Ekonomi
Giriş Tarihi : 19-10-2018 17:21   Güncelleme : 19-10-2018 17:21

Milletvekili Kâhtalı’dan MTB’ye Ziyaret

Ak Parti Malatya Milletvekili Hakan Kâhtalı, Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan’ı ziyaret etti. Kayısıyı ham medde olarak ihraç etmekten vazgeçip mamul olarak ihraç etmemiz gerektiğine vurgu yapan Kâhtalı, “Ürünün geliştirilmesinin tek bir yolu var, kayısının Malatya’mızdan yurt dışına ihracatı yapılırken ham madde olarak değil, mamul olarak satılması gerekiyor. Bu mamuller ambalaj içerisine girip çeşitlendirilerek yapılabilir.” dedi

Milletvekili Kâhtalı’dan MTB’ye Ziyaret
Ak Parti Malatya Milletvekili Hakan Kâhtalı, Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan’ı ziyaret borsa binasında ziyaret etti. Ziyarette Milletvekili Kâhtalı’yı partililer de yalnız bırakmadı. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren MTB Başkanı Ramazan Özcan şunları dile getirdi: “MTB, aktif 750 toplamda bin üyeye hizmet veren bir kurum. Ortalama yıllık işlem hacmi 2 milyon TL’ye ulaşmış 100 bin ton kayısı ihracatı ve yıllıkta 300 milyon Dolar kayısıdan gelir elde eden, bunun tamamının kayıt altına alındığı 5 bin metrekare akreditasyonu gerçekleşmiş, Türkiye’de ilk 10’un içerisinde faaliyet gösteren bir borsamızdır.” “KAYISI MALATYA’NIN OLMAZSA OLMAZIDIR” Lisanslı depoculuğun kayısı için önemine vurgu yapan Milletvekili Kâhtalı şu ifadeleri kullandı: “Kayısı Malatya’mız için kıymeti bir ürünümüz. Kayısı Malatya’nın olmazsa olmazıdır. Kayısının C belgesi alması ve dünyanın bu belge ile ilimizi, ülkemizi tanımış olması çok önemli bir şeydi. Malatya’da Ticaret Borsasının Lisanslı depoculuk için çalışma ve gayretlerini biliyoruz. Lisanslı depoculuk Malatya için önemli bir şeydi. Malatya’da kayısı ile alış veriş yapan tüm insanların rahatça alışveriş yapabileceği bir ortam olacak. Fiyat istikrarı da çok önemli. Üreticimiz bu ürünü ürettiğinde mecbur kalıp aynı gün pazara getirme zorunda kalmayacak. Üretici kayısıyı üretirken bunu bir masrafla yapabiliyor. Bu masrafını karşılayabilmek için çok hızlı bir şekilde pazara getirmek durumunda kalıyor. İşte bunu ortadan kaldırmak için üreticinin, üretime başlattığı, hazırladığı ve satımına geldiği andan itibaren harcadığı masrafları bir şekilde ziraat bankası faizsiz kredi olarak verilmesi gerekiyor. Üretici bu parayı aldığı zaman kimseye muhtaç olamadan ürününü üretecek, ürünü satar hale geldikten sonra lisanslı depoda muhafazası olacak. Belirli süresi dolduğunda da ihtiyacına binaen bunu pazara getirecek. Hem bu pazardaki oluşumu içerdeki esnaflarımız takip ettiği kadar, yurt dışından bu ürünü ithal eden firmalarda en az içerideki tüccarlarımız kadar takip edecek.” “HAM MADDE OLARAK DEĞİL MAMUL OLARAK SATILMASI GEREK” Kâhtalı: “Ürünün geliştirilmesinin tek bir yolu var, ürünün kayısının Malatya’mızdan yurt dışına ihracatı yapılırken ham madde olarak değil, mamul olarak satılması gerekiyor. Bu mamuller ambalaj içerisine girip çeşitlendirilerek yapılabilir. Her yıl dünyada düzenli olarak gıda fuarı yapılıyor. Bu yıl Paris’te gerçekleştirilecek. İnşallah kayısı borsası olarak da biz orada stantlarını açacak. O yüzden bu pazarın daha çeşitlene bilmesi için farklı noktalarda ürünü taşıyabilmemiz gerekmektedir.” dedi. “YENİ BİR ŞİRE PAZARINA İHTİYACIMIZ VAR” Kâhtalı: “Pazar olarak artık bizim, yeni bir Şire pazarına ihtiyacımız var. Bu Şire pazarı, yılda 300 bin Dolar ihracatı olan bir ürünün pazarlanabileceği bir ortam olmadığını teşkil ediyor. Borsa başkanımız göreve geldiğinde, o dönem Belediye Başkanı Ahmet Çakır’a, ‘Bizim dışarıdan gelen esnafı gezdirebileceğimiz, dolaştırabileceğimiz, esnafımızın da çok rahat edebileceği, ürününün depolayabileceği nezih ve güzel bir ortama çok acilen ihtiyacımız var’ demişti. Bununla ilgili Başkanımız projelerini yapmıştı zaten. Malatya’daki üretilen kayısının özel ve aynı zamanda nezih bir ortamda satılması gerekiyor. Bunun için kesinlikle pazarın oluşması gerekiyor. Şuanda ki Şire pazarının bunu oluşturmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Eski Şire Pazarının dışarıdan veya içeriden gelen turistleri gezdirebileceğimiz alanda maalesef halen ürünlerimiz yerlere dökülüyor. Bu ürünlerin orada sadece pazarda satış ürünleri olması gerekiyor.” şeklinde konuştu. Rahime Gül Erbaş