“Malatya’nın Kültüründen Besleniyorum”

Resim kâğıdı, yerine ahşap tuval, fırça yerine kızgın havya kullanıyor. Sonuç olarak muhteşem bir sepya görünüm ortaya çıkıyor. Çektiği resimler elinde adeta can buluyor. Yaptığı her tablo tarihe birer belge olarak geçiyor. Elinde hayat bulan tablolar insanı biraz daha eskiye götürüp gözünde canlanıyor. Bugünkü röportajımızı Ressam ve aynı zamanda ahşap yakma sanatçısı olan Süleyman Turan ile gerçekleştirdik.

“Malatya’nın Kültüründen Besleniyorum”
“Malatya’nın Kültüründen Besleniyorum”
+1
Video için play'e tıklayın

Kendinizden Biraz Bahseder misiniz?

1957 yılında Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde doğdum. İlkokulu Yeşilyurt’ta okudum. Orta ve lise öğrenimimi Malatya’da tamamladım. İskenderun Demir-Çelik ve Malatya Şeker Fabrikası’nda elektrikçi olarak çalıştım. 2009 yılında emekli oldum.

Resme Olan İlginiz Ne Zaman Başladı?

Resme olan hevesim ortaokuldan beri vardı. Ortaokul döneminde karakalem renkli boya kalemleriyle çalışmaya başladım. Daha sonrasında tabii ki ilgim daha çok arttı. 1976 yılında demir-çelik alanında çalışmaya başladım. Lehim havyası ile yakma, dağlama tekniği ile resim ve hat çalışmaya başladım. Şimdi ise kendi yaptığım yakma makinesiyle çalışmalarımı devam ettiriyorum.

Yaptığınız Yakma ve Dağlama Tekniğinde Hangi Malzemeleri Kullanıyorsunuz?

Ahşap yakma sanatında havya kullanılır. Bu hem kademeli hem de elektronik akım uyarı yapabilen bir makinedir. Ucuna tel takılan kalemi vardır. Yapacağınız çalışmaya uygun ahşap seçilir. Bir de çalışmanız bittikten sonra yakılarak oluşturulan tasviri muhafaza etmesi amacıyla üzerine vernik sürülüyor.

Yaptığınız Resimlerde Konularınızı Neye Göre Belirliyorsunuz?

Kendi çektiğim fotoğrafları resmediyorum. Genellikle kültürel ve yöresel çalışmalar yapıyorum. Bu yaptığım çalışmalar tamamıyla yöresel. Bundan dolayı hepsi birer tarihi belge nitelğinde.Yaptığım her çalışmaları tarihe birer kültürel belge oluşturacak şekilde yapıyorum. Köy yaşamından alıntılar yaparak eski ahşap sokaklar, mahalli kıyafetler bizi anlatan ne varsa onu resmediyorum. Mesela yaz aylarında konu çok oluyor. Her bir sokakta kışlık hazırlıklar oluyor. Bunlar bile çalışmalarımı ilerletmeme vesile oluyor.

Malatya’da Sonbahar adlı bir yarışma vardı. Bende katılım sağladım. Çalışmam ikinci oldu. Yaptığım çalışma Arapkir’de bir konakta yaşayan kadının çalışmasıydı. O çalışmada 3 mesaj vardı. Birinci mesaj mevsim sonbahar, ikinci mesaj da mekân sonbahar üçüncü olarak da insan sonbahar. Bizi ve kültürümüzü anlatan bir çalışmaydı.

Tablolarda Duyguları Yansıttığınızı Düşünüyor musunuz?

Evet. Ben çalışmalarımda insanların yüzüne bakarım. Çalışmaları görünce yüzlerinde oluşan ifadeye bakarım. Kimisi bakınca yüzünde muazzam bir tebessüm oluşuyor, kimisinde hüzün, kimisinde ise çocukluğa götüren bir anı.

Kurumlarda Gereken İlgiyi Görüyor musunuz?

Elbette ki. Yerel yönetimlerde ki büyüklerimiz sağ olsunlar sanata ilgililer. Ancak benim bir talebim olmadı. İnanıyorum ki olsa da geri çevirmezler. Hem sanata hem de sanatçıya destek bu konuda var. Ancak bir ricam şu olacak bizlere sergi açabilecek merkezde herkesin görebileceği bir yer ayarlamaları konusunda beklentim var. Büyükşehir Belediye Başkanımız sanata ve sanatçıya değer veriyor. Bu ricamla da alakadar olacağına inanıyorum.

Sizce Sanat Birleştirici midir?

Elbette. Sanat her türlü birleştiricidir. Sanat evrenseldir. Nerde olursa olsun, hangi ülkede olursa olsun kullanılan malzemeler farklı dahi olsa sanatın dili tektir. O bakımında Malatyalılar şanslı. Büyükşehir Belediyemiz sanatsal faaliyetlere önem veriyor. Ücretsiz kurslar veriyor. Gençlere öncü olmak istiyor. Bu sayede gençler teknikleri tanımaya başlıyor. Tabii teknoloji geliştikçe bazı el sanatları unutulmaya yüz tutuyor. Bu durum üzücü bir hal alıyor.

Ailenizle Birlikte Bir Sergi Açtığınızı Biliyorum. Aile Boyu Sanatçı Desek Doğru Olur mu?

Olur. Ailemin hepsi sanatçı diyebiliriz. İki kızım bir oğlum var. Bir kızım okul öncesi öğretmeni ve resme ilgisi var, diğer kızım ise el sanatları öğretmeni. Kızım hala Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezinde takı tasarım hocası olarak görev yapıyor. Oğlum ise resim öğretmeni. 2014 yılında aile boyu bir sergi açtık. Hamdolsun ki bu duyguyu da yaşadım.

Son Olarak Söylemek İstediğiniz Bir Şey Var mı?

Aslında gençlere seslenmek istiyorum. Sanatta ne olursa olsun amatörce de olsa kendilerine bir uğraş bulsunlar. Üretsinler. Azmetsinler. Hobi olarak yapılan bir iş hem bedenen hem de ruhen insana benliğini hatırlatıyor. Sanat insanı hem stresten alıkoyuyor hem de insana bir şeyler yapabildiğini gösteriyor. Gençler çok fazla sosyal ortamlarda vakit geçiriyor. Elbette ki bu da önemli ama, kendilerini bir sanata verip üretkenliklerini arttırmaları onlara daha büyük mutluluk ve zevk verecektir buna inanıyorum. Bir de ailelere seslenmek istiyorum. Çocuklarınızın eline telefon, tablet verip de onları köreltmeyin. Onları üretkenliğe sevk edin. Hem kendilerine de hem de topluma yararlı faydalı hala getirin.

***ZEYNEP ÖNEL'İN RÖPORTAJI

29 Ara 2022 - 10:37 -

Mahreç  Zeynep Aksaç


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Sonsöz Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Sonsöz Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Sonsöz Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Sonsöz Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.