Malatya
Giriş Tarihi : 24-05-2017 18:32   Güncelleme : 24-05-2017 18:32

Projesi Için 7,2 Milyon Euro Hibe

Avrupa Birligi tarafindan desteklenen “Ray Kaynakçilari Sertifikalaniyor” adli mesleki egitim projesinin tanitimi ve Hayat Boyu Ögrenme Semineri gerçeklesti. Yol-Der Genel Baskani Özden Polat, “Istihdam programlarini artirmak, sosyal uyumu tesvik etmek amaciyla olusturulan programda 7,2 Milyon Euro hibe miktari verilecek. Çalisma ve Sosyal Güvenlik Bakanligimiz, Avrupa Birligi Koordinasyon Daire Baskanligi tarafindan yürütülen program Izmir, Ankara ve Erzincan’i kapsiyor.” dedi

Projesi Için 7,2 Milyon Euro Hibe

M. ALI GÜNAYDIN

Merkezi Izmir'de bulanan Demiryolu Yapim ve Isletim Personeli Dayanisma ve Yardimlasma Dernegi’nin (YOLDER) Türkiye’de Hayat Boyu Ögrenmenin Desteklenmesi-II Hibe Programi kapsaminda Avrupa Birligi tarafindan desteklenen “Ray Kaynakçilari Sertifikalaniyor” adli mesleki egitim projesinin tanitim ve Hayat Boyu Ögrenme Semineri dün bir hotelde gerçeklesti. Seminere TCDD 5. Bölge Müdürü Üzeyir Ülker, Yol-Der Genel Baskani Özden Polat, Okul Müdürleri, Mühendisler, ögretmenler ve ögrenciler katildi. Yol-Der Genel Baskani Özden Polat, “Istihdam programlarini artirmak, sosyal uyumu tesvik etmek amaciyla olusturulan programda 7,2 Milyon Euro hibe miktari verilecek. Çalisma ve Sosyal Güvenlik Bakanligimiz, Avrupa Birligi Koordinasyon Daire Baskanligi tarafindan yürütülen program Izmir, Ankara ve Erzincan’i kapsiyor.” dedi

“IMPARATORLUK DÖNEMINDE 14 BIN KILOMETRE DEMIRYOLU YAPILMIS”

“Ray Kaynakçilari Sertifikalaniyor” adli mesleki egitim projesinin tanitim ve Hayat Boyu Ögrenme Seminerine katilan TCDD 5. Bölge Müdürü Üzeyir Ülker, “Ulasim kavramini aklimiza getirdigimiz zaman insanin ihtiyaci olan hava ve su kadar önemli bir kavramdir bugün. Insan hayatinda artik ulasim vazgeçilmez unsurlar arasinda, kalkinmis ülkeler ve basarili sektörler ulasimi yerli yerine oturtan ülkeler olmustur. Ulasim hayatin içinde olunca, ulasim Modlari akla gelmis, bu ihtiyaci nasil karsilariz diye. Iste bundan dolayi, hava, kara, deniz yollari, demir yollari söz konusu olmus, bunlarin artilari eksileri tartisilmis yillarca, bu hesaplasmayi erken yapan ülkeler kisa zamanda belli alanlarda mesafe kat etmislerdir. Misal demiryolunun avantajlari nelerdir özellikle kara yolu olarak, hizli olmasi, ekonomik olmasi, güvenli olmasi diger modlara oranla ciddi bir avantajdir. Malum oldugu üzere ülkemiz enerji bakimindan disa bagimli bir ülke, fosil yakitli araçlarin yapilan arastirmalara göre 2050, 2060’larda ciddi anlamda bitme noktasina gelecegini varsayilirsa enerjinin çok tasarruflu kullanilmasi gündeme geliyor. Ulasimda, tasimacilikta enerji ana faktördür, yani enerji olmadan tren gitmiyor, araba gitmiyor, uçak uçmuyor, gemi yüzemiyor. Dolayisiyla ekonomik düsünce ön plana çiktigi için demiryollari bu açidan 7-8 kat ekonomik ve daha güvenli oldugu demir yolu ön plana çikiyor. Biz imparatorluktan cumhuriyete geçmis bir ülkeyiz, dedelerimiz de bu isin farkindaymis. Yani bugün 785 bin metre karelik bir vatan topragimiz var. Ama 22 milyon metre karelik topragimizin oldugu imparatorluk dönemlerimiz var. Ilk demiryolu 19. Yüzyilin baslarinda 1820-25’lerde Ingiltere’de ilk buharli tren raylarda yürümeye basliyor. Ecdadimiz da 1856’da Aydin-Izmir arasinda hizmete sokuyor. Demek ki dedelerimiz de bu isin farkindalardi. Imparatorluk topraklarinda 14 bin kilometre demir yolu yapilmis. O dönemin sartlarini, makine ekipmanlarinin varligini da sayarsak büyük bir basaridir. Türk askeri kurtulus savasinda hemen yani baslarinda demiryolu ve demiryolu yardimcilarini yaninda gördüler, bu hepimiz için onurdur, sereftir” seklinde konustu.

“2000’LILERDEN SONRA DEVLET POLITIKASI HALINE GELDI”

2000’li yillardan sonra demiryollarinin devlet politikasi haline geldiginin altini çizen TCDD 5. Bölge Müdürü Ülker, “2000’li yillara kadar dünya demiryolunda, ulasimda almis basini gitmis, 300-400 kilometre uzunluktaki demiryollari çalistiriliyor, biz televizyonlardan izliyoruz ve bazen gururumuza dokunuyor, hirslaniyoruz ama yapacak bir sey yok. 2000’li yillardan sonra demiryollari devlet politikasi haline geldi. Yani bugün 6-7 kat trilyon yatirim yapilir hale gelmistir. Misal, Marmaray’i hizmete soktu demiryollari. O hayalimizde gördügümüz hizli trenleri bugün hizmete soktuk ve devam eden projeler hala var. Bununla birlikte demiryollari 7 bölgenin alt yapisini olusturdu, yani raylarini yeniledik, gelecege hazir hale getirdik. Tasimaciligi artirmak için lojistik köyler olusturduk ve birçok hizmete girdi. Daha çok hizmet götürmek için Sanayilerimize iltisak haklari baglantilarini yaptik. Bunun neticesinde belki yillik yük tasimaciligimiz 13-14 milyon tonlardan, 26-27 tonlara geldi ama tabi bu yine de küçük bir rakam ve demiryollari bunu 100 milyon tonlara çikarmalidir. Alt yapiyi isletmecilikten ayirdik, 2011 yilinin 2 ayindan itibaren demiryollari Genel Müdürlügüne bagli tasimacilik anonim sirketi diye bir genel kurulusumuz da olustu. Burada amaç su, zararimiz karimizi bilecegiz, daha ekonomik, özel sektörle yarisan bir tasimacilik yapacagiz. Bundan da önemlisi özel sektörün demiryollarinda önü açilmis oldu. Imkânlar ne kadar olursa olsun insan faktörü önemlidir. Insanimiz eger düsünce yapisini degistiremiyorsa, kendini motive edemiyorsa, az imkânla çok sey yapma gayretinde degilse imkânlari heba edip israf eder. Bunlari düsünerek demiryollarina sahip çikarsak, ülkemiz kazanacak biz kazanacagiz ve iyi yerlere gelmis olacagiz” ifadesini kullandi.

YOL-DER’IN HIZMET VE AMAÇLARI

2009 yilinda Izmir’de demiryolu yapim, isletim personeli yardimlasma ve dayanisma dernegi altinda kurulan Yol-Der’in kurulus amacini degerlendiren Yol-Der Genel Baskani Özden Polat, “demiryolculuk fedakârlik ve bir o kadar da öz veri isteyen bir hizmet sektörüdür. Çünkü insanlarimiza ve ülkemize yaptigimiz seylerin katkisi olacagini düsünüyoruz ve gerçek anlamda insani mutlu eden bir meslegimiz var. Ülkemizin her tarafinda rayli sistem üzerine okullarimiz açilmaya baslandi. Çesitli alanlarda ögretim görüyorlar ve ögrenci yetistiriyorlar. 2009 yilinda Izmir’de demiryolu yapim, isletim personeli yardimlasma ve dayanisma dernegi altinda kurdugumuz Yol-Der, Demiryollarinda tekniker-teknisyen ve Mühendislerin, bakim onarim isince çalisan arkadaslarin üye oldugu 700’e askin kendi ölçütleri içerisinde oldukça iyi isler yaptigini düsündügümüz bir dernektir. 2014 yilinda basladigimiz kisa adiyla Igril demiryolumuz, yapim bakim onarimcisi seviye 3 temel Modüllerinin ele alindigi bir programimiz oldu. Simdi de “Ray Kaynakçilari Sertifika Aliyor” diye bir proje yürüyoruz. Malatya dâhil olmak üzere 7 ilimizde bu projenin seminerlerini yapiyoruz” diye konustu.

HAYAT BOYU ÖGRENME KAVRAMI

Hayat boyu ögrenme kavramini anlatan Yol-Der Genel Baskani Polat sunlari ifade etti, “Avrupa Birligine girme yolunda bazi kavramlar girdi hayatimiza; hayat boyu ögrenme, sertifikasyon, akreditasyon gibi bunlarin tamami yeni yeni tanismis oldugumuz kavramlardir. Hayat boyu ögrenme, kisaca, Hadis-i Serifte oldugu gibi besikten mezara kadar ilim ögrenmektir. Içinde bulundugumuz hayatta ömür boyu ögrenme faaliyetidir. Bilgilerimizi yenilememiz ve çalismamiz gerekiyor. Bireylerin bilgi ve becerilerini gelistirmek amaciyla hayati boyunca katildigi he türlü ögrenme etkinlikleridir. Belli bir yasa ve ortama baglanmaksizin her yasta ve her yerde gerçeklestirilebilir. Egitim ve ögretimde her türlü ögrenimi kapsar. Hayat boyu ögrenme birkaç saatlik bir seminer veya birkaç yil süren ögrenim programi olabilir ve çirakliktan ustaliga kadar ögrenme asamalarini kapsayabilir. Bunlarin ilkeleri; bilmek için, yapmak için, olmak için ve birlikte yasamak için ögrenme. Neden hayat boyu ögrenme? Yillara göre arttan bilgi miktari, küresel rekabet ve nitelikli insan gücü ihtiyaci. Faydalari ise; yeni bir ögrenme aktivitesinin içinde oldugumuz için zihni gelistiriyor, bireylerin kendisine saygisini artiyor, daha iyi is için firsatlar olusturuyor, sürekli gelisen dünyaya ayak uydurmamiza yardimci oluyor ve daha fazla bilgi için istek olusturuyor. Yararlari; yeni beceriler elde etmemizi sagliyor, mevcut becerilerimiz gelistiriyor, gençlerin istihdamini destekliyor, ise alim süreçlerinde gereken mesleki yeterlilikler hayat boyu ögrenme sayesinde gençlere kazandirila biliyor.”

“ÖGRENME KÜLTÜRÜ ÖNCE BIREYDEN BASLIYOR”

Hayat boyu ögrenme ile ilgili 2000’li yillardan itibaren Avrupa Birligi Egitim Politikalari olarak yürütüldügünü belirten Yol-Der Baskani Polat söyle konustu, “Avrupa Birligi Egitim Politikalari ve hayat boyu ögrenme yaklasimi, hayat boyu ögrenme ve kazanimlari; birey için maddi ve manevi, mesleki kisisel gelisim isveren için verimlilik artisi, ülke için ekonomik, sosyal, kültürel gelisim ve sürdürülebilir kalkinma olarak özetlenmistir. Hayat boyu ögrenme bilgi toplumuna uyum ve rekabetin artirilmasi, insan gücünün serbest birakilmasi, istihdamin arttirilmasi ve hayat boyu ögrenme kavramiyla daha çok istihdam, issizlik, okul sanayi is birligi gibi konulari kapsamaktadir. 2000’li yillarin basindan itibaren hayat boyu ögrenme önem kazanmis ve Milli Egitim Bakanliginda hayat boyu ögrenme Genel Müdürlügü kurulmus bu amaçla. Avrupa Birliginin hayat boyu ögrenmeyle ilgili karar ve uyum politikalari baslatilmis. Bu anlamda Türkiye’de hayat boyu ögrenmenin desteklenmesi ve gelistirilmesine yönelik projeler yapilmistir. Genis halk kitlelerine hayat boyu ögrenme konusunda bilgilendirecek, meraklandiracak organizasyonlara ihtiyaç vardir. Ögrenme kültürü öncelikle bireyden basliyor, sonra aile, toplum, sehir ve ülkemiz. Hayat boyu ögrenme ile ilgili üç özlü söz var; gelecegi planliyorsan misir ek, 10 yili planliyorsan Agaç dik, eger gelecek yasami düsünüyorsan insanlari egit. Bu hayat boyu ögrenmeyi en iyi özetleyen çok güzel sözlerdir.”

PROJE IÇIN 7,2 MILYON EURO

“Ray Kaynakçilari Sertifikalandiriliyor” proje altinda 7,2 milyon Euro hibe desteginin oldugunu belirten Polat, “Projemizin adi, “Ray Kaynakçilari Sertifikalandiriliyor” olacak. 2014 yilinda çalismasini yaptigimiz Çalisma ve Sosyal Güvenlik Bakanligimiz, Avrupa Birligi Koordinasyon Daire Baskanligi tarafindan yürütülen Insan Kaynaklarinin gelistirilmesi, operasyonel programlar kapsaminda ilana çikilan Türkiye’de Hayat boyu ögrenmenin desteklenmesi hibe programiydi. Istihdam, Egitim, Hayat Boyu Ögrenme ve Sosyal içermelerle sinirlandirilmis bir basvuruydu. Bu geçis sürecinde istihdam programlarini artirmak, sosyal uyumu tesvik etmek amaciyla olusturulan bir programdi. Bunun toplam miktari 7,2 milyon Euro’dur. Çalisma ve Sosyal Güvenlik Bakanligimiz, Avrupa Birligi Koordinasyon Daire Baskanligi tarafindan yürütülen program Izmir, Ankara ve Erzincan’i kapsiyor. 2016 yilinda Yol-Der olarak imzaladigimiz bir projedir. 3 basvuran kurum oldu. Ikinci mesleki egitim projesi için de 114 bin 420 Euro hibe destegi alacak” ifadesinde bulundu.