Eğitim
Giriş Tarihi : 29-03-2021 16:51   Güncelleme : 29-03-2021 16:51

“Sınav Öğrenci İçin Son veya Başlangıç Değildir”

​​​​​​​ Pandemi gölgesinde yapılacak olan Üniversite sınavı öncesi Uzmanlardan altın değerinde öğütler geldi. Sınav başarısına göre öğrencilere muamele edilmemesi gerektiğini söyleyen Uzmanlar, bu süreçte Ailelere büyük iş düştüğünü belirtiyor.

“Sınav Öğrenci İçin Son veya Başlangıç Değildir”

26-27 Haziran 2021 tarihinde yapılacak Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı (YKS) için geri sayım sürerken öğrencilerde ve Velilerde heyecan arttı. Sınav öncesi Velilerin dikkat etmesi gereken hususları Gazetemize paylaşan Hacettepe Kurs Merkezi Müdürü Osman Doğan,” Veliler, öğrencilerinize emek verdiğini hissettirmek için onlara yarış atı muamelesi yapmayın. Evlatlarınıza bunu doğru yöntemlerle yapmalısınız.” dedi.

Öğrencilerin motivasyonunu sağlama için en temel faktörün sorumluluk olduğunu vurgulayan Doğan,” Öğrenciye sınava hazırlanıyor diye hiç sorumluluk vermemek de doğru değildir. Üstesinden gelemeyeceği sorumluluklar vermek de özgüvenini olumsuz etkileyebilir. Öreğin kendi odasını toplaması, eve ait alış veriş yapmak, sofra hazırlama veya toplamak doğal sorumluluklardır.” dedi.

Kahramanlık rolü yüklenmesi durumunda bu durumun ters tepeceğini kaydeden Doğan,” Okursan hem kendini hem de bizi kurtarırsın” türünde kahramanlık rolleri yüklemeyin: Toplumdaki sınıf atlama çabası, ekonomik kaygıları giderme yolu hep “iyi bir meslek” düşüncesini de beraberinde getirmektedir. İyi bir meslek hedefine ise iyi bir üniversite yoluyla ulaşma çabası bazen ailelerin çocuklarına kaldıramayacakları sorumluluk türleri yüklemelerine neden olmaktadır.” İfadelerine yer verdi.

Yasaklar ile başarının yakalanamayacağını söyleyen Doğan,” Yasaklamak yerine kısıtlamak: Çocuğunuzun tüm yaşamını sadece ders çalışma davranışıyla doldurmasını gelmesini beklemeyin. Dersin dışında her şeyi yasaklamak, başarıyı getirmeyecektir. Ders dışı etkinliklerin bir kısmını öğrenci kendi isteğiyle kısıtlamalıdır. Karşılaştırmalardan uzak durun: Anne babalarda çok sık gördüğümüz bir davranış türü de belki motivasyon amaçlı başvurulan, ama asla motivasyon yaratmayan, çocuğunun başarısını yakın çevredeki diğer çocukların başarısıyla karşılaştırma eğilimidir. “Komşunun kızı gece ikiye kadar çalışıyormuş, bütün gece ışığının açık kaldığını görüyorum. Üstelik ev işlerinde annesine yardım da ediyor. Onların ekonomik durumları iyi değil, ama çocuk zehir gibi, nasıl da çalışıyor, sen neden çalışmıyorsun anlamıyorum, yediğin önünde yemediğin arkanda, kendine ait odan var, odanda hiçbir eksiğin yok, her istediğini yapıyoruz ama yine de seni çalıştıramıyoruz” türünde bir konuşma genellikle tartışmayla biter.” Sözlerini kullandı.

Son olarak Osman Doğan, Fedakarlıkları yüzüne vurmayın: Yazımızın başında “onların bizi, bizim de onları seçme şansımız yoktu” demiştik. Üstelik biz istediğimiz için dünyaya geldiler. Fedakarlık, anne baba olarak bizim tercihimizdir. “Ben senin için saçımı süpürge ettim, her isteğini karşıladım, senin için kariyerimin doruk noktasındayken emekli oldum, babanla bir dönem sorunlarımız vardı, ayrılmayı düşündük ama senin için vazgeçtik” türündeki ifadelerin sonuca yönelik hiçbir katkısı yoktur.” şeklinde konuştu. 

Ebubekir Atilla – ÖZEL HABER