Röportaj
Giriş Tarihi : 09-12-2021 10:40   Güncelleme : 09-12-2021 10:40

"Malatya' da 2 Bin Çölyak Hastası Var"

Çölyak Hastalığı ince bağırsağın, Glüten adlı proteine karşı ömür boyu süren ve kronikleşen alerji hassasiyetidir. Hastalığın tedavisi yok ve ömür boyu sürüyor. Malatya’da kurulan Çölyak Derneğine bağlı 2 bin civarında Çölyak hastası var. Hasta, Glüten içeren Buğday, Arpa, Çavdar ve Yulaf gibi tahılları yiyemiyor. Glütensiz ürünler ise çok pahalı bu noktada yetkililere seslenen Malatya Çölyaklılarla Dayanışma Derneği Başkanı Serpil Karslıoğlu, “Belediyelerden ve valiliklerden az da olsa bir katkı sağlanıyor ama bu yeterli değil. Geçici değil de daha kalıcı çözümler üretilmeli bu noktada çünkü bu hastalık geçici değil ömür boyu devam ediyor” dedi

Öncelikle başkanı olduğunuz derneğiniz hakkında bilmeyen okurlarımız için neler kaydedersiniz?

“2016 yılından beri derneğimiz faaliyette. Çölyak bilgilendirmeleri yapıyoruz okullarda İl Sağlık Müdürlüğü ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğiyle. Ama pandemi döneminde bu çalışmamız yarım kaldı. Bu konuda çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bu derneğimizin amacı Çölyak hastalığını topluma duyurmak, farkındalık oluşturmak.”

Çölyak hastalığını, belirtisini, tedavisini ve tedaviden sonraki süreci için neler söylersiniz?

“Çölyak Hastalığı ince bağırsağın, Glüten adli proteine karşı ömür boyu süren ve kronikleşen alerji hassasiyetidir. Buğday, Arpa, Çavdar ve Yulaf gibi tahıllar Glüten içerir. Çölyak hastalığının belirtileri çocuklarda boy kısalığı, kilo azlığı, yetişkinlerde de bu belirtiler değişebiliyor. Kiminde kansızlık, kiminde B12 eksikliği, zayıflık, karında şişkinlik, saç dökülmesi, mide bulantısı, ciltte kaşıntılar döküntüler, halsizlik, vitamin eksikliği, zayıflık, ishal veya kabızlık, kusma, eklemlerde ağrılar, ciltte döküntüler, kaşıntılar, diş minesinde kayıplar, karaciğer, akciğer ve bağırsak rahatsızlıkları görülür. Belirtilerinde hepsinin olması gerekmiyor, tek bir belirti de yeterli görülebiliyor. Aile içinde, en yakın kişilerde, akrabalıklarda veya bir ailede birden çok kişi Çölyak hastası olabiliyor. Evde Çölyaklı bir hasta var ise diğer üyelerin de Çölyak testi yapması gerekiyor. Bulaşıcı bir hastalık değil, genetik bir yapısı var. Dikkat edilmediği zaman yiyeceklerde ince bağırsak kanserine kadar gidebiliyor. Çok ciddi bir hastalık, ilacı yok ve ömür boyu diyet uygulanıyor. Çölyak teşhisi konulduktan sonrada tedavi ve kontrol süreci başlıyor. Bunun ilacı yok tek bir çözümü var o da kişinin ömür boyu glütensiz beslenmesi. Çocukluk çağında çıkabildiği gibi her hangi bir yaşta da çıkabiliyor, dikkat edilmesi gerek. Çünkü bir çay kaşığı kadar glüten kaçırmak bir bardak çamaşır suyu içmekle eş değer bir çölyaklı hasta için. Bu sebeple çölyağı bir hastalık olarak değil bir yaşam tarzına dönüştürmeliyiz. Çapraz bulaşmaya da dikkat etmek gerek. Glütensiz ve glütenli ürünlerin hiç bir şekilde temas etmemesi gerekiyor, özellikle herkesin evde kaldığı bu süreçte, daha çok buna özen gösterilmeli. Hastalığı idare etmede yetişkinler çocuklara göre daha şanslı bilinçli çünkü ne yiyip ne yemeyeceğini gayet iyi biliyor ama çocuk öyle değil bazen heves ediyor kendisine dokunmasına rağmen yiyebiliyor. Bu yüzden çocuk beslenmesinde daha çok dikkat edilmesi lazım.”

Malatya’ da ne kadar Çölyak hastası insan var?

“Malatya’da 2 bin civarında bir Çölyak hastası var ve her geçen gün bu sayı artıyor. Bu artışın sebebi tanıda bir kolaylık olması, hasta olduğunu düşünen gidip test yapıp rahatlıkla öğrenebiliyor. Çevresel faktörlerden edinilen bilgiler ışığında gidip bu testleri yaptırıyorlar ve bu da sayıyı daha da arttırıyor. Hastalık konusunda biraz farkındalık oluştu. Ama tam bir bilinçlenme söz konusu değil. Hala teşhis konulamayan, hasta olduğunun farkında olmayan insanlar söz konusu ve bu sayıda azımsanmayacak kadar var.”

Hayatın pahalılığı sizi nasıl etkiledi peki?

“Bazı yiyecekleri yiyemiyoruz. Özellikle ekmek ve buğdayla yapılan ürünleri. Bu ürünleri tükettiğimiz zaman hastalanıyoruz. Buğday veya tahıl gibi ürünlerde kıvam verici bir madde var, Glüten diye yapışkan bir özelliği olan bir madde, bizde bunlar ayrılıyor ve o yüzden ayırma işlemi yapıldığı için kullanmak zorunda olduğumuz ürünler pahalı oluyor. Özellikle dışardan gelen ürünlerde de vergi olduğu için satın almamız daha da zorlaşıyor. Glüten sadece yemeklerde değil, paketlenmiş bütün ürünlerde de buluyor. Çölyak hastası bundan dolayı her ürünü yiyemiyor. Dondurmada, salçada, sabunda, şampuanda her üründe Glüten bulunuyor. Biz Çölyak hastası teşhisi alan herkes özel hazırlanmış Glütensiz ürünleri ömür boyu kullanmak zorunda. Ancak yapılan her zam herkes gibi biz Çölyak hastalarını da olumsuz etkiliyor. Özellikle aile bütçeleri bundan olumsuz etkileniyor. Bizim tüketebildiğimiz ürünlerin gıdaların fiyatı zaten yüksekti bu zamlarla birlikte daha da yükseldi. Alımda zorluk çekiliyor haliyle. Alamayanalar diyetlerini bozmak zorunda kalıyorlar bu da istemediğimiz sonuçlara sebebiyet veriyor ne yazık ki rahatsızlanıyorlar, dokunuyor çünkü o besinler. Belediyelerden ve valiliklerden az da olsa bir katkı sağlanıyor ama bu yeterli değil. Biz Çölyak hastaların da bu hususta dikkate alınması gerek. Geçici değil de daha kalıcı çözümler üretilmeli bu noktada çünkü bu hastalık geçici değil ömür boyu devam ediyor.”

Hanife Yiğit’in Röportajı