Siyaset
Giriş Tarihi : 25-03-2021 16:24   Güncelleme : 25-03-2021 16:24

“Sultansuyu Harası Ehil Ellere Verilmeli”

Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Osman Marasalı, Sultansuyu Harasının üretime dönük olarak çalıştırılmasından yana olduklarına dikkati çekerek, “Ben Sultansuyu'nun ehil ellerde zarar edeceğine ihtimal vermiyorum. Ülkede tarım zarar etmez, zarar ettirilir. Bütün her şey gittikten sonra tarımının bizim elimizde kalmasının bize pek bir faydası olacağını zannetmiyorum” dedi

“Sultansuyu Harası Ehil Ellere Verilmeli”

Saadet Partisi Malatya İl Başkanlığı, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirildikleri Kongre’nin ardından Malatya basını ile bir araya gelerek gündemi değerlendirdi. Basın açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını da cevaplayan İl Başkanı, Osman Marasalı, Hükümet uygulamalarını eleştirdi.  Marasalı, yaptığı açıklamada “Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da değerli dava kardeşlerimle birlikte hakkın ve adaletin tesisi için Malatya’mızda gayretle çalışmaya devam edeceğiz. Sözlerimin başında ‘Yaşanabilir Türkiye’ temasını çok önemli bulduğumu ifade etmek isterim. Davamızın öncüsü Erbakan Hocamız mücadelesini ve siyasetini üç aşamalı bir hedef üzerine inşa etmişti. Bunlar, ilk aşamada; ‘Yaşanabilir Türkiye’, İkinci aşamada ‘Yeniden Büyük Türkiye’ Üçüncü aşamada ise adalet üzerine inşa edilmiş ‘Yeni Bir Dünya’ yı kurmaktı. Bizler de Erbakan Hocamızın emaneti olarak gördüğümüz bu hedefleri gerçekleştirmek için gayret sarf ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Marasalı, açıklamasını devamında ise şunları söyledi.“Yaşanabilir Türkiye” dediğimizde; Maddi ve manevi yönden kalkınmış bir Türkiye’yi, İhtiyaçlarımızın ülke içinde karşılandığı üreten ekonomi üzerine inşa edilmiş bir Türkiye’yi, Siyasetin algılarla, ekonominin faiz, vergi ve borçla yönetilmediği, ülkenin imkân ve kaynaklarının ranta değil halka aktarıldığı bir Türkiye’yi, Farklılıkların tehdit değil zenginlik olarak görüldüğü, üstünlük ve kibrin değil kardeşliğin esas alındığı, baskı ve tahakkümün değil insan hakları ve özgürlüklerin hâkim olduğu bir Türkiye’yi,             Kamu malına yetim malına sahip çıkar gibi sahip çıkan, atamalarda partizanlığın ve yandaşlığın değil ehliyet ve liyakatin ölçü alındığı bir Türkiye’yi Hedeflediğimizi ifade etmek istiyorum. Saymış olduğumuz bu idealleri gerçekleştirmek için Malatya’mızda gayret gösterecek olan; genç, dinamik, azimli ve şuurlu arkadaşlarımızdan teşekkül eden yeni yönetim kurulumuzun da başta Malatya’mız olmak üzere ülkemize ve tüm İslam âlemine hayırlı olmasını temenni ediyorum.”

İSTANBUL SÖZLEŞMESİNİN ANLAMI KOKTU

İstanbul sözleşmesinin iptal edilmesinin de yine gündem değiştirmeye yönelik bir operasyon olduğunun altını çizen Marasalı; “ İstanbul sözleşmesi aslında Türkiye'de tam olarak tartışılmadı, iktidarda bunun tartışılmasını istemedi. Sadece üstün körü, taraf olanlar, taraf olmayanlar. Taraf olanlar neye taraf olduklarının bilmiyor, taraf olmayanlar neye taraf olmadıklarını bilmiyorlar. İstanbul sözleşmesinde mahkemeler erkeği her daim haksız, kadının haklı bulsun demiyor. Ama 6284 sayılı yasa ile 2 taraf mahkemeye gittiğinde kadının beyanı esas alındığı için en büyük sıkıntı burada çıkıyordu. Bu yasa dururken İstanbul sözleşmesinin terk edilmesi yada terk edilmemesi çokta fazla bir şeyi ifade etmeyecektir. Bu anlayışı terk etmeden, ret etmeden kadın cinayetlerinin, kadına, çocuğa zulmün ya da aile facialarının son bulması mümkün değildir ”dedi.

SULTANSUYU HARASI EHİL ELLERE VERİLMELİ

Sultansuyu harasının özelleştirilmesi konusunda; “Sultansuyu Harasının üretime dönük olarak çalıştırılmasından yanayız. Ama bu yapılırken de hak, hukuk çerçevesinde ihalesi yapılır, ihale sonucunda en yüksek teklifi veren kimse oraya verilir. Ama Türkiye'de kamu ihale kanunu da 80-180 defa değişti. Dolayısıyla ihaleler şeffaf değil. İhaleleri yandaşlara verirseniz, işi bilmeyen yöneticileri sırf kendinizden olduğunu bildiğiniz kişileri yönetime getirirseniz bunun kaçınılmaz bir sonucu vardır. Ben Sultansuyu'nun ehil ellerde zarar edeceğine ihtimal vermiyorum. Ülkede tarım zarar etmez, zarar ettirilir. Bütün her şey gittikten sonra tarımının bizim elimizde kalmasının bize pek bir faydası olacağını zannetmiyorum” ifadelerine yer verdi.

A.Vahap Kaygusuz – Ali Nihat Yavuz