Kültür & Sanat
Giriş Tarihi : 09-08-2021 17:34   Güncelleme : 09-08-2021 17:34

Malatya Tarhanası İçin Kazanlar Yakıldı

​​​​​​​ Kış aylarının vazgeçilmez lezzetlerinden Malatya Tarhanası için hummalı bir çalışma yapılıyor. Malatya’nın Arguvan İlçesi başta olmak üzere neredeyse tüm ilçelerde tarhana hazırlıklarına başlandı.

Malatya Tarhanası İçin Kazanlar Yakıldı

Adı türkülere bile konu olan ve kendine has bir lezzeti ile sofraları süsleyen tarhana geçmişten günümüze kadar sofralardaki yerini koruyor. Kışın soğuk günlerinde insanın içini ısıtan, besin değeri açısından ise beslenme uzmanlarının her fırsatta önemine dikkat çektiği tarhananın yapımı ise zahmetli.

Tarhananın yapımına kırmızı biber, soğan, nohut ve nanenin öğütücüden geçirilmesiyle başlanıyor. Malzeme, tuz, un, yoğurt ve maya ile harmanlanıp hamur haline getiriliyor. Teknelerde 3 hafta bekletilen hamur, küçük parçalar halinde çarşaflara serilip gölgede kurumaya bırakılıyor. Kuruyan tarhanalar paketlenerek hazır hale getiriliyor. Kimi bölgelerde ise tarhanalar bez yerine çınar yaprağı üzerinde kurutuluyor.

Tarhanaların bir bölümünü kışın tüketmek için kavanozlarda saklayan kadınlar, geri kalanını kilogramını 35 liradan satıyor. Kimi kadınlar ise Kent genelinde kurulan Kadın Kooperatiflerine teslim ederek ürünün Market raflarına ulaştırılmasını sağlıyor.

Malatya tarhanasının diğer tarhanalardan farklı olduğunu dile getiren ev hanımı Nursel Bozer, “Malatya tarhanasının yapımı diğer tarhanalardan farklı, şeklide farklı. Diğer tarhanalar toz halinde olurken içine sebze konulurken Malatya tarhanası taneli bir şekilde yapılıyor ve içine sebze konulmuyor. Malatya tarhanası Dövme dediğimiz buğdaydan ve yoğurttan yapılıyor. Yaptığımız yoğurdu bir gün önceden torbaya koyarak süzüyoruz. Tarhana yapılacak dövmeyi bir kazanda kaynatıp soğuttuktan sonra torbada beklettiğimiz yoğurta katıyoruz ve un atarak kıvam veriyoruz. Ayrıca içine mayalı ekşi hamur da katarak ekşimeye bırakıyoruz tekrar torbada 2 gün daha bekletiyoruz. Ekşimeye bırakırken de bir bez çuvala koyuyoruz. Bu sayede tarhanamız ekşirken de acı suyu akmış oluyor. Burada ekşiyen malzememizi bir kaşık yardımı ile temiz bir bezin üzerine kalın toplar halinde seriyoruz. Güneş alan bir yere sermemiz önemli eğer güneş almaz ise hemen bozulur kurumaz. Daha sonra ters çeviriyoruz. Bu sayede tarhanamızın her iki yüzü de kurumuş oluyor.” dedi.

Tarhanayı aynı şekilde hazırlayıp çınar yaprağında kurutanların da olduğunu söyleyen Bozer,“ Arguvan ve çevre köylerinde daha doğal bir şekilde tarhana yapıyorlar. Hiç bezler üzerinde de kurutmuyorlar. Çınar ağaçlarından topladıkları yaprakların üzerinde kurutuyorlar. Bu tarhananın da tadı çok faklı olmuyor. Bizim yaptığımız tarhana ile aynı tat da oluyor.”

Ebubekir Atilla – ÖZEL HABER