Kültür & Sanat
Giriş Tarihi : 31-12-2012 11:36   Güncelleme : 31-12-2012 11:36

“ Kültürel birikimimizden daha fazla beslenmeliyiz”

Malatya Inönü Üniversitesi (I.Ü.) Güzel Sanatlar ve Tasarim Fakültesi Ögretim Üyesi ve Geleneksel Türk El Sanatlari Bölüm Baskani Yrd. Doç. Dr. Fatih Özdemir, "Geçmisimizden ve kültürel birikimimizden daha fazla beslenmeliyiz" diyerek, "Jurassic Park'in, Kafka'nin, Dali'nin Müzesi varken bizde neden Nasreddin Hoca, Karagöz-Hacivat, Dede Korkut müzeleri olmasin" seklinde konustu.

“ Kültürel birikimimizden daha fazla beslenmeliyiz”

Inönü Üniversitesi bünyesindeki Kampüs Fm'de Inanç Kara Ölmeztoprak'in hazirlayip canli yayinda sundugu Panorama Programi'na katilan Özdemir, programda; grafik tasarimin yönü, 2012'deki trendler, kurumsal kimlik, sehirlerin siluetleri, yerel degerler, üniversite ve Malatya'ya iliskin degerlendirmelerde bulundu.
Güzel Sanatlar ve Tasarim Fakültesi bünyesinde grafik bölümünü kurduklarini, 2013 yili itibariyle de ögrenci almayi planladiklarini bildiren Özdemir, su anda Egitim Fakültesi Resim-Is ögretmenligi programinda da grafik ana sanat derslerini yürüttügünü söyledi.


Marka ve markalasmak üzerine açiklamalarda bulunan Özdemir, “Bu konuda temel esaslardan birisi, profesyonel bir ekip olusturup o ekibe güvenmektir” dedi.
"Alisik olmadigimiz, hatta bazen rahatsiz eden çizgilere sahip, güzelin vasatligindan siyrilmis, fark meydana getiren ve markanin imajindan yola çikarak bir imge olusturan, onu markaya mal edebilen tasarimlari" basarili buldugunu kaydeden Özdemir, görsel degerlerimize de sahip çikilmasi gerçeginden hareketle, "ABD'de film setleri bile müze yapilip sergilenirken, Jurassic Park'in, Kafka'nin, Dali'nin Müzesi varken bizde neden Nasreddin Hoca, Karagöz-Hacivat, Dede Korkut müzeleri olmasin. Tanitimlarimizda geçmisimiz ve tarihi degerlerimiz daha fazla ön plana çikabilir, bu alanda zaman zaman zayif kaliyoruz. Geçmisimizden ve kültürel birikimimizden daha fazla beslenmeliyiz" ifadelerini kullandi.
Sehirlerin siluetleri noktasinda da ilginç açiklamalarda bulunan Özdemir, söyle konustu: "Tüm sehirlerin genel görüntüsü marka, tabela ve magazalardan olusuyor. Herhangi bir vatandasin gözünü baglayip bir sehir merkezine birakip buranin hangi sehir oldugunu sorsak bilemez. Çünkü hepsi birbirine çok benziyor." 
Türkiye'de karakteristik mimari anlayisinin oturmadigini belirten Özdemir, "Mimarlar isin görsel estetigine karsi daha duyarli olmali; eskiyen binalar degil yaslanan binalar yapmali" diye konustu. 
Su an eskiyen binalarin yapildigini savunan Özdemir, verdigi örnekte Gazi Üniversitesi Rektörlük Binasi'nin eskimeden yaslanan bir yapi oldugunu vurguladi.
Malatya'nin Battalgazi ilçesindeki Silahtar Mustafapasa Kervansarayi'nin restorasyon çalismalarindan bahseden Özdemir, "Buna restorasyon degil de rekonstrüksiyon demek gerekir" dedi. Restorasyon yaparken mevcut yapinin bozulmadan korunmasi gerektigini, gerekli durumlarda saglamlastirilmasinin, koruma altina alinmasinin ve yasatilmasinin daha dogru oldugunu düsündügünü belirten Özdemir, yine Battalgazi ilçesinde Kale Surlari'nin restorasyonunun yapildigini kaydederek, bu konuda orada yillardir arkeolojik kazi çalismalari yapan Roma La Sepienza Üniversitesi Ögretim Üyesi Prof. Dr. Marcella Frangipane ile yaptiklari bir sohbette orada yapilan kazilarda baskanlik görevini yürüten Marcella hanimin, "Yillar sonra mesela 10 bin yil sonra burada yapilan bir kazida 2012 yilinda Malatya'da çok ciddi savaslar yasandigi düsünülebilir. Çünkü bu surlar su an yikilip yeniden yapiliyor, yillar sonra kazi yapanlar bunu bu sekilde algilayacaktir" dedigini aktardi.

Özdemir, "Sehirlerin, mekanlarin bir ruhu olmali ve bu mutlaka hissedilmeli" seklinde konustu.
Malatya'nin büyüksehir olmasi ile birlikte 'Malatya Büyüksehir Belediyesi Amblemini Ariyor' yarismasini yaklasim olarak dogru buldugunu ifade eden Özdemir, bu tarz yarismalarin Grafikerler Meslek Kurulusu ile ortak yürütülmesinin olumlu sonuçlar doguracagini, prestijli ve dogru islerin bu gibi ortakliklar neticesinde ortaya çiktigini söyleyerek, "Mutlaka çok fikirler yarisacaktir. Ancak bence yeni logoda kesinlikle kayisi ögesi bulunmamali, daha özgün ve farkli düsüncelerin yer aldigi tasarimlar dikkate alinmalidir" ifadelerine yer verdi.