Röportaj
Giriş Tarihi : 25-08-2021 16:29   Güncelleme : 25-08-2021 16:29

Pes Etmedi, Kendi İşini Kurdu

Evlere temizliğe giderek kazandıkları ile hem çocuklarını yetiştirdi hem de kendi işini kurdu. Kanser tedavisi gördüğü günlerde dahi pes etmeyen Güneş Doğan, şimdi sosyal medya üzerinden Malatya’nın yöresel lezzetlerini il sınırlarının dışına çıkarıyor.

Pes Etmedi, Kendi İşini Kurdu

Toplumunun içerisinde saklı hikayeleri duyunca kimimiz duygulanıyor, kimimiz ise ders çıkararak kendine örnek alıyor. Bu haftaki röportajımızın konuğu yaşamı boyunca çektiği zorluklara rağmen pes etmeden ekonomik özgürlüğünü kazanan, hem de kanseri yenen Güneş Doğan(50) oldu.

Kendinizden kısaca bahsedebilir misiniz?

Ben 13 yaşında evlendim. Ben orta birde okul birincisiydim. O zaman kızlara söz hakkı yoktu. Ben beşinci sınıfta Sultansuyu Hara da sınavlara gittim. Şanlıurfa’yı kazandım ve okuldan sonra Ebe olacaktım. Baba kız çocuğu okumaz dedi ve hiç görmediğim benden 30 yaş büyük biriyle evlendirdi. 2010 yılında ilk mikro kredi açılmıştı. Mikro kredi ’ye başvurdum. O zaman 750 TL civarında bir kredi alıyordu kadınlar. Biz çok mağdur durumdaydık. Eşimin işi yoktu, kiradaydık. Ben ev temizliklerine gidiyordum. 750 TL ile tesadüfen karşılaştığım bir dükkan tutarak iş yeri açtım. Küçük bir tuhafiye dükkanı açtım ve Gaziantep’ten birkaç parça malzeme alarak iş yapmaya başladık. O ara çok rahatsızdım. Biran doktora gittiğimde 15 ila 20 gün bekledikten sonra tahlil sonucum bakan doktorum Bağırsak Kanseri olduğumu söyledi. Hastalığım baya bir ilerledi ve ben dükkanı kapatmak zorunda kaldım. Hastanede tedavi görmek üzere yattım. Tabi Hastaneye yatış sürecinden önce Bağırsaklarım patlamıştı ve rahatsızlığım ciddi bir boyuta ulaştı. Hastanede uygulanan yanlış tedavi sonucunda hastalığım beni her geçen gün kötü duruma düşüyordu. Doktorlar kardeşime birkaç ay ömrümün kaldığını söyledi. Kardeşlerim beni Hatay İskenderun’da bir Özel Hastaneye götürdüler. Burada tedavi gördüğüm süre boyunca maddi durumumuz iyi olmadığı için çocuklarım aç kalmasın diye bir Hemşireden orlon ve iş almasını rica ettim. Hastanede kaldığım 6 ay boyunca küçük örgüden bebekler yapıyordum. Bu bebekleri satarak hem hastane masraflarımı çıkarıyor, hem de çocuklarıma geçimlerini sağlaması için para gönderiyordum.

Hastalık sürecinde çalıştığınızı söylemiştiniz. Bu süreçte ne yaptınız?

Kemoterapi aldığım süre boyunca başkaları hep 6 seans alırken ben 8 seans kemoterapi aldım. Herkes öleceğimi düşünerek ağlıyordu ve doktorlar 3 ay kadar ömrümün olduğunu söylüyordu. Ben orada yaşayacağım dedim. Hastalığı asla kabul etmedim. Hastalığı kabullenseydim eğer 4 çocuğum vardı geride. Ben hasta değilim ve ölmeyeceğim dedim. Yeniden tuhafiye dükkanımın başına döndüm. Kafamda saç yoktu, göbeğim şişmişti ve ben hiç utanmadım. Pazar günleri ev temizliklerine gidiyordum. Çocuklarım başına talihsiz bir olay geldi. O olaydan sonra temizlik işini yapacak takatim kalmadı. En son temizlik yapmaya gittim bir eve. Akşam çıktım çok yorulmuştum. Marketten çıkarken komşum ile birlikte şuan ki işyerimin önünden geçiyordum. Burada bir gözlemeci açma fikri geldi bana. Komşum sakın kafana koyma dedi bana. Çünkü benim bir şeyi yapmak istediğimde onu pes etmeden yapacağımı biliyordu. Evdekilerin haberi olmadan dükkanı kiraladım ve ön ödeme için daha fazla eve temizliğe gittim. Gittiğim evlerin sahiplerinden borç aldım. Bu şekilde işyerimi açtım. İşlerim başladıktan sonra da aldığım borçların hepsini geri ödedim. Ben kafama koyduğumu yapan insanım.

Ekonomik olarak zorluk çektiğiniz bir dönem var mıydı?

Pandemiden ve depremden dolayı çok sıkıntı yaşadık. Deprem olduktan sonra yakınımızda 3 okul vardı bunların ikisi yıkıldı. Haliyle buradaki müşterilerimiz de gelmemeye başladı. Sonrasında Pandemi dönemi başladı. salgın döneminde aylarca kapalı kaldık. 3 ay boyunca bin TL destek verildi. Masraflarımızı çıkarmasa da bir nebze oldun işimize yaradı. Salgın sürecinin azalması ile birlikte şuan yavaş yavaş işlerimiz açılıyor. İnşallah ilerleyen süreçte işlerimiz daha da iyi olacak diye umut ediyorum.

Sosyal Medyayı etkin kullandığınız belirttiniz. Sosyal medya üzerinden şehir dışına sipariş alıyor musunuz?

Şuan sosyal medyayı aktif bir şekilde kullanmaya çalışıyorum. Sosyal medya üzerinden yaptığımız paylaşımlar ve canlı yayınlar sayesinde şehir dışından birçok yerden siparişler alıyoruz. Kocaeli, İstanbul, İzmir derken bizleri sosyal medya üzerinden takip eden kardeşlerimiz siparişlerini veriyor. Bizler de gözleme, yufka ekmeği, kömbe gibi yöresel lezzetleri Malatya sınırlarının dışına ulaştırıyoruz.

Diğer girişimci kadınlara tavsiyeleriniz nelerdir?

Kadınlara tavsiyem hiçbir zaman pes etmesinler. Bir şeyler başarmak istiyorlarsa ve kendi ayaklarının üstünde durmak istiyorlarsa hiçbir zaman vaz geçmesinler. Kararlı bir şekilde belirledikleri sektörde veya işte daima en iyisi olmaya çalışsınlar. Korkarak bir yerlere varamayız. Yoksa var etmek zorundayız. Bir iş başarmak isteyen ve kendi ayakları üstünde durmak isteyen kadınların önce cesur olması gerekiyor. Cesaret en temel gereksinimdir. Cesur bir şekilde yılmadan çabalamanız halinde, çevrenizin ve ailenizin de size vereceği manevi destek ile başaramayacağınız bir şey yok.

Ebubekir Atilla’nın Röportajı