Malatya
Giriş Tarihi : 15-12-2017 18:17   Güncelleme : 15-12-2017 18:17

Örgütlerin Kiblesi ABD’dir

Uluslararasi Medya Enformasyon Dernegi (UMED) Baskani Aslan Degirmenci, “Marksizm ve Leninizm; PKK ve DHKP-C’nin maskesidir. Amaçlari devrim degil, devrimleri engellemektir. Devrim degisimdir, yeniliktir ve halk demektir. FETÖ ve DEAS ise örgütlü bir din istismari yapan terör örgütüdür. Dört terör örgütü de öldürmeye kodlanmistir. Kodlamalarini yapan emperyalizmdir. Marksist-Leninist maskeli PKK ve DHKP-C gibi DEAS ve FET֒nün de kiblesi ABD’dir” dedi

Örgütlerin Kiblesi ABD’dir

UMED Baskani Aslan Degirmenci, Malatya’da TÜRGEV tarafindan düzenlenen “Terörizm ve Asimetrik Savas” konulu panele katildi. TÜRGEV Hayma Hatun Yüksek Ögretim Kiz Ögrenci Yurdu’nda düzenlenen panelde konusan Degirmenci, “Terör, ezeli kardesligimizi, birligimizi, özgürlügümüzü ve barisimizi hedef alan küresel emperyalizmin aracidir” dedi. 


“ABD’NIN ÖNCÜ KUVVETLERI TERÖR ÖRGÜTLERIDIR”
 

“PKK kendisini yillarca antiemperyalist olarak sunmustur. Oysa PKK antiemperyalist olan halklara karsi savas yürütmektedir” diyen Degirmenci, “Hem de bizzat emperyalistlerle birlikte bunu yapmaktadir. ABD eliyle Ortadogu’da yürütülen isgal operasyonunda öncü kuvvet PKK’dir. ABD ile birlikte hareket eden bir örgüt nasil olur da devrimci olur? Degildir. PKK emperyalizmin masasidir. DHKP-C’de farkli degildir. Hatta kendi halkina fosfor gaziyla saldiran Esad rejimi DHKP’C’nin en büyük destekçilerindedir. Suriye PKK'sinin DHKP-C’ye destek verdigi de bilinmektedir. Hatta DHKP-C ile Suriye PKK’si ortak egitim kamplarini kullanmakta; bölgede birlikte hareket etmektedir. Bu birliktelik son günlerde Türkiye’de de yasanmaktadir. Karadeniz’de meydana gelen terör olaylari bu birlikteligi belgelemektedir. Bu DHKP-C kendisini halkçi olarak dayatmaktadir. Halkçi olan biri halk adina adalet arayan, dagitan bir savciyi vahsice katleder mi? Elbette etmez. Ancak Istanbul Çaglayan Adliyesi'nde 6. kattaki odasinda Savci Mehmet Selim Kiraz'i rehin alarak sehit eden terör örgütü DHKP-C'dir. Kaldi ki 12 Mart 2016'da PKK ve ayni sekilde Marksist oldugu iddia edilen 8 terör örgütü 'Devrim Hareketi' basliginda Türkiye’ye karsi birlesti. Devrim adi altinda halklara savas açtilar” seklinde konustu.
FETÖ ve DEAS’i ise “örgütlü din istismari yapan terör örgütü” olarak tanimlayan UMED Baskani Aslan Degirmenci, “Her iki terör örgütü de Islamiyet'in dogrularini tahrip eden, örgütün çikarlarina göre dini gerçekleri çarpitan ve tabanina içi bosaltilmis bilgiler sunan yapilardir. FETÖ yillarca Bati’da Islam karsitligiyla bilinen dernek, platform, vakif ve forumlar tarafindan fonlanmaktadir. Bu fonun karsiliginda FETÖ yillardir emperyalizmin istedigi bir paralel dini dünyaya sunmaktadir. DEAS ise Islomofobik merkezlere hizmet ederek, Islam düsmanliginin dünyada yayginlasmasina hizmet etmektedir. Iki terör örgütü de kardestir. Her iki örgütte amaçlari dogrultusunda öldürmeye kodlanmistir. Kodlamalarini yapan emperyalizmdir. Marksist-Leninist maskeli PKK ve DHKP-C gibi DEAS ve FETÖ’nün de kiblesi ABD’dir” dedi.

"12 EYLÜL DARBESININ MIMARI ISE ABD’DIR" 
Terör ve terörizmi doguran, zemin hazirlayan etkenlerin basinda antidemokratik süreçlerin oldugunu belirten Degirmenci, darbelerin FETÖ ve PKK’yi büyüttügünü ifade etti. Degirmenci, “Tarihsel olusumu ve düsünsel temelleri Glaido'ya ait olan PKK ve FETÖ antidemokratik süreçlerde güçlerine güç katmislardir, önleri açilmistir. Birbirinden çok zit görünse de temel felsefeleri ve hareket eylem planlari Gladio tarafindan belirlenmis iki terör örgütü darbelerden beslenmistir. Her iki örgütte 12 Eylül darbesinin ürünüdür. 12 Eylül darbesinin mimari ise ABD’dir. Bunu CIA'in istasyon sefi itiraf etmistir. CIA’in istasyon sefi darbe sonrasinda, 'Bizim çocuklar yapti' açiklamasi yapmistir. Darbeci Kenan Evren ise, ABD Baskanina bagliligini bildiren bir mektup yazarak tesekkür etmistir. FETÖ elebasisi Gülen ise darbe döneminde yazdigi yazilarda Evren’e açikça destek vermistir. Kaldi ki 28 Subat sürecinde de Gülen, darbeci Çevik Bir’e mektup yollayarak cuntanin emrinde oldugunu deklare etmisti. Darbeyi planlayan, yapan güçler terör örgütlerinin de hem dogusuna hem de büyümesine katki sunmustur. Bu birliktelik bugün Ortadogu’da PKK’nin, dünyada FETÖ’nün yaptiklarina bakildiginda daha iyi anlasilacaktir. Iste son olarak ABD’de kurulan tiyatro mahkeme. Mahkemenin aktörleri FETÖ. Ortadogu’da ise halklara karsi savas yürüten ABD ve yaninda PKK, PKK’ya alan açan ise DEAS. Biz bunun adina terör koalisyonu diyoruz” diye konustu.
“3. dünya savasini ABD terör örgütleri eliyle yürütmektedir” diyen Degirmenci, “Bu bir asimetrik savastir, gayrinizami harptir. Bu savasin basladigi tarih 11 Eylül'dür. Bu tezimiz komplo teorisi olmaktan çikmistir. 11 Eylül kanli bir tiyatrodur; 11 Eylül’de namlular Ortadogu’ya dönmüstür. Hedef Islam’dir. Haçli seferleri o gün yeniden baslatilmis, kisa süre içerisinde Haçli ordularina öncü güç olarak terör örgütleri katilmistir. Ve o gün bugündür Ortadogu’da huzur yoktur, kan ve gözyasi vardir” dedi.