Siyaset
Giriş Tarihi : 15-04-2021 13:01   Güncelleme : 15-04-2021 13:01

 MHP’li Samanlı’nın Şehitler Haftası Mesajı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İl Başkanı Mesut Samanlı, 14-20 Nisan Şehitler Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada şehit denince akla ilk gelen şeyin vatan olduğunu ifade ederek “ Şehit; vatan uğruna gözünü kırpmadan şehadete koşan, ülküsü için canını ortaya koymaktan çekinmeyen, bu dünyada yarım kalan ne varsa cennette tamamlayacak olan kişidir. Bazı konularda ne dersek diyelim, ne kadar konuşursak konuşalım asla uygun kelimeyi bulamayız. Kelimeler kifayetsiz kalır bazen ve ne dersek diyelim içimizdeki o derin elemi ifade edemeyiz. Söz konusu şehitler olduğunda, tam olarak bu hissiyata bürünüyor olmamın mazur görülmesini dilerim.” dedi.

 MHP’li Samanlı’nın Şehitler Haftası Mesajı

14-20 Nisan Şehitler Haftası dolayısıyla MHP İl Başkanı Mesut Samanlı’nın yaptığı açıklama şöyle; “Şehit denince aklımıza ilk gelen şey “Vatan”dır. Şehit; vatan uğruna gözünü kırpmadan şehadete koşan, ülküsü için başını ortaya koymaktan çekinmeyen, bu dünyada yarım kalan ne varsa cennette tamamlayacak olan kişidir. Şehit; atamızdır, dedemizdir, babamızdır, kardeşimizdir hatta evladımızdır. Şehit; bir yerlerdeki yetimin gözyaşı, boynu bükük bir ananın derin yası, saçlarına ak düşmüş bir babanın kederli bakışıdır… Al bayrak dalgalansın diye, al bayrak kan rengini alsın diye şehit olmuş nice yiğidimizi unutmamız mümkün müdür? Elbette değildir. Bizler bu toprakların her bir karışını, her bir taşını bile onların kanına ve canına borçluyuz. Şehitlerimize olan bu borcu ne yaparsak yapalım asla ödeyemeyiz. Görevimiz; onları her daim yâd ederek, onların ismine ve hatırasına tek söz ettirmeyerek, uğruna şehadeti göze aldıkları bu vatan topraklarını şirke düşmüş, gözünü koltuk ve makam hırsı bürümüş kan emicilere bırakmayarak ödemektir. Milliyetçi Hareket’in en hassas olduğu nokta kesinlikle budur. Milliyetçi Hareket Partisi olarak; vatan aşkıyla çok şehit verdik, vermeye de devam ediyoruz. Yıllar geçse de şehitlerimizin adını unutmuyor, birilerinin unutmasına da müsaade etmiyoruz. Biz ve davamız var oldukça; şehitlerimiz ve onların isimleri her an her yerde zikredilecek ve onların adına yapılacak herhangi bir saygısızlık tarafımızdan bertaraf edilecektir.

Bazı konularda ne dersek diyelim, ne kadar konuşursak konuşalım asla uygun kelimeyi bulamayız. Kelimeler kifayetsiz kalır bazen ve ne dersek diyelim içimizdeki o derin elemi ifade edemeyiz. Söz konusu şehitler olduğunda, tam olarak bu hissiyata bürünüyor olmamın mazur görülmesini dilerim.

Tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Cennetteki köşkleri, en güzel kevserlere komşu olsun şühedamızın. Arkalarında bıraktıkları aileleri, dostları ve sevenlerine de bu fani dünyadaki acıları için büyük sabırlar diliyorum.

Okudukça içimi delip geçen ve bir nebze olsun şehitlerimiz hakkındaki hislerimi ifade edebilecek birkaç mısra ile sözlerimi sonlandırmak isterim.

Şüheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar… O, rükû olmasa, dünyada eğilmez başlar, Yaralanmış temiz alnından, uzanmış yatıyor; Bir Hilâl uğruna, Ya Rab, ne güneşler batıyor! Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker! Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid’i… Bedr’in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi… Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? “Gömelim gel seni tarihe” desem, sığmazsın…”