Malatya
Giriş Tarihi : 25-10-2021 12:22   Güncelleme : 25-10-2021 12:22

Malatya’da Misafirperverliğin Yansıması İşte Toptaşlar’ın Sırrı…

Battalgazi İlçesinde bulunan ve bulunduğu bölgeye ismini veren Toptaş Camii tarihi bir ibadethane olma özelliğinin yanında Malatya misafirperverliğinin en büyük örneklerinden biri olma özelliğini taşıyor. Cami kenarında bulunan 11 top şeklinde taş ile 11 varlıklı aile, sahip oldukları taşın üstüne oturan misafiri ağırlıyordu.

Malatya’da Misafirperverliğin Yansıması  İşte Toptaşlar’ın Sırrı…

Türk kültüründe; inanç, fonksiyonel ve yardım amaçlı kullanılan taşlar mimarî amaçla hayatın her safhasında karşılaşılan vazgeçilmez yapı malzemelerden biri. Özellikle tarihî sosyal yapılarda kullanılmakla birlikte inanca bağlı olarak dua ve korunmada da önemli bir yere sahip. Bunların yanı sıra taşlar hayatı kolaylaştırmaları açısından da pek çok yerde kullanılırken, manen de Türk insanının misafirperverlik olgusuna verdiği değeri yansıtıyor. Battalgazi İlçesine Bağlı Eski Malatya mahallesinde başka yerlerde hemen hiç karşılaşılmayan taşa bağlı birçok uygulama ve inanç bulunuyor.  

Battalgazi ilçesinde bulunan ve bulunduğu mahalleye ismini veren Toptaş Camii bir ibadethane olmasının yanında Anadolu’daki misafir kültürünün en nadide örneklerinden birini bünyesinde barındırıyor. MS 1588 yılında ilk restorasyonunu geçiren yapının günümüze kadar toplam 3 kez onarım geçirse de özgün mimarisini günümüze kadar taşıyan güçlü bir yapıya sahip. Son olarak 2015 yılında kapsamlı bir onarım gören camii 2018 yılının Eylül ayında yeniden ibadete açılmıştı. Yaklaşık 500 yıllık tarihi yapıya ismini veren ve diğer ibadethanelerden ayıran özellik ise misafir taşları.

Caminin sol saçağı altında, binek taşının yanında bulunan, top şeklindeki 11 adet top taş için konukseverliğin en özel simgelerinden biri diyebiliriz. Camide bulunan yuvarlak taşlar, bölgeye gelen misafirler ve ihtiyaç sahiplerine yardım etmek için yörenin varlıklı aileleri tarafından yerleştirilmiş. Bahse konu zamanlarda uzun ve yorucu yolculuklar sırasında günümüzün dinlenme olanaklarını kervansaraylar veya köy odaları sunuyor, buna benzer güvenli dinlenme alanlarının bulunmadığı bölgelerde ise bu görev özellikle yörenin varlıklı ailelerine düşüyordu.

Toptaş camii yanında bulunan 11 taşın her biri bölgede yaşayan bir aileye aitti. Taşın sahibi olan ev ahalisinden bir çocuk veya yetişkin, her namaz vaktinde burayı kontrol eder misafirini beklerdi. Uzaktan gelip konaklayacak yeri olmayan veya ihtiyaç sahibi bir insan bu taşlardan birine oturduğunda taşın sahibi olan aile bu kişiyi misafir eder, ihtiyaçlarını giderirdi. Misafir ağırlamak belki birçok kültürün ortak özelliği olsa da bu inceliğin bu denli zarif bir biçimde mimariye yansıtılması güçlü kültürümüzün de bir yansıması. 

>> Ebubekir Atilla – ÖZEL HABER