Yazar
Giriş Tarihi : 08-02-2017 00:00   Güncelleme : 08-02-2017 00:00

KÖRDÜGÜM ASK

Yogun bakimdan yeni çikiyordu

KÖRDÜGÜM ASK

Yogun bakimdan yeni çikiyordu.

Narkozun etkisinden henüz kurtulamamisti ama bilinci açikti.

Ben de ayni hastayi bekleyenlerin arasindaydim bir hisimi olarak.

Sedyeden yataga indirilir indirilmez gözleriyle etrafindaki kalabaligi süzdü. Belli ki esini (kendi ifadesiyle ‘hatun'unu) ariyordu. Sonra esi de ayni mukabele ile göz göze geldi ve kendisine uzatilan eli simsiki tuttu

Hasta mirildanarak; "iste ben bunun için ölmedim", sonra ogluna bakti; "sizler için varim; Yahya ve Yigit'im nasillar?" dedi ve gözleri doldu

Etrafindaki hazirun da benim hissettiklerimi hissetti mi, bilmiyorum ama ben, benim

Aglamamak için kendini sikmak, gözlerini etrafindakilerden kaçindirmak, büzüsen dudaklarini saklamak ve saklamanin ne kadar zor oldugunu ilk kez yasiyor, yasiyordum...

Ayni seyi 1997'de, Ankara Diskapi Hastanesi'nde merhum babamin yataginin yani basinda, ameliyattan yeni çikan bir hastanin ellerine sarilan kadindan da hissetmis ve çok etkilendigim için "Bütün Ruhlar Sonsuza Uçar" adli romanimda da uzunca yer vermistim

Öyle ya; sevgi, sefkat ve sadakat abidesi bu sahneler ancak roman ve filmlerde olur, diye düsünürüz...

Lakin eski insanlarda bu saf, duru, sadakat ve adanmislik hep oluyormus.

Simdiki gençlerde; sahsen ben, bu samimiyeti göremiyorum.

Yok da.

"Var", diyen varsa beri gelsin

Yeni nesilde "ask" denilen bir kavram var ama bu kavram ‘dejenere' edilmis

Gündüz ile gecenin bir olmadigi gibi, eski kusak insanlarin "ask" anlayisi ile yeni kusak insaninin ask anlayisi bir degil.

Birinde sevgi var, digerinde erillik.

Birinde sefkat var, digerinde mazosistlik.

Birinde sevgi, saygi, vefa ve sadakat gibi bir ask var, digerinde muhabbetten yoksun sahsi menfaat üzerine kurulu doyumsuz-hazimsiz bir ‘mesk' var.

Peygamberimize atfedilen ve Hz. Ayse ile Peygamber arasindan geçtigi rivayet edilen bir  "kördügüm ask" hikayesi var, bilir misiniz?..

Hz. Ayse'nin; "Beni nasil seviyorsun?" sorusu üzerine Peygamberimiz; "Seni kördügüm gibi seviyorum" dedigi  ve Hz Ayse validemizin, ara-ara; "Ya Rasulullah!  Kördügüm ne durumda?" diye sordugunda, Hz. Muhammed'in; "Ilk günkü gibi" dedigi

Sahsen ben, yukaridaki muhabbeti bazi zevatlarin kutsayarak anlattigi gibi algilamak ve anlatmak istemiyorum ama örneklik açisindan ‘on numara' olarak gördügüm için ve eski nesillerin, hakikaten birbirini  "kördügüm gibi" sevdiklerine sahit oldugum için örnek verdim

Yani demem o ki; sevdin mi, "kördügüm gibi" sevmelisin

Ve esler arasindaki beraberlik devam ettikçe; "ilk günkü gibi" devam etmeli.

Yani "ASK", demek istiyorum;  esler arasindaki birlik, beraberlik ve muhabbetin çimentosu ve mozaigi olan asktan bahsediyorum

Ey Ferhat'a daglari deldiren ask

Ey Mecnun'u çöllere düsüren ask

Ve ey kördügüm olan, ilk günkü ile son gün hep "ilk günkü gibi" devam edebilecek "kördügüm gibi" ASK!

Nerdesin?

Nerelerdesin?!...

Ses ver artik