Genel
Giriş Tarihi : 28-01-2016 19:36   Güncelleme : 28-01-2016 19:36

Suriyeli Ailenin Oglu Lübnan'da Mahsur

Suriye’de savasin basladigi ilk yillarda maddi sikintilar bas gösterince, para kazanip ailesine göndermek için Lübnan’a geçen Ali Hamendus 3,5 yildan beri Beyrut’ta mahsur. Savasin büyümesiyle ogullarini alamadan Türkiye’ye siginmak zorunda kalan anne ve baba Hamendus’un tek istegi ise ölmeden önce ogullarini bagrina basmak…

Suriyeli Ailenin Oglu Lübnan'da Mahsur

 

 

Suriyeli ailelerin drami bitmek bilmiyor… Ya zulmü kendine ilke edinmis acimasiz rejimin bombalarinin hedefi oluyorlar ya da ülkelerini terk edip; hasretle, açlikla, sefaletle mücadele ediyorlar. Iste zulümden kaçarak Malatya’ya siginmis olan Hamendus ailesi de savasin parçaladigi bu ailelerden sadece bir tanesi… Gündüzbey’in hayirsever halki her ne kadar onlara kucak açip her türlü ihtiyacini gidermeye çalissa da evlat hasretine kolay kolay merhem olunamiyor. Aile Beyrut’ta mahsur kalan ogullarinin Türkiye’ye getirilmesi için Cumhurbaskani Erdogan ve Basbakan Davutoglu’nun devreye girmesi için adeta yalvariyor…

EVLAT HASRETI HASTA ETTI

 

Acili ailenin yürek sizlatan hikâyesi 3,5 yil öncesine dayaniyor… Suriyeli Ali Hamendus (27), ülkesinde iç savasin daha yeni basladigi dönemde, maddi sikintida olan ailesine destek olmak amaci ile Lübnan’a çalismaya gidiyor... Ancak savas büyüyüp tüm ülkeyi sarinca Hamendus ailesi Lübnan’daki ogullarini alamadan Türkiye’ ye siginmak zorunda kaliyor… Ülkeye Kilis’ten giris yapan aile daha sonra Malatya’ya gelerek Gündüzbey’e yerlesiyor. Gündüzbey halki tarafindan ihtiyaçlari giderilmeye çalisan 9 kisilik Hamendus ailesinin iki ogluna mahalle esnafi tarafindan is imkani da veriliyor. Ancak ailenin bir türlü dinmek bilmeyen evlat hasreti giderek büyüyünce anne ve baba hastalik sahibi oluyor…

ÖLMEDEN SON KEZ BAGRIMA BASAYIM

 

Oglunun her an ölüm haberinin gelecegi korkusu ile yasayan anne Raniye Hamendus, acisini su ifadelerle anlatiyor, “Recep Tayyip Erdogan kapilari açmasaydi hepimiz ölmüstük, Avrupa’nin ve Arap ülkelerinin mültecilere nasil davrandigini televizyonlardan görüyoruz. Türkiye’nin bize yaptigi iyiligi biz kendi irkimizdan görmedik. Irkimiz acimizi ve magduriyetimizi görmezden geldi. Burasi birçok Arap ülkesinden daha sicak ve daha samimi yaklasiyor bize, kapilarini sonuna kadar açti.  Allah Tayyip Erdogan’in zaferini daim kilsin insallah… Çünkü Erdogan düserse bizler de yok olur gideriz… Ben de çok hastayim ve 3,5 yildan beri göremedigim oglumu ölmeden önce son bir kez bagrima basmak istiyorum, bu hasrete daha fazla dayanamiyorum.”

LÜBNAN’DA ESIR GIBI YASIYOR

 

Kalp ve seker hastasi Baba Suphi Hamendus (57),oglunun Lübnan’da çok zor sartlar altinda olduguna vurgu yaparak,  “Ailemden 4 çocugum yanimda 5. Çocugum ise biz Türkiye’ye gelmeden önce çalismak için Lübnan’a gitmisti. Daha sonra savas büyüyünce Biz Türkiye’ye siginmak durumunda kaldik, Oglum ise Lübnan’da kaldi ve Kimligi ve pasaportu olmadigi için Oradan çikis yapamiyor. Oglumla telefonda konustugumuzda Lübnan Hükümetinin Suriyelilere çok iyi davranmadigini, esir hayati yasadigini, bulundugu mahalleden bir baska mahalleye geçemedigini ve türlü saglik sorunlari yasadigini belirtti. Çalistigi yerden parasini alamiyor, sikintidan agzinda dis kalmamis, Yasadigimiz bu üzüntü bizi hasta etti.  Sagligim giderek kötüye gidiyor, Seker ve kalp hastasiyim. Bu güne kadar savas magdurlarina kucak açip her türlü imkani saglayan Cumhurbaskanimiza çok minnettarim ve buradan yalvariyorum, “Ne olur oglumun Türkiye’ye getirilmesi için gerekli girisimlerde bulunun!” dedi.