Genel
Giriş Tarihi : 04-09-2018 16:40   Güncelleme : 04-09-2018 16:40

Şarbon Yetiştiricileri Tedirgin Ediyor

Ankara, Sivas ve İstanbul’da görülen şarbon vakalarından sonra vatandaşlar tedirgin olmaya başladı. Bizde Malatya için bir risk olup olmadığını Veteriner Hekimler Odası Başkan V. Ergün Koşar ile konuştuk. Alım satım yaparken dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Koşar, “Özellikle hastalığın komşumuz Sivas’ta görülmesi hastalık çıkan bölgelerden ve karantina bölgesinden kaçak olarak çıkarılan hayvanların ilimize getirilmesi büyük bir risktir. Bu riskin önlenmesi için yetiştiricilerimizin hayvan alım- satımında hayvanların menşelerini iyice soruşturmaları gerekmektedir.” dedi

Şarbon Yetiştiricileri Tedirgin Ediyor
Kurban bayramı sonrası Ankara’da bir çiftçilikte ithal edilen hayvanlarda şarbon virüsü görülmüş ardından bu virüse Sivas ve İstanbul’da da rastlanılmıştı.  Biz de Malatya için bir risk olup olmadığını, üreticilerin alması gereken tedbirleri, tedavi yöntemlerini Malatya Veteriner Hekimler Odası Başkan V. Ergün Koşar ile konuştuk. Şarbonun akut enfeksiyon bir hastalık olduğunu vurgulayan Koşar şu ifadeleri kullandı: “ Anthrax, Bacillus Antracis tarafından oluşturulan septisemik özellikte akut , enfeksiyoz bir hastalıktır. Hastalarda vücut ısısının yükselmesi, dalağın şişmesi, kanın katran gibi koyu bir renk alması ve pıhtılaşmaması ile karakterize, insanlara bulaşan bir hastalıktır. Çiftlik hayvanlarından en çok koyun, keçi ve sığırlarda ölüme sebep olur. Yurdumuzun her bölgesinde ve her mevsimde görülen bir hastalıktır. Açlık, yorgunluk, kötü bakım, parazitler, fazla sıcak hava gibi faktörler hastalığın yayılmasında rol oynarlar. Hastalıktan ölen hayvanların, usulüne uygun gömülmemesi hastalığın yayılmasındaki en önemli etkendir. Hastalık etkenleri toprakta 50-60 yıl kadar canlı kalabilirler. Bu nedenle ölen hayvanlar su ve dere kenarlarından uzak, derin toprağa kireçlenerek gömülmelidir. Bulaşık merada otlayan hayvanlar veya buralardan biçilen otları yiyen hayvanlar hastalığa yakalanır. Çoğunlukla hastalık yazın, otların kurumaya başladığı dönemlerde fazlalaşır. Hayvanlar mikrobu aldıktan iki üç gün sonra hastalanırlar. İştahsızlık, halsizlik, sendeleme, titreme, solunum güçlüğü ve yüksek ateş başlıca belirtilerdir. Sancı, kan işeme ve ishal görüldüğünde hayvan ölür. Ölen hayvanların ağız, burun ve anüsünde kanlı akıntılar görülür. İnsanlar hasta hayvanları kesip yüzmek, pişirmeden etini yemek veya deri ve yünlerini işlemek sureti ile hastalığa yakalanırlar.” HASTALIGIN TEŞHİSİ ZOR Koşar sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Çok hızlı seyreden hastalığın teşhisi klinik belirtilerin az olması sebebi ile zordur. Kesin teşhis laboratuvar muayenesi sonucu olur. Tedavi zor olduğu için, koruyucu hekimlik ön planda tutulmalıdır. Hasta ve ölen hayvanlara dikkatli muayene yapılmalı otopsiden kaçınılmalıdır. Dezenfeksiyon çok önemlidir. Hastalık görülen bölgedeki tüm hayvanlar Anthrax hastalığına karşı aşılanmalıdır. Hastalık çıkan bölgede en az beş yıl aşılama yapılır. Genellikle aşılama ilkbahar döneminde yapılmalıdır. Aşı yapıldıktan 10-14 gün kadar sonra hayvanlar hastalığa karşı bağışıklık kazanırlar. Şarbon hastalığı ihbarı mecburi bir hastalık olup hastalık çıkan bölgede beş yıl süre ile mihrak olarak aşılama yapılır. Hastalık çıkan bölgede aşı yaptırılması zorunludur.” MALATYA’DA BU YIL HİÇ ŞARBON VAKASINA RASTLANILMADI Malatya için bir risk var mı sorusunu Koşar şu şekilde cevapladı: “Özellikle hastalığın komşu İlimiz Sivas’ta görülmesi İlimiz için; Sivas İlinde hastalık çıkan bölgeden / bölgelerden ve karantina bölgesinden kaçak olarak çıkarılan hayvanların İlimize getirilmesi büyük bir risktir. Bu riskin önlenmesi için yetiştiricilerimizin hayvan alım- satımında hayvanların menşelerini iyice soruşturmaları gerekmektedir.  2018 yılı içerisinde bugüne kadar hiçbir vakaya rastlanmamıştır. Yurdumuzun her bölgesinde ve her mevsimde görülen bu hastalığın İlimizde de görülme riski vardır.” GÖRÜLMEMESİ İÇİN NE TÜR ÖNLEMLER ALINDI? Koşar hastalığın Malatya’da görülmemesi için alına önlemleri şu şekilde sıraladı: “Daha önceki yıllarda hastalık çıkan bölgedeki hayvanların 5 yıl üst üste aşılanması zorunlu olduğundan hastalık çıkan bu bölgelerin ilkbahar döneminde düzenli olarak aşılanması en büyük önlemdir. Hayvan hareketleri yoğun olmadığı sürece hastalık işletme ile sınırlı kalmakla beraber hastalık göz ardı edilirse işletmedeki hayvanlar arasında hızla yayılır.” ÜRETİCİLER NE TÜR ÖNLEMLER ALMALI? Koşar: “Hastalığa karşı üreticilerin alacağı tedbirleri; hastalık çıkmadan önce alınacak tedbirler ve hastalık çıktıktan sonra alınacak tedbirler diye iki başlık altında sıralamak gerekirse, Hastalık Çıkmadan Önce Alınacak Tedbirler;  Önceki yıllarda hastalık görülen bölgedeki yetiştiricilerin hayvanlarını aşılattırmaları.  Yeni alınan hayvanlara aşı yapılıp yapılmadığına dikkat edilmesi ve belli bir süre diğer hayvanlardan ayrı bir yerde karantina uygulanması gerekmektedir.  Ahır, ağıl ve işletme girişlerinde gerekli olan dezenfeksiyon çukur ve paspaslarının bulundurulması, ahır, ağıl ve işletmelere hayvan bakıcılarından başkalarının sokulmaması, Özellikle süt işletmelerinde sağımda kullanılacak malzemelerin temizliğine dikkat edilmesi gerekmektedir.  Hastalık Çıktıktan Sonra Alınacak Tedbirler;  Hastalıktan şüpheli hayvanların derhal ayrı bir yere alınması, Ahır, Ağıl ve işletmelere giriş çıkışların yasaklanması, Tarım ve Orman İl/İlçe Müdürlüklerine en seri vasıta ile hastalık çıkışının haber verilmesi gerekmektedir.  Ahır, ağıl ve işletmelere yeni hayvanların girişine engel olunduğu gibi hayvan yemlerinin de giriş çıkışına engel olunmalıdır, Hasta hayvanlara ait sütlerin süt satıcılarına verilmemesi, Hastalık sönünceye kadar hayvan alım ve satımının yapılmaması, Hasta ve hastalıktan şüpheli hayvanlarla temas edenlerin, bu hayvanlara ait eşya, malzeme ve naklinde kullanılan vasıtaların dezenfeksiyonunun sağlanması gerekmektedir.” ŞARBONUN BELİRTİLERİ VE TEDAVİSİ Şarbon hastalığının belirtilerini ve tedavi yöntemini Koşar şunları dile getirdi: “Hayvanlar mikrobu aldıktan iki üç gün sonra hastalanırlar. İştahsızlık, halsizlik, sendeleme, titreme, solunum güçlüğü ve yüksek ateş başlıca belirtilerdir. Sancı, kan işeme ve ishal görüldüğünde hayvan ölür. Ölen hayvanların ağız, burun ve anüsünde kanlı akıntılar görülür. İnsanlar hasta hayvanları kesip yüzmek, etini yemek veya deri ve yünlerini işlemek sureti ile hastalığa yakalanırlar. Tedavi zor olduğu için, koruyucu hekimlik ön planda tutulmalıdır. Hasta ve ölen hayvanlara dikkatli muayene yapılmalı otopsiden kaçınılmalıdır. Dezenfeksiyon çok önemlidir. Hastalık görülen bölgedeki tüm hayvanlar Şarbon hastalığına karşı aşılanmalıdır. Hastalık çıkan bölgede en az beş yıl aşılama yapılır. Genellikle aşılama ilkbahar döneminde yapılmalıdır. Aşı yapıldıktan 10-14 gün kadar sonra hayvanlar hastalığa karşı bağışıklık kazanırlar.”