Genel
Giriş Tarihi : 09-04-2021 17:50   Güncelleme : 09-04-2021 17:53

Kuluncak Ziraat Odası’ndan Öneri

Kuluncak Ziraat Odası Başkanı Ziraat Mühendisi Hasan Yıldırım, don nedeniyle kayısı yetişmeyen alanlarda kayısı yetiştiriciliğinden vaz geçilerek değişik ürünlere dönülmesi çağrısında bulundu. 10 yıl içinde 3 yıl meyve almanın ekonomik anlamı olmadığının altını çizdi

Kuluncak Ziraat Odası’ndan Öneri

Ben aynı zamanda bir çiftçiyim. İlimizde tarımsal anlamında en önemli gelir kaynağımız meyvecilik. Bunun başında da kayısı yetiştiriciliği geliyor. İlçemizdeki Kayısı yetiştiricilerimiz bilindiği gibi her yıl ciddi don olayları ile karşılaşıyorlar. Sadi sadece meyve dönemindeki yanmaları kastetmiyoruz. İlçemizdeki belli bölgelerde yılın ilkbahar döneminde şiddetli don olaylarına maruz kalıyoruz. Bölgemizdeki don olayları bazı bölgelerde kayısı daha tomurcuk iken başlıyor. Tomurcuk dönemindeki don olaylarımız daha hiç uyanmamış çiçek gözlerinde meydana geliyor. Yaprak gözleri dahi zarar görüyor. Çiçek gözleri - 20 dereceyi gören soğuklarda yanıyor. Isının düşüş dereceleri kadar soğukluğu şiddeti de önem arz ediyor. Kısa süreli Olunca sıkıntı olmuyor ama 5 saati aşan soğuklarda şiddetli zarar görüyor. Bu yıl da böyle bir zararımız oluştu. Geçmişte bu konuyu Tarsim yetkilileri ile dile getirdik. Böyle bir şey olmaz dediler ancak soğuklama ihtiyacı karşılanmayan kayısı donları tabiri caizse eksik doğum gibi oluyor. Bu ağaçlar meyve vermiyor. Döllenme problemleri yaşıyor ve meyveye dönüşmüyor bunun farkındayız. Bu yılda çok ciddi domur yanmaları oluştu. Çiçek açmayacak çok miktarda bahçemiz var. Bunun en önemli nedenleri rüzgâr ile yanma oldu. Bir de soğuk hava oturması şeklinde yanma oldu. Soğuk hava oturması şeklindeki yanmada ilkbahar geç donları dediğimiz donlarla oluşan donlardır. Bu rüzgârın 8 kilometreden daha düşük hızda estiği ve duracak kadar yavaşladığı zamanlarda soğuyan havanın çukurlarda birikmesi ile oluşan donlardır. Bunlar olağan donlar bunlara zaten alışmıştık.

ÜMİDİMİZ KIRILDI

Bu yıl olan ise ekstra bir şey oldu.  Bizim ümidimiz Ocak sonunda ve 15 Şubat'ta yaşanan ciddi don olayından sonra kırıldı. Bizim bu konuda Tarım Bakanlığımızdan talebimiz 10 yıldır buranın verlileri var. 10 yıldır emek çekiliyor mazot yakılıyor. Budama yapılıyor, hizmet ediliyor. Ama hiçbir verim alınamıyor. Buralarda ara Ekim’de yapılamıyor. Ağaçlar belli bir yaşa gelmiş zaten. Bu ekili Topraklar neredeyse atıl duruma gelmiş durumda. Kayısı bahçeleri terk edilmiş topraklara döndüler. Devletimizden talebimiz bize söküm desteği verilmesi, sigorta kapsamlarının Tarsim tarafından daraltılması, ciddi bir çalışma yapılmasını istiyoruz. Yani sadece filan yerde don olayı olmuş diye geçilmemelidir. Bunların bize faydası yoktur. Hiç olmasa bu alanlar sebzeciliğe açılabilir. Yeni tarım alanlarına açılabilir. Bu bölgelerde eğer kayısı olmuyorsa kayısıdan vazgeçilebilir. Kayısı vazgeçilmezimiz ama olmayan yerde kayısı yetiştirmenin de bir anlamı yoktur. Ben Bir ziraat mühendisi olarak aynı zamanda bir üretici ve oda başkanı olarak kayısının alternatifini görmüyorum. Ancak beni gözümde kayısı dünyanın en iyi meyvesidir. Mineral içeriği bakımından bekletilmesi ve birçok yönüyle en iyi meyve ama bazı bölgelerde yetişmiyor. Burada ürünü çeşitlendirelim. Sadece kayısıda yetişmeyen alanlarda da ısrarcı olmayalım. Çünkü her yıl don vuruyor yani 10 yılda 3 yıl meyve alınmasıyla kayısı yetiştiriciliği yapılmaz.

A.Vahap Kaygusuz – Hanife Yiğit (Özel Haber)