Ekonomi
Giriş Tarihi : 01-03-2021 14:39   Güncelleme : 01-03-2021 14:39

“Şubat Ayında Üretici ve Market Fiyat Farkı 4 Katı Aştı”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şubat ayında üretici ve market fiyat farkının 4 katı aştığını bildirdi. Üretici ve tüketici fiyatları arasındaki makasın bir türlü kapanmadığına işaret eden Bayraktar, lahananın 4,1 kat, maydanozun 3,9 kat, patatesin 3,5 kat, elmanın 3,3 kat, süt ve marulun 3,2 kat fazlaya tüketiciye satıldığını vurguladı

“Şubat Ayında Üretici ve Market Fiyat Farkı 4 Katı Aştı”

Bayraktar, bugün üreticide 68 kuruş olan lahananın 2 lira 79 kuruşa, 50 kuruş olan maydanozun 1 lira 96 kuruşa, 50 kuruş olan patatesin 1 lira 73 kuruşa, 2 lira 20 kuruş olan elmanın 7 lira 18 kuruşa, 2 lira 74 kuruş olan sütün 8 lira 89 kuruşa, 1 lira 68 kuruş olan marulun 5 lira 41 kuruşa satıldığını belirtti. Şubat ayında markette 42 ürünün 29’unda fiyat artışı, 8’inde fiyat azalışı, üreticilerde ise 34 ürünün 16’sında fiyat artışı, 6’sında fiyat azalışı meydana geldiğini,  markette 5 üründe, üreticide 12 üründe fiyatlar değişmediğini ifade eden Bayraktar, Şubat ayında fiyatı en fazla artan ürünün, marketlerde ve üreticide sivri biber; marketlerde ve üreticide fiyatı en fazla düşen ürün patates olduğunu bildirdi.  Şemsi Bayraktar, yaptığı açıklamada, Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak üreticiden tüketiciye halkın tamamını yakından ilgilendiren gıda fiyatlarındaki değişimleri takip etmeye ve kamuoyunu doğru bilgilendirmeye devam edeceklerini söyledi.

FİYAT DEĞİŞİMLERİNİN NEDENLERİ, SORUNLAR VE ÇÖZÜM YOLLARI

Üretici fiyatlarında en fazla fiyat artışının görüldüğü sivri biberde arz, örtü altından sağlanmakta olup, hasat edilen ürün miktarındaki azalma fiyata yansımıştır.   Havuçta ise arz depolardan sağlanmaktadır. Piyasaya arz edilen ürün miktarındaki azalmaya bağlı olarak fiyatlarda artış yaşandı. Portakal, mandalina ve limonda hasadın sonuna gelinmesi fiyatlara yansıdı.  Portakalda görülen fiyat artışına etki eden faktörlerden biri de rekoltede meydana gelen düşüştür. Kuru kayısıdaki artışta da üreticinin elinde ürünün azalıyor olması etkendir. Ispanak, karnabahar ve pırasada hasat yoğunluğunun azalması fiyatlara yansıdı. Zeytinyağındaki artışta rekoltedeki düşüş etkili oldu. Domateste ise ihracatın hareketlenmesi fiyata yansımıştır. Arz ve talepteki değişimlerin etkisinin yanı sıra artan yem fiyatları dana ve kuzu etinde fiyatları artırdı.  Şubat ayında takip edilen ürünlerin bazılarında görülen fiyat artışlarında, girdilerdeki fiyat artışları da etkili olmuştur. Nitekim başta gübre olmak üzere, elektrik, tarımsal ilaç fiyatları ve sulama ücretleri son bir yılda oldukça artmıştır. Girdi fiyatlarında görülen kur baskısı fiyatları yükseldi. Fakat kurdaki düşüş fiyatlara yansımadı. Özellikle gübre fiyatları, son zamanlarda çiftçimizi çok fazla zorlar hale gelmiştir. Son bir yılda enflasyon sadece yüzde 14,97 artarken, DAP gübresi fiyatı yüzde 63,4, üre gübresi fiyatı ise yüzde 76,7 arttı.  Fiyat artışlarında etken olan döviz kuru Kasım ayından bu yana yüzde 10,4 düşerken, gübre fiyatları bu dönemde üre gübresinde yüzde 37,2, DAP gübresinde yüzde 19,6 artmıştır. Kurdaki düşmenin gübre fiyatlarına yansımadığı görülmektedir. Son bir yılda cazibe sulama ücretlerinde yüzde 20,8 ile yüzde 25 arasında, pompaj sulamada ise yüzde 31,6 ile yüzde 34,8 arasında değişen oranlarda artışlar yaşandı.  Üretici maliyetlerini düşürmeden insanımızın ucuz gıdaya ulaşması mümkün değildir. Gübre, elektrik, sulama ve ilaç gibi girdilerde indirime gidilmelidir.

ÜRETİM PLANLAMASI VE ÖRGÜTLENME, SEKTÖRÜN İKİ ÖNEMLİ SORUNU

Birçok üründe bu kısır döngüyü yaşamaktayız. Para etmeyen ürünler üretici üretimden vazgeçtiği için bir yıl sonra para ediyor. Ürünlerin para ettiğini gören üretici daha sonraki sezonda üretimini artırıyor. Plansız bir şekilde yapılan bu üretim ürünün elde kalmasına neden oluyor. Bunun sonucunda üretici bankalara ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarını ödeyemiyor. Bu durum hem üretici hem de tüketicimiz açısından sürdürülebilir değildir. Üretimde istikrarın sağlanması için, üretim planlaması yapılmalı, çiftçi nerede, ne kadar ürün yetiştirebileceğini bilmeli, ürünler doğru yerde, doğru zamanda, doğru miktarda ekonomik olarak üretilmeli, üretim iç ve dış talebe uygun bir şekilde yapılmalı, üretici örgütlenmesine önem verilmeli, pazarlama sorunları çözülmeli, üretim maliyetleri düşürülmelidir. Üretim planlaması konusunda ilgili Bakanlığımızla işbirliğine hazır olduğumuzu ifade ediyorum. Ziraat Odaları olarak elimizi taşın altına koyarız, bundan çekinmeyiz. Ayrıca Türkiye’deki ekonomik örgütlerin görev tanımları değişmeli, idari ve mali yönden güçlendirilerek özellikle hasat dönemlerinde ekonomik faaliyette bulunmaları ve piyasada alım yapmaları sağlanmalıdır.”>>HABER MERKEZİ