Röportaj
Giriş Tarihi : 21-04-2021 13:50   Güncelleme : 21-04-2021 13:50

Proloterapi Tedavisi Hakkında Bilinmeyenler

Kronik kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarında kullanılan enjeksiyon bazlı bir tedavi türü olan ve Proliferatif tedavi olarak da adlandırılan Proloterapi konusunu bugün ele aldık. Eklemin iç kısmına veya bir destekleyici tendon veya ligamente, tahriş edici bir çözeltinin tekrar tekrar enjeksiyonunu içeren bu tedavi yöntemi ile ilgili Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi Uzmanı Opr. Dr. Serkan Akpancar ile bilinmeyenleri ve merak edilenleri konuştuk. Akpancar’ın Proloterapi tedavisinin yanında topuk dikeni tedavisi ile ilgili yaptığı çalışması da dünyaca ünlü sağlık dergilerinde yer almıştı.

Proloterapi Tedavisi Hakkında Bilinmeyenler

Proloterapi nedir, hangi bölgelerin tedavisi için uygulanır?

Ortopedi Uzmanı Opr. Dr. Serkan Akpancar; Proloterapi kronik kas-iskelet sistemi hastalıklarında ağrılı bölgeye yapılan belirli yoğunluktaki dextroz enjeksiyonu uygulanması ve sonrasında bu bölgede oluşan reaksiyon sonucu doku yenilenmesinin başlatılması olayıdır. Proloterapi eklem ve kas problemlerin de kullanılır. Bu sistem kronik bel-boyun kireçlenmesi, Kayması  ve fıtık tedavisinden, diz- kalça-omuz-ayak bilgendeki  kas yırtığı kireçlenme, kıkırdak hasarı, menisküs problemlerin kadar bir çok endüksiyonda kullanımına dair bilimsel kanıt bulunan önemli bir tedavi şeklidir.

Proloterapi tedavisi hangi hastalara ne şekilde uygulanır? 

Dekstroz solüsyonu enjeksiyonu tıbbi literatürdeki en güvenli tedaviler arasındadır. Bununla beraber diğer kas, eklem içi ve çevresi enjeksiyonlarda da görülebilecek enjeksiyon yerinde kızarıklık, şişme, baş dönmesi, tansiyon düşmesi, çarpıntı yapabilir. Yine iç organ hasarı ve sinir hasarı gibi riskleri vardır. Riskler uygun teknik, yeterli tıbbi malzeme ve deneyimli tıbbi personel tarafından uygulandığında nadiren görülmektedir. Diğer sistemlerde kullanılan Kortizol gibi dokuyu çürütmez, kilo yapmaz, hatta bölgede zayıflamaya da neden olur.  Diğer yandan uygulama,  Karaciğer, böbrek problemi olan hastalarda hatta gebelerde bile sorunsuz bir şekilde kullanılabilen bir enjeksiyon yöntemidir.

Tedavinin yan etkileri varımdır?

Dekstroz solüsyonu enjeksiyonu tıbbi literatürdeki en güvenli tedaviler arasındadır. Bununla beraber diğer kas, eklem içi ve çevresi enjeksiyonlarda da görülebilecek enjeksiyon yerinde kızarıklık, şişme, baş dönmesi, tansiyon düşmesi, çarpıntı yapabilir. Yine iç organ hasarı ve sinir hasarı gibi riskleri vardır. Riskler uygun teknik, yeterli tıbbi malzeme ve deneyimli tıbbi personel varlığında nadiren görülmektedir. Kortizol gibi dokuyu çürütmez, kilo yapmaz (aksine zayıflatır). Karaciğer, böbrek problemi olan hastalarda bile kullanılabilmektedir. Yine bu bağlamda Gebelerde dahi kullanılabilen tek enjeksiyon yöntemidir.

Proloterapi Yöntemi ile ilgili yaptığınız çalışmalar hakkında bilgi veririmsiniz?

Proloterapi yöntemi ile 2013 yılında Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde (GATA)  görev yaparken karşılaştım. Türkiye'de neredeyse kimsenin bilmediği bir yöntemdi. Şimdiki gibi kronik bel-boyun ağrısı, dizde kireçlenme, omuz yırtıkları gibi problemlerde Türkiye ve dünyada hiç kullanılmamıştı ve o yıllarda proloterapi ile ilgili bilimsel çalışmaya da rastlamadım.  Tesadüfi olara Polikliniğe gelen 80 yaşlarında ve ileri derecede diz kireçlenmesi olan bir hastanın dizlerine bu tedaviyi uyguladım ve 15 dakika sonra kontrol muayenesine çağırdım. Teyzem geldiğinde memnuniyeti bizi de memnun etti Daha sonra omuzunda problem olan 45 yaşlarında bir hastaya uyguladım. 1 ay sonra bu hastam omuzlarının çok rahatladığını, daha önce sırf bu tedavi için Kıbrıs'tan uçakla geldiğini söyledi. Başarı oranı yüksek olduğu için hastalar artmaya başladı. Uygulama başarılı olunca sağlık alanında konuyla ilgili makaleler de yayınlanmaya başladı.  Son 2 yıl içinde yılda bu konu ile ilgili çeşitli ülkelerde 12 makale daha yayınlandı. Türkiye buna öncülük etti, Amerika, İngiltere, Fransa, İtalya gibi ülkeler aynı yöntem ve enjeksiyon noktalarını kullandılar ve başarılı sonuçlar elde ettiler.  Bilimsel çalışmalarımız Tokat Devlet Hastanesi'nde de devam etti. Çok kıymetli meslektaşım Deniz Gül'ün de katkılarıyla kronik bel ağrısı, bel fıtığı, boyun fıtığı, diz-ayak bileği, el bileği kireçlenmesi, romatolojik problemler, travmatik nedenlerde belden altı tutmayan hastalarda bu tedavi yöntemini uyguladık. Çalışmalarımız uluslararası tıp dergilerinde yer aldı.

Prolotherapi grubunda yüzde 88,8 oranında hasta mükemmel ve iyi derecede memnuniyet bildirirken, PRP grubunda yüzde 90,9 oranında hasta mükemmel ve iyi derecede memnuniyet görüldü. Bu sonuçlar ayak bileği kireçlenmesinin tedavisinde her iki yönteminin de başarılı olduğunu gösteriyor. Başarı oranı ayrıca dünya literatüründe cerrahi yöntemleri, kök hücre yöntemlerinden bile daha yüksek.

Topuk Dikeni Tedavisi ile ilgili çalışmanız ses getirdi mi?

Bütün bunların yanında topuk dikeni ile ilgili bir çalışlarımıza da devam ettik. Bu konudaki yazımız Türkiye’de yayınlanan en büyük fizik tedavi dergisi olan TurkishJournal of Physical Medicineand Rehabilitation dergisinde yayınlandı. Bu yazıda konusunda Dünyanın ilk makalesidir.  Kronik topuk diken' ağrısı olan 60 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalar proloterapi (n=29) ve kontrol (n=31) olmak üzere iki gruba ayrıldı Gruplar arası proloterapi grubunda anlamlı derecede klinik iyileşme gözlendi.

A.Vahap Kaygusuz – Ebubekir Atilla’nın Röportajı