Malatya
Giriş Tarihi : 24-07-2017 14:20   Güncelleme : 24-07-2017 14:20

Spor Aktiviteleri Bagimliliktan Koruyor

Düzenli spor yapan kisilerin daha az stres yasadiklarini ve yasam kalitelerini artirdiklarini belirten uzmanlar, dogal bir anti-depresan olan sportif aktivitelerinin depresyona karsi dogal bir koruma sagladigini, bu sayede zararli aliskanliklarin da önüne geçildigini ifade ediyorlar. Uzmanlar fiziksel olarak bedenimiz rahatladiginda, yasam kalitemizin de arttigina dikkat çekiyorlar

Spor Aktiviteleri Bagimliliktan Koruyor

Uzmanlar düzenli olarak spor yapan kisilerin daha az stres yasadiklarini söylerken, her gün 1 saat yapilan yürüyüs aktivitesinin bile kalp ve damar sagligindan alzheimer’a, bagisiklik sistemini güçlendirmekten kilo kontrolüne kadar, fizyolojik olarak sayisiz yarari olduguna dikkat çekiliyor. Dogal bir anti-depresan olan sportif aktivitelerin depresyona karsi dogal bir koruma sagladigini ve bosluktan kaynaklanan zararli aliskanliga yönelimi önledigini bildiren uzmanlar, ayrica fiziksel olarak bedenimiz rahatladiginda, yasam kalitemizin de buna paralel olarak arttigini kaydediyorlar.

SAGLIK TEHDITLERININ BASINDA HAREKETSIZLIK GELIYOR

Yesilay Dergisi Temmuz ayi sayisinda ana dosya konusunu fiziksel aktivite ve spora ayirdi. Tip arastirmalari, bugün birçok hastaligin teshisini mümkün kiliyor. Bu arastirmalar ile önceleri çaresiz hastalik olarak tanimlanan birçok hastaligin da tedavi yollari bulundu. Bu dönemde, hastaliklarin tedavisi kadar, söz konusu hastaliga yakalanmamak için neler yapilmali sorusuna cevap arayan tip dallari da ortaya çikti ve gelisti. Hemen hemen her hastalik için artik o hastaliga neden olan etkenler biliniyor. Ancak bugün insanlara en büyük zarari veren hastaliklarin altinda hareket eksikligi yatiyor.

ESKIYE ORANLA DAHA AZ HAREKET EDIYORUZ

Sadece Türkiye’de degil dünyanin her yerinde insanlar geçmis yillara göre daha az hareket ediyorlar. Buna neden olarak, teknolojik gelisim, ulasim imkânlarinin kolaylasmasi, bedene dayali islerin azalmasi gibi birçok nokta gösterilebilir. Bu nedenle de geçmis yillarda bu kadar yaygin olmayan birçok hastalik da daha fazla görülüyor ve yasaniyor. Günümüzde her ülkede devletler, STK’lar ve özel kurumlar fiziksel aktiviteyi ve egzersizi, genel anlamiyla sporu kamu nezdinde tesvik edici çalismalar yapiyor.

YASAM KALITESI ARTIYOR, ENDISELERI GIDERIYOR

Her gün 1 saat yapilan yürüyüs aktivitesinin bile kalp ve damar sagligindan alzheimer’a, bagisiklik sistemini güçlendirmekten kilo kontrolüne kadar, fizyolojik olarak sayisiz yarari bulunuyor. Ancak sporun olumlu etkileri sadece fizyolojiyle kalmiyor. En az bunun kadar ruh sagligina da etkisi bulunuyor. Spor aktiviteleri esnasinda beynin salgiladigi birtakim özel hormonlar, psikolojik bir rahatlik sagliyor. Düzenli spor yapan kisiler buna bagli olarak daha az stres yasiyor. Dogal bir anti-depresan olan sportif aktiviteler, depresyona karsi dogal bir koruma sagliyor. Fiziksel olarak bedeniniz rahatladiginda, yasam kaliteniz de artiyor. Buna bagli olarak da zihinsel olarak daha uyanik oluyor, endiselerinizden ariniyorsunuz. Hafizaniz gelisiyor. Düzenli bir uyku sistemi yakaliyorsunuz. Tüm bu olumlu gelismeler, genel olarak ruhsal durumunuzun da gelismesine yardimci oluyor. Her yastan insan için, olumlu sonuçlari olan fiziksel aktivitenin özellikle yaslilar için ayri bir önemi bulunuyor. Yapilan arastirmalara göre, belli bir yasin üzerinde olup da düzenli spor yapanlarin alzheimer’a yakalanma riski, yüzde 38 oraninda azaliyor.

BAGIMLILIK ILE MÜCADELEDE EK TERAPI

Sporun fiziksel ve ruhsal etkilerinin yaninda, bagimlilik ile mücadelede büyük önemi bulunuyor. Fiziksel ve zihinsel saglik üzerinde pozitif etkileri bilimsel arastirmalarla kanitlanmis spor ve egzersizin, bagimlilik rehabilitasyon sürecine dahil edilebilecek alternatif bir ek terapi olabilecegi hakkinda önemli çalismalar yapiliyor.

SPOR ÇOCUKLARI BAGIMLILIGA KARSI KORUYOR

Sporun insanlik tarihinin en önemli kültür varliklarinin basinda geldigini söyleyen Spor Psikologu Arda Coskun, olimpiyat oyunlarinin hem fiziksel hem de felsefi önemi oldugunu, spor kültürünün de aslinda insanin bedeninin sinirlarini asmasi ve kendini sürekli gelistirmesi anlamina geldigini belirtti. Arda Coskun, “Ne yazik ki son dönemlerde spor kültürünü nesillere aktarmakta zorluklar çekiyoruz. Bunun nedeni biraz da egitim sistemimiz. Genellikle spor derslerinde yapilan, sinifa bir top verip maç yapmalarini seyretmek oluyor. Öncelikli olarak genç nesillere spor kültürünün ve tarihinin anlatilmasi gerektigi kanisindayim” dedi. Sporun çocukluk ve gençlik döneminin saglikli bir ruhsal yapida geçmesine yardimci olan olgulardan biri olduguna dikkat çeken Arda Coskun, “Spor içinde çocuk geliserek, bagimsiz ve yeterli bir birey olmayi ögrenir. Bu noktada ailelerin tutumu da çocuklari tesvik edici ve cesaretlendirici olmalidir. Bu temeli kazanmis bir genç, ergenligi ve gençliginde de spordan gelen kazanimlari tüm yasantisina aktarabilir. Bagimliliklar çogunlukla bir gruba ait olma istegi ile bireyin hayatina girer. Hayati spor ve sanat gibi ugraslarla dolu olan gençlerin ise bu gibi davranislari göstermeleri daha az beklenmektedir” diye konustu.