildiği gibi 1878 yılında bir usta tarafından kilise yapımına başlanmıştır. 1893 yılında bitirilmiş, akabinde deprem olmuş tekrar deprem ile birlikte 1905 yılında bu süreç tamamlanmış tekrar faaliyete geçirilmiştir. Bir yangın neticesinde yanmış kendi haline terk edilmiş metruk bir hale gelmiştir. Biz tarihimizin değerlerini kendi haline terk edemezdik etmedik de.    Ayağa kaldırılması noktasında 1977 yılında koruma kurulunca tescil edilmiş bir yerdir. Hemen sonra buranın kamulaştırma ile ilgili restorasyon projelerini başlattık. Uygun bir şekilde koruma kurulunun projesine uygun olarak yapıldı. Çevre ile ilgili cephe giydirme cephe boyamaları da yapılarak bugün burası kültür sanat merkezi olarak açılımı gerçekleştirildi.

“YARATILANI YARADANDAN ÖTÜRÜ SEVİYORUZ”

Bildiğiniz gibi Ermeniler millet-i sadıkadır. Malazgirt Meydan Savaşı'nı Biz Ermeni kardeşlerimiz bir birlikte yaptık. Onun içinde millet-i sadıka almıştır. Sultangazi'nin yanında Doğu romalılara karşı Romen Diyojen’ e karşı Ermeni kardeşlerimiz bizlerle birlikte Doğu Anadolu'nun Anayurt yapılması noktasında savaşmışlar ve kan dökmüşlerdir. Bizim içimize nifak, fesat sokmak isteyenler burada da yurt dışında olabilir.  Biz doğru bildiğimiz yolda emin adımlarla hiçbir tereddüt göstermeden istikametimize varacağız. Bizim amacımız bütün bu insanların bu şehirde yaşayan bütün insanların huzur içerisinde güven içerisinde duygu ve düşüncelerini fikirlerini ifade edebilecek özgürlük kavramı içerisinde kendilerini ifade edebilecekleridir. Rahmetli Turgut Özal üç Hürriyet'ten bahseder. Bir fikir hürriyeti teşebbüs hürriyeti bir de inanç hürriyeti derdi. Bizim dinimiz de hakikaten bunu bize emrediyor. Bizim dinimiz imanın şartlarından biri bütün Peygamberlere inanmak bütün kitaplara inanmaktır diyor. Dolayısıyla ahlakımızı da dinimize göre dizayn edeceğiz. Yaratılanları seveceğiz. Kardeşlik duygusu içerisinde olacağız yaratılanı yaradandan ötürü seveceğiz. Bizim Ermeni kardeşlerimizle geçmişte çok güzel yaşanmış iftarımız paylaşımlarımız olmuştur. Komşularımız olmuştur. Terzilik kalaycılık, gibi sanatlar ermeni kardeşlerimiz tarafından bize sirayet etmiştir.  Şehrin huzur şehri olması lazım. Türkiye paydasında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin payidar olması için çalışacağız. Ayrılıktan hiçbir fayda gelmez. Ayrılıkta azap vardır birlikte gelecek ve istikbal vardır. Bir birlik ve beraberlik içinde olacağız.”

“BİRLİK VE BERABERLİĞE KATKI SUNACAK BİR PROJE”

Malatya Valisi Aydın Baruş ise, “Biz büyük bir medeniyetiz. Binlerce yıldır Anadolu topraklarında hoşgörü ve anlayışı üzerine kurulu bir yaşam kurmuş ve her türlü ırktan, dinden, etnik kökenden, inançtan insanların yaşam tarzlarına saygı göstermiş bir milletiz. Malatya tabir ettiğimiz, yolların kesiştiği, medeniyetlerin buluştuğu bir medeniyet noktasıdır. Aslantepe tarihi Malatya’yı Milattan önce 7 bin yılına kadar götürüyor. Tabi kazılar devam ettikçe bu tarihin çok daha eskilere gideceğini biliyoruz. Bir şehrin değeri bir şehri değerli kılan tarihsel süreç içinde orada yaşayan insanların yaşam tarzlarını, kültürlerini yansıtan mirasa sahip çıkmasıyla ölçülür. Şehirleri şehir yapan, onlara kimliğini veren bu yapıların ve bu yapılarla birlikte yaşayan insanların kültürünü devam ettirip, ettiremediğidir. Bu anlamda Malatya çok zengin bir kültür mirasına sahip. Bu yıl içerisinde bildiğiniz gibi anlamda UNESCO kültür mirası daimi listesine giren Aslantepe burada çok eski medeniyetlerin yaşadığını ve o medeniyetlerin tarihsel süreç içerisinde birbirlerinden etkilenerek bu günlere geldiğinin en önemli nişanesidir. Anadolu’nun kardeşliğine, Anadolu’nun hoşgörüsüne bu milletin büyüklüğüne halel getirecek her türlü olaydan uzak durmamız lazım. Tabiki Türk Vatandaşlarımız, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız ve dünya insanlığı burayı bir kültür ve tarih eseri olarak ziyaret ettiği gibi Ermeni vatandaşlarımız da inanç ziyaretlerini rahat bir şekilde yapabilecekler. Burada Türkiye’nin başarısı için, Türkiye’nin birlik ve beraberliği için, büyük Türkiye’nin dünya medeniyetine katkı sunması için ve dünyada hak ve adaletinin gür sesi için her zaman dua edeceklerdir, biz buna inanıyoruz ve güveniyoruz. Buna güveniyoruz. ” ifadelerine yer verdi.

Açılış konuşmalarının ardından kurdele kesimi gerçekleşti, protokol ve katılımcılar açılışın sonunda kültür merkezini gezerek incelemelerde bulundular.

Taşhoran Kültür ve Sanat Merkezi’nin açılışına Malatya Valisi Aydın Baruş, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Selahattin Gürkan, İlçe Belediye Başkanları, Bazı kurum Müdürleri, Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan, Adıyaman ve çevre iller Metropoliti Ğriğoriyos Melki Ürek, Danışman Mimar Kevork  Özkaragöz,  Malatya Hayder Dan. Kur. Üyesi Garabet Orunöz,  Hosrof Köletavitoğlu, STK temsilcileri, kurum müdürleri, vatandaşlar katıldı.

A.Vahap Kaygusuz – Hanife Yiğit