Genel
Giriş Tarihi : 03-05-2020 15:23   Güncelleme : 03-05-2020 15:23

Sosyal Medya’da  Mahremiyete Dikkat

Koronavirüs sebebiyle karantina sürecinde dikkat edilmesi gerekenler hakkında yaptığı yayınlarla dikkatleri üzerine çeken KADEM Sosyal Medya ve Mahremiyet’i ele aldı. Burada Doç. Dr. Yiğitbaşı, “Medya hiçbir zaman hayatımızdan çıkmayacak.  Burada çocuklarımızda, gençlerimizde, yetişkinlerimizde  anı kaçırmayalım derken güvenliği de elden bırakmamalı. İnternette ücretsiz bir şey sağlanıyorsa aslında orda sizin dikkatiniz satın alınıyordur. Dolayısıyla kendi dikkatimizi en çok bize ihtiyacı olan yakınlarımızın üzerine toparlarsak çerez denilen içeriklerle dikkatimizi dağıtmış olmayız. Bu bizim en temel referansımız olmalı.” Uyarısında bulundu.

Sosyal Medya’da  Mahremiyete Dikkat
Koronavirüs sebebiyle karantina sürecinde dikkat edilmesi gerekenler hakkında yaptığı yayınlarla dikkatleri üzerine çeken KADEM Sosyal Medya ve Mahremiyet’i ele aldı. Burada Doç. Dr. Yiğitbaşı, “Medya hiçbir zaman hayatımızdan çıkmayacak.  Burada çocuklarımızda, gençlerimizde, yetişkinlerimizde  anı kaçırmayalım derken güvenliği de elden bırakmamalı. İnternette ücretsiz bir şey sağlanıyorsa aslında orda sizin dikkatiniz satın alınıyordur. Dolayısıyla kendi dikkatimizi en çok bize ihtiyacı olan yakınlarımızın üzerine toparlarsak çerez denilen içeriklerle dikkatimizi dağıtmış olmayız. Bu bizim en temel referansımız olmalı.” Uyarısında bulundu. Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) yaptığı etkinliklerle, çalışmalarıyla toplumsal duyarlılık kazandırmaya devam ediyor. Bu kapsamda kadem koronavirüs sebebiyle karantina sürecinde dikkat edilmesi gerekenler hakkında sosyal medya sayfasında canlı yayınlar yapıyor. İşte o yayınlardan biri de “Pandemi Günlerinde Ebeveynlik.” Sosyal medya ve mahremiyetin  konu olarak seçildiği programda  Dr. Öğr .Üyesi Zeynep K. Şerefoğlu Danış’ın moderatörlüğünü üstelenirken konuk olarak da Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı katılım sağladı. Burada önemli açıklamalarda bulunan Yiğitbaşı “Görünür olma isteği ve o motivasyon insanı gerçekten düşünmeden çok ani ve normal şartlarda yaptırmayacak hareketleri yaptırdıklarını görebiliyoruz. Mesafede sınır kavramı bu günümüzde görünür olmanın bize getirdiği haz ve baskı neticesinde ölümü veya bir intiharı bir şova dönüştürmeye döndü ne yazık ki. Bir yerde bir olayla karşılaştığımızda ona müdahale edip gerçekle sanalı karıştırma yani gerçeğe gidip ona müdahale etmektense sanala yönelip insanlara göndermeyi veya yayınlamayı düşünür hale geldik.  Bu belirsizlik ortamında özellikle salgın döneminde uzmanların psikiyatristlerin anda kalma gibi tavsiyeleri var her zaman için anda kalın o anı yaşayın bunu her zaman tavsiye ediyorlar. Bu salgın ortamında da belirsizlik var geçmiş hayatımızı düşünüyoruz geleceği düşünüyoruz nasıl olacak diye endişe ediyoruz. Bu durumda anda kalın o anı yaşayın gibi tavsiyeler bu süreçte dikkatimi çekiyor.  Bu zorunlu bir dönem ama ailemizle bu kadar zaman geçiremiyorduk bunun bir fırsat olarak görüp  bu noktada neler yapabiliriz diye   düşünmek bunun yolarını araştırmak lazım. Anı yakalayarak aslında o an orda bulunanlar kalbe ve zihne yatırım yapıyor. Öte yandan medya hiçbir zaman hayatımızdan çıkmayacak.  Şuan bile bu kadar hayatımızın içinde her anımızda yanımızda telefonsuz kalma korkusu gibi hastalık tanımları bile yapılmaya başladı. Çocuklarımızda, gençlerimizde, yetişkinlerimizde anı kaçırmayalım derken güvenliği de elden bırakmamalı. İnternette size ücretsiz bir şey sağlanıyorsa aslında orda sizin dikkatiniz satın alınıyordur. Yani bizim dikkatimizi,  algımızı yönlendirmeye çalışan  binlerce yer var. Dolayısıyla kendi dikkatimizi kendi çocuğumuza, akrabalarımıza, komsularımıza  en çok bize ihtiyacı olan yakınlarımızın üzerine toparlarsak çerez  denilen içeriklerle dikkatimizi dağıtmış olmayız. Bu  bizim en temel referansımız olmalı. Paylaşım yapacaksak elbette ki sosyal  mecralar bizi teşvik ediyor. Burada da gerçekten  kendi  hayatımızdaki kişilere açık yapalım hesaplarımızı  diğerlerine kapalı olalım. Sınır mesafe diyoruz ya burada da buna dikkat etmemiz gerek.  Çünkü bu paylaşımları milyonlarca insan görebilir  ve farklı şeyler için kullanılabilir.   Bu şekilde yaparsak bunların önüne geçmiş oluruz hiç değilse. Bu noktada şu hususa da dikkat etmeliyiz; çocuklarımızı çekip göndermek yerine izinlerini almamız gerek çünkü onlarda birer birey.” İfadelerini kullandı. [gallery ids="304100"] Hanife Sarı