Yazar
Giriş Tarihi : 23-05-2017 00:00   Güncelleme : 23-05-2017 00:00

ON BIR AYIN SULTANINI KARSILARKEN

                Zaman öyle hizli akiyor ki, olup biteni muhakeme etmeye bile mecalimiz kalmiyor                  Bir degirmen misali ömrümüzü ögütüp mukadder sona dogru yaklastiran zaman her saniyesiyle hayati önem arz etmeye devam etmektedir

ON BIR AYIN SULTANINI KARSILARKEN

                Zaman öyle hizli akiyor ki, olup biteni muhakeme etmeye bile mecalimiz kalmiyor

                 Bir degirmen misali ömrümüzü ögütüp mukadder sona dogru yaklastiran zaman her saniyesiyle hayati önem arz etmeye devam etmektedir.

                 Daha dün gibi; geçen yil tuttugumuz oruçlar, açtigimiz iftarlar, kildigimiz teravihler

                 Gündemin bas döndüren seyri, yeterince tefekkür etmemize bile neredeyse izin vermemektedir.

Ölenler, bölenler, doganlar, boganlar, soyanlar, doyanlar, doymayanlar, bilim ve teknoloji, çevrede meydana gelenler, çoluk çocuk, aileler, sosyal medya, siyasi gelismeler, savaslar, hainler, sahte dostluklar ve düsmanliklar

                 Bütün bunlar inanmis bireyler olarak agzimizin tadini kaçiran nitelikte gelismeler oldugundan, özümseyerek, tadina vararak ibadet yapabilmemizi de engelliyor Öyle ki, kulluk bilinciyle mübarek Ramazan ayini degerlendirebilmenin yerini geleneksel bir ibadet almis görünüyor.

                   Böylesi bir kulluk ve ibadet ise, biz kullari münkerattan, ifrat ve tefritten alikoymadigi gibi öyle de olursa olur, böyle de mesabesine getirdi...

                  Oysa tutulan oruç, kisinin eline, diline, gözüne, kulagina ve düsüncelerine de bir çekidüzen vermiyorsa, Peygamber (a.s.)'in ifadesiyle açliktan baska bir anlama gelmemektedir

                Hakeza kilinan namazlar da, iftar sonrasi tika basa yemek yedikten sonra spor kabilinden adet yerini bulsun diye eda ediliyorsa vay halimize!..

                Ancak ciddi bir düsünce yogunluguyla birlikte tefekkür edebilirsek, içerisinde hayatin kullanma kilavuzu olan Kur'an'in nazil oldugu, oruç ve teravih ibadetlerinin ifa edildigi Ramazan ayinin ehemmiyeti daha iyi anlasilacaktir.

                Peygamber Efendimiz; "Ya Rabbi Recep ve Saban'i bize mübarek kil ve bizi Ramazan ayina ulastir." diye dua ve niyazda bulunmustur.

                Rehberimiz ve önderimiz Efendimiz (a.s.) bu hadis-i serif ile mezkûr üç ayin, özellikle de Ramazan ayinin önemine dikkatimizi çekmis ve Ramazan'i bir özlem, bir hedef olarak önümüze koymustur; kadr-u kiymetini bilelim diye

                Sadece festivalize edilen bir Ramazani özleyenlerin belki amaçlari eglence olabilir...

              Velakin kavusturana sonsuz hamd-ü sena olsun diyenlerin de elbette sayisi az degildir. Rabbimiz böylesi kullarindan eylesin ve Ramazan'in hazzindan, feyzinden ve bereketinden hepimizi nasipdar eylesin insallah

               Bir sonraki Ramazan'a erisip- erismeyecegimizi bilemiyoruz. Onun için bugünümüze sükürler olsun diyoruz...

                Saglikla, aksatmadan on bir ayin sultani Ramazan ayi ile yürekten hemhal olup, nefis terbiyesi yapip, Kur'an ve ibadetle iman takviyesinde bulunarak geçirmek temennisiyle hos gelmis sefalar getirmis mübarek Ramazan

                Selam ve dua ile