Malatya
Giriş Tarihi : 22-01-2021 17:12   Güncelleme : 22-01-2021 17:12

Koronavirüse İyi Geliyor Diyerek Kendilerini Arıya Isırttılar

Yeni tip Koronavirüs ’ün ülkemizde görüldüğü ilk günden bu yana neredeyse bütün vatandaşlar Koronavirüse ne iyi geliyor? Koronavirüse karşı ne korur? sorularının cevabını arıyor. Şimdi ise Malatya’da yaşanan ilginç bir olay görenleri şok etti. Koronavirüse karşı bağışıklığı güçlendirdiği iddia edilerek kendini Bal Arılarına ısırtan vatandaşlar, covıd-19’dan bu şekilde korunduklarını düşünüyor.

Koronavirüse İyi Geliyor Diyerek Kendilerini Arıya Isırttılar

Koronavirüse iyi geldiğini iddia eden vatandaşlar Bal arılarına kendilerini ısırtıyor. Arının iğnesini ve zehrini o kişinin vücuduna bıraktıktan sonra Koronavirüse karşı bağışıklığının güçlendiğini iddia eden vatandaşlar, periyodik şekilde bunu uyguluyor.

Vatandaşların son zamanlarda bu taleplerle gelen kişileri geri çeviremediklerini aktaran Arı Kovanı sahipleri ise arı ısırmasının birçok rahatsızlığa faydalı olduğunu savunuyor.

KORONAVİRÜSE İYİ GELMİYO R!

İnönü Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Merkezi Müdürü ve Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Parlakpınar, Arı ısırmasının Koronavirüse karşı etkili olduğuna dair bilimsel bir klinik çalışmanın yapılmadığını ve kanıtlanmadığını söyledi. Apiterapi denilen bu tarz tedavi yöntemlerinin riskli olduğunu ve Kas iskelet sistemi ağrısı, kızarıklık ve hassasiyet gibi semptomların azaltılması için uygulanacaksa eğer Sertifikalı Hekimlerin gözetiminde uygulanması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Parlakpınar,” Koronavirüse iyi geldiğine dair kanıta dayalı tıp verileri ışığında elde edilmiş bir klinik çalışma sonucu yoktur. Bunla ilgili yapılan çalışmalar var. Çalışma sonuçlarının açıklanmış olması lazım. İyi dizayn edilmiş klinik çalışmalara ihtiyaç var. Şuan ki bilgilerimize göre Apiterapi uygulamalarının doğrudan klinik çalışmalarla desteklenmiş şekilde, Koronavirüse iyi geldiğini şuanda söylemek mümkün değil. Ancak yapılacak çalışmalar sonucunda bunlar söylenebilir. Hipotez olarak bağışıklık sistemini güçlendirme cümlesi araştırma sorusuna hipotez olarak yerleştirildikten sonra çalışma dizayn edilip klinik çalışmalar yapıldıktan sonra ancak buna karar verilebilir. Apiterapinin ne olduğu, kimlere uygulanabileceği, kimlere uygulanmasının sakıncalı olduğu, bu uygulamayı yapacak kişinin sertifikalı hekim olması gerektiği, uygulamaların yapılacağı merkezde bulundurulması gereken asgari ilaçların ve malzemelerin acil bir durum ortaya çıktığında müdahale edilebilecek ortamın ve envanterin oluşturulması ve hastayı tedaviye almadan önce yapılması gereken tüm testler ayrıntılı şekilde yönetmelikte tanımlanmıştır. “ sözlerini kullandı.

ARI ZEHRİNİ BİLİNÇSİZCE UYGULAMAK ÇOK RİSKİ

Arı zehri tedavisinin Hekim kontrolünün dışında direkt alınmasının riskli olduğunu belirten Parlakpınar,” Medyadan şahit oluyoruz. İnsanlar doğrudan kendilerine bu ürünleri ya da arı zehrini, ya da arının kendisini doğrudan uygulamaya çalışıyor. Oysa bu tarz durumlarda, arı zehri dekopanse kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, solunum yetersizliği, sistemik lokal enfeksiyonlar, karaciğer fonksiyon bozukluğu, betabülokör kullanımları, tedavi uyumunu etkileyen şiddetli psikiyatrik rahatsızlıklar, yemekten hemen önce veya hemen sonra gebelerde ve süt veren annelerde uygulanamaz. Bu etkileşimleri, bu durumları saptayabilecek, ön görecek, teşhisini yapabilecek, acil bir durum geliştiği taktirde müdahale edecek kişi hekimlerdir. Sadece Tıp Fakültesi mezunu olmak yetmiyor, aynı zamanda bu eğitimleri almış Sertifikalı Tabip ve Çalışma iznini almış hekim olması gerekmektedir.” dedi.

 Arı zehri tedavisi’nin sadece merkezlerde uygulanabileceğini söyleyen Parlakpınar,” Arı zehri tedavisi Endikasyon dediğimiz izin verilen uygulama alanlarında izin veriliyor. Merkezler için sadece izin veriliyor. Diğer uygulamalarda merkez ve ünite kavramı var. Apiterapi ’de bu ayrım yapılmadan sadece merkezlere izin verildi. Üniversite Hastaneleri ve Eğitim ve Araştırma Hastaneleri merkez statüsündedir. İşlem yapabilme yetkisi ve o işlemlerdeki endikasyon yelpazesi genişliği daha fazladır.  Bal, polen, propolis veya arı sütü tedavileri bağışıklık sistemini güçlendirmek için yapılır. Apiterapi’de sadece bu saydıklarımız ünitelerde yapılabilir. Bu etkileşimleri, bu durumları saptayabilecek, ön görecek, teşhisini yapabilecek, acil bir durum geliştiği taktirde müdahale edecek kişi hekimlerdir. Sadece Tıp Fakültesi mezunu olmak yetmiyor, aynı zamanda bu eğitimleri almış Sertifikalı Tabip ve Çalışma iznini almış hekim olması gerekmektedir.” ifadelerine yer verdi.  

Ebubekir Atilla