Sağlık
Giriş Tarihi : 27-06-2014 16:23   Güncelleme : 27-06-2014 16:23

Sahura kalkmayi ihmal etmeyin

Ramazan ayinda beslenme sekli önemli ölçüde degisir

Sahura kalkmayi ihmal etmeyin
Günlük en az 3 ögün olan beslenme düzeni, uzun yaz günlerinde 2 ögüne düser. Uzun süreli açlik sonrasi geç saatlerde iftarda, yüksek kalorili besinlere egilim arttigi için hizli ve bol miktarda tüketim olur. Beslenme sekillerinde görülen bu degisim mide ve bagirsak sorunlarini da beraberinde getirir.  Ramazan ayini saglikli geçirmek için ise dengeli bir beslenme düzeni olusturularak iftar sonrasi kisa süreli egzersizler önerilir. 

Sahur sabah kahvaltisi yerine geçer

Diyetisyen Ceren Aktas, Ramazan ayini saglikli geçirebilmenin püf noktalarini anlatti.  Aktas, sunlara degindi: “Ramazan’in en önemli ögünü sahurdur. Sahura kalkmadan oruç tutulmasi kesinlikle önerilmemektedir. Atlanmamasi gereken bu ögün sabah kahvaltisi yerine geçer ve tüm günü saglikli bir sekilde geçirebilmek için içeriginin özenle olusturulmasi gerekir. Sahura kalkmak metabolizmayi güçlendirerek gün içinde daha az acikma saglar. Ancak sahurda tüketilen besinlerin içeriklerine, tüm günü etkileyecegi için çok dikkat edilmelidir. Sahurda çok baharatli ve tuzlu yiyecekler gün içinde çok fazla su ihtiyacina neden olur. Ayni zamanda çay ve kahvenin bol tüketimi de bu içeceklerin idrara çikmayi artiracagi etkisi bulundugu için uygun degildir. Çay içilecekse iki bardagi geçmemelidir. Sahurda tüketilmesi gereken en önemli besinler; süt, yumurta, peynir çesitleri gibi uzun süreli tokluk saglayacak protein içerigi yüksek gidalardir. Bunun yaninda taze sögüsler de bol miktarda tüketilebilir. Bunlari yemesinde sakinca olan kisilerin ise; meyveli yogurt veya 1 su bardagi yarim yagli süt ile hazirlanmis 5-6 yemek kasigi misir gevregi tercih etmeleri uygun olacaktir. Uzun süren açligin ardindan iftarda agir ve enerji degeri çok yüksek olan besinlerin bir anda tüketimi, kan sekerinin yükselmesine yol açabilir. Oruç, hurma ve kuru kayisi gibi meyvelerle açilabilir. Sonrasinda ise 1 kase çorba ve salata ile devam edip ana yemege 15-20 dakika sonra geçebilir. Ana yemekte de bir miktar etli sebze yemegi, izgara et,  zeytinyagli sebze yemegi, yogurt, ayran gibi besinler tercih edilebilir.  Ramazan ayinda tüketilen besinlerin pisirilme yöntemleri de çok önemlidir. Kizartma hazmi zorlastirici ve kan sekerini yükseltici özelligi nedeniyle tercih edilmemelidir. Bunun yerine yemeklerin; izgarada, firinda, haslayarak, bugulayarak pisirilmesi tercih edilmelidir. Bu sekilde saglikli olan pisirme yöntemleri; mide kramplarina, reflüye, mide yanmasina ve hazimsizliga karsi koruyucudur. Iftarla sahur arasinda en az 2 ara ögün tüketilmelidir. Yemegin üzerine yaz meyvesi olarak bilinen kavun, karpuz veya az sekerli ya da sekersiz olarak hazirlanan komposto tüketilebilir. Yemekten 1 saat sonra küçük bir porsiyon sütlü tatli da tercih edilebilir. Iftardan ortalama 1,5-2 saat sonra ise yapilacak hafif tempolu yürüyüs, besinlerin sindirimine yardimci olacak ve zayiflayan metabolizmayi hizlandiracaktir. Uzun süre açlik, kabizlik sorununun artmasina sebep olabilir. Bagirsaklarin tembellesmemesi için iftardan sonra ara ara kurutulmus meyveler atistirilabilir. Ayrica kabizlik sorunu yasamamak için su tüketimi de son derece önemlidir. Su özellikle sicak havalarda daha da önem kazanmaktadir. Vücudun günlük su ihtiyaci 1,5-2 litreyken, yaz aylarinda bu gereksinim 2,5-3 litreye kadar çikmaktadir. Ramazan ayinin da yaza denk gelmesi sebebiyle belirtilen sivi ihtiyacinin mutlaka karsilanmasi gerekir. Tansiyon, seker ve kolesterol hastalarinin oruç tutup tutamayacaklarina, doktorlarina danisarak karar vermeleri gerekir. Oruç tutmasi sakincali olan hasta gruplari, doktorlarinin önerilerine uygun hareket etmelidir. Hamileler ve emziren anneler de iftar sofralarinin cazibesine kapilmadan yeterli miktarlarda besin tüketmelidir.”