Ziraat Odalarında Kuraklık Endişesi

Kış ayları olarak bilinen Aralık Ocak Şubat aylarında, ülke genelinde olduğu gibi ilimiz genelinde beklenen normal yağışların olmadığını kaydeden ziraat odaları, kuraklık endişesi taşımaya başladı. Konuyla ilgili olarak gazetemize açıklama yapan Pütürge Ziraat Odası Başkanı Kürşat Ayaydın, su tasarrufu konusunda uyarılarda bulunarak, çiftçilerden vahşi sulama konusunda daha dikkatli davranmaları çağrısında bulundu.

Ziraat Odalarında Kuraklık Endişesi
Video için play'e tıklayın

Ayaydın, Pütürge özelinde ise sulama sıkıntısı nedeniyle bazı yerleşim yerlerinde göç yaşandığını vatandaşın çiftçiliği bırakarak il dışında iş aramak zorunda kaldığını hatırlattı.

Bu haftaki röportajımızın konuğu Pütürge Ziraat Odası Başkanı Kürşat Ayaydın oldu.

Su ihtiyacı noktasında tehlikenin boyutu nedir?

Tarımda Sulama, Sulama, bitkilerin doğal yağışlarla karşılanamayan su ihtiyaçlarının insanlar tarafından temin edilmesidir. Ülkemizde yazları sıcak ve kurak bir iklim hüküm sürdüğünden, bitkisel üretimden arzulanan verimin elde edilebilmesi için yağışların yetersiz olduğu durumlarda bitkinin ihtiyacı olan suyun sulama suyu olarak verilmesi gerekmektedir. İklim şartları bitkilerin su ihtiyacını temine yeterli ise sulamaya gerek kalmayabilir. Ancak yağışın miktarı ve mevsimlere göre dağılımı sulamanın yapılıp yapılmamasında önemli rol oynar. Sanayi devrimi ile birlikte doğaya daha fazla, hatta kontrolsüz bir şekilde müdahale edilmesi doğadaki doğal değişimin farklılaşmasına neden olmuştur. Yeryüzünde insan faaliyetlerine bağlı olarak ortaya çıkan kimi durumlar özellikle atmosfer üzerinde etkili olmuş ve günümüzde atmosfer sıcaklığının gittikçe artması şeklinde tanımlanan küresel ısınmaya neden olmuştur. Konu uzmanlarının değerlendirmelerine göre küresel ısınma iklimleri değişmeye zorlanmaktadır. Hatta günümüzde bu değişim hissedilir bir boyuta gelmiştir. Artan nüfus, su kaynaklarının hızla kirlenmesi, özellikle Türkiye'nin de içinde bulunduğu orta kuşak enlemlerde yağış rejimlerindeki değişmeler ve azalma, ciddi su sıkıntılarını gündeme getirmektedir.

Tarımsal sulama tehlikede mi?

Yine uzmanlar aşırı sıcak hava dalgalarının sıklıkla yaşanacağını, sel, fırtına, kuraklık gibi meteorolojik karakterli doğal afetlerin şiddetinin ve sıklığının artacağını belirtmektedirler. Bu bizleri ileriki dönemde bekleyen en büyük sorundur. Ülkemiz bilinenin aksine su zengini değil, su sıkıntısı çeken ve kısa bir süre sonra su fakiri ülke olmaya aday bir ülkedir. Bu nedenle su kaynaklarının rasyonel bir şekilde korunarak geliştirilmesi ve işletilmesi bir zorunluluktur. Sulama tarımsal üretimi artırmanın en önemli girdisidir. Yaşanan ve yaşanması muhtemel kuraklık koşullarında tarımsal sulama daha da önemli hale gelmektedir. Bu yüzden sulama yatırımları yeniden gözden geçirilerek, sulama potansiyeli olan sulanmayan kısmının hızlı bir şekilde sulamaya açılması gerekmektedir. Türkiye'nin su stresi altında olduğu ve gelecekte su fakiri ülke konumuna geleceği konusunda ve Malatya'mızın ileride çok büyük su sıkıntısı çekebileceği konusunda su kullanan her kesime doğru bir şekilde anlatılmalıdır.

Tarımsal sulamada çiftçi hangi yöntemi uygulamalı?

Ağırlıklı bir şekilde uygulanmakta olan ve vahşi sulama olarak adlandırdığımız yüzey sulaması şekli terk edilerek hem tasarruflu, hem de daha etkili olan basınçlı sulama sistemlerine geçiş için gerekli altyapı hazırlanmalıdır. Bu sulama sistemlerinin yaygınlaştırılmasını ve doğru bir şekilde uygulanmasını sağlamak için gerekli tarımsal yayım çalışmalarına ağırlık verilmelidir. Damla sulama sistemleri arazilerde yaygınlaştırılmalı, sulama noktasında direnç sağlayacak ekim yöntemlerine gidilmelidir.

Sulama noktasında çözüm ne olmalı?

Su tasarrufu ve su kullanımı ile ilgili yaygın ve nitelikli eğitim seferberliği başlatılmalı, Şehir isale hatlarındaki kayıp-kaçaklar önlenmeli, Atık su arıtma tesisi kapasiteleri arttırılmalı ve bu tesislerin arıtma verimleri iyileştirilmeli. Betonlaşmaya sınırlamalar ve düzenlemeler getirilmelidir. Ağaçlandırma çalışmaları arttırılmalı. Su toplama havzaları imardan korunmalı, Kuraklık izleme ve erken uyarı sistemi kurulmalı. Yetiştirilecek ürün planlaması su kaynaklarımız ve su gereksinimlerine göre yapılmalı. Organik tarım yaygınlaştırılmalı ve Yeraltı suyu kullanımına sınırlama getirilmeli. Yeşil alanlarda yağışların yeraltı suyunu beslemesine yardımcı olan bitkiler kullanılmalı. Meteoroloji mühendislerinden etkin bir biçimde yararlanılmalı. İklim değişikliklerinin etkilerinin önceden tahmin edilebilmesi ve önlem alınabilmesi için standartlara uygun şekilde daha fazla alanda gözlem kuyusu açılmalı ve yeraltı suyu seviyeleri kontrol edilmelidir.

***A.Vahap Kaygusuz – A.Nihat Yavuz’un Röportajı

02 Şub 2023 - 12:10 -

Mahreç  Zeynep Aksaç


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sonsöz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sonsöz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sonsöz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sonsöz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.