“3 Harfli Marketler Pazarcıların Önünü Tıkıyor”

Malatya Seyyar Pazarcılar Odası Başkanı Ümit Emre piyasada yaşanan sorunlara değindi. Büyük marketlerin, esnafın dükkanlarda sattığı ürünleri reyonlayarak satışa sunduğunu söyleyen Emre, “Türkiye’mizin birçok yerinde olduğu gibi Malatya’mızda da birçok konuda tekelleşmeler var. Daha önce de dile getirdiğimiz gibi 3 harfli marketler diyoruz. Bu marketler bütün piyasayı ele geçirmeye çalışıyor. Bu marketlerde sebze, meyve, et, şarküteri, giyim kuşam, deterjan gibi bütün piyasadaki ürünler yer alıyor. Bu 3 harfliler pazarcıların önünü tıkıyor.” dedi.

Röportajımızın bu haftaki konuğu Malatya Seyyar Pazarcılar Odası Başkanı Ümit Emre oldu.

NE ZAMANDAN BERİ BU GÖREVİ YAPIYORSUNUZ?

Şu anda 3. Dönem olarak Malatya Seyyar Pazarcılar Odası Başkanlığı yapıyorum. Seçimlerimiz 4 yılda bir yapılıyor. Odamıza bağlı olarak 650 üyemiz var. Bunların ortaklarıyla, çalışanlarıyla birlikte yaklaşık olarak 2 bin 500 civarında bir esnaf gurubumuz var. Yani pazarcılar olarak Malatya’da biz 10 bin kişilik bir aileyiz. İlçelerimizdeki pazarcılarımız da odamıza bağlı olarak hizmet veriyorlar. Bu mesleği 30 yıldır yapıyorum. Bizler sokaklarda çalışan bir esnaf gurubuyuz. Bu nedenle de sokağın nabzı bizden sorulur desek yeridir. Biz, kar, yağmur, çamur, gibi her türlü hava şartlarına maruz kalan ve bu şartlarda çalışan bir esnaf gurubuyuz. Her şeyle birebir muhatap olurken elimizden geldiği kadar Malatyalı hemşerilerimize hizmeti evlerinin önüne, kapılarına kadar götüren bir esnaf gurubuyuz.

SEBZE VE MEYVE FİYATLARI KONUSUNDA MALATYA’YI NASIL DEĞERLENDİRİRSİNİZ?

Malatya’mız çok güzel bir şehir. Türkiye’nin kalbi diyebiliriz. Doğu ile Batı’nın birleştiği bir yer. Çok zeki, çok çalışkan insanları var. Çok da güzel arazilerimiz var ama meyve ve sebze konusunda dışarıya yani çevre illere bağımlı bir pozisyondayız. İlkbahar yaz dönemlerinde o kadar güzel ve verimli arazilerimiz atıl durumda kalıyor. Biz sadece kayısı ile oyalanıyoruz desek yeridir. Sonrasında ise Dolu vurdu, soğuk vurdu, kayısı yandı diyoruz ve arazilerimiz boş kalıyor. Üretim konusunda Malatyalı hemşerilerime maalesef sitem ediyorum. Çünkü çok güzel arazilerimiz var. Bu arazilerimizde hayvancılık istediğimiz kadar gelişmedi. Tarım alanında, sebze ve meyvecilik alanında istediğimiz kadar gelişme sağlanamadı. Yaz döneminde yerli ürün diye sattığımız birçok ürünümüz, Elazığ, Adıyaman, Kahramanmaraş gibi komşu illerimizden geliyor. Hobi olarak ekilen sebzeler de bir ailenin ihtiyaçlarını ancak karşılıyor. Sadece ekonomiye aile düzeyinde katkı sunuyor.

MEVSİMSEL SEBZE VE MEYVE FİYATLARI TÜKETİCİYE UYGUN MU?

Mevsimsel olarak da sebze ve meyve fiyatları dünyada yaşanan krize rağmen tüketici lehine çok iyi durumda. Geçmiş yıllara baktığımızda Antalya Mersin bölgelerinde sera ürünlerine geçildiği için fiyatlar daha yüksek oluyordu. Ama bu yıl fiyatların makul düzeyde olduğunu görüyoruz.

PAZARCI ESNAFI PİYASADA YAŞANAN SORUNLARA NASIL BAKIYOR?

Türkiye’mizin birçok yerinde olduğu gibi Malatya’mızda birçok konuda tekelleşmeler var. Daha önce de dile getirdiğimiz gibi 3 harfli marketler diyoruz. Bu marketler bütün piyasayı ele geçirmeye çalışıyor. Bu marketlerde sebze, meyve, et, şarküteri, giyim kuşam, deterjan gibi bütün piyasadaki ürünler yer alıyor. Bunlar örneğin Antalya’da bir seraya giriyor ve seradaki ürünlerin tamamını bir kalemde alıyor. Oradan ürünü toplu aldığı için insanlar onlara muhtaç oluyor. Dolayısıyla tüketici de bunlara muhtaç oluyor. Ondan sonra da piyasayı manipüle ediyorlar. Haldeki esnaflarımız var ama onlar da büyük marketler piyasayı eline geçirdiği için alım zorluğu yaşıyorlar. Bu da haliyle bize ve vatandaşa yansıyor. Bu nedenle de daha uygun fiyatla alabileceğimiz sebzelerin fiyatları yükseliyor. Bu tekelleşme kırılmadığı müddetçe fiyatlarda düşüklük beklememek gerekir.

SEBZECİLERİN BEKLENTİLERİ NELERDİR?

Ülkemizde enflasyon var. Beklentisi olan da harcama yapan kesim de alt kademe. Asgari ücretle çalışanların ev geçindirme dışında para biriktirme şansları yoktur. Piyasayı da hareketlendiren zaten bu kesim. Parayı harcayan kesimin elini rahatlatmak lazım. Bu emekli olur, Asgari ücretli olur kısaca dar gelirlilerin elini rahatlatmak lazım. Bizler her türlü fedakârlığı yapmaya hazırız, ancak alt gelir gruplarının desteklenmesi lazım diye düşünüyoruz.

Dar gelirlilerin rahat geçinmesi için, başta Devletimiz olmak üzere, iş adamlarımızın da biraz daha cömert davranmaları gerekir diye düşünüyoruz. Özellikle emekli ve asgari ücretle çalışanlara sahip çıkılması lazım.

Beklentimiz Önce Allahtan, Sonra devletten beklentimiz var. Esnafımız sokağın, bayrağın bekçisidir. Devletimiz esnafımıza gençlerimize ve üreten kesime sahip çıkacak. Vatandaşımızdan beklentimiz ise çalışmaktan kaçmamasıdır. İş yok deniliyor. Birçok sektör de işçi bulamamaktan şikâyetçi. Bu alanlar da Suriyeli vatandaşlar başta olmak üzere yurtdışından gelenler insanlarla dolduruluyor. Gençlerimiz de iş beğenmiyor ve çalışmıyor. Bunların aşılması gerekir.

***A.Vahap Kaygusuz-Zeynep Önel’in Röportajı

22 Ara 2022 - 10:29 -

Mahreç  Zeynep Aksaç


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sonsöz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sonsöz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sonsöz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sonsöz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.