Malatya
Giriş Tarihi : 09-03-2017 20:08   Güncelleme : 09-03-2017 20:08

Köpüklü Savunma!

Fethullahçi Terör Örgütünün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girisimiyle ilgili Mahkeme durusmasinda 2. Ordu Komutani Âdem Huduti’nin Hayatimin hiçbir safhasinda FETÖ ile hiçbir faaliyetinin olmadigini belirtirken, 2. Ordu'nun eski Kurmay Baskani ve Garnizon Komutani Avni Angun'un ise “karargâhta tiras köpügünü unuttugunu, tiras köpügünü almak için gittigini ve yapilan darbenin içinde yer almadigini iddia etti

Köpüklü Savunma!

M. ALI GÜNAYDIN

Fethullahçi Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girisimine iliskin aralarinda dönemin 2. Ordu Komutani Âdem Huduti, 2. Ordu Kurmay Baskani Avni Angun'un da bulundugu 28'i tutuklu 76 sanigin yargilandigi davada bir numarali süpheli Huduti, ve 2. Ordu Garnizon Komutani Avni Angun savunma yapti. Fethullahçi Terör Örgütünün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girisimiyle ilgili tutuklanan dönemin 2. Ordu Komutani Âdem Huduti, "Hayatimin hiçbir safhasinda FETÖ ile hiçbir faaliyetim olmamistir. Abisini, ablasini bilmem. Dershane, bankalariyla ilgim olmamistir. Hiçbir dönemde himmet parasi vermedim. Bu terör örgütüyle irtibatli, iliskili olmadim” dedi. Malatya'daki darbe girisiminde yasananlari anlatan Huduti, sunlari söyledi: “Darbecileri derdest ederek Türk adaletine teslim ettim. Sorumluluk bölgemde sadece Malatya'da bir kisinin ölmesi haricine hiçbir can kaybi olmamistir. Türkiye genelindeki sehit ve yarali sayisina bakildiginda yapilan faaliyetin basarili oldugunu belirtmek isterim. Emegi geçen komutanlara, kurmay baskanina ve beni korumakla görevi emir subayima görevlerini basariyla yaptiklari için tesekkür ediyorum."

HUDUTI, “HIMMET PARASI VERMEDIM”

Huduti, Malatya Cumhuriyet Bassavciligi tarafindan hazirlanan ve mahkemece kabul edilen iddianameyi defalarca okudugunu ve anlamaya çalistigini ifade ederek, "Iddianamede terör örgütüne üye olmakla suçlaniyorum. Hayatimin hiçbir safhasinda FETÖ ile ilgili hiçbir faaliyetim olmadi. Yasam biçimim geregi bana uyusmaz. Abisini, ablasini hiç kimseyi bilmem. Dershanelerini, bankalarini kullanmadim, bilgisayar ve cep telefonlarina yüklenen o programlari bilmem. Hiçbir dönemde himmet parasi vermedim. Esim ve oglum da benim gibi hayatlarinin hiçbir safhasinda bu terör örgütleriyle irtibatli ve iliskili olmamistir. Iddianamede terör örgütüne üye olmakla suçlaniyorum. Ben 43 yil memleketine hizmet ettim. Askerlik onuruna uygun olarak çalistim. Yasantim boyunca anayasa ve kanunlara uygun ve seffaf bir yasam sürdüm. Yüksek Askeri Surada yeni görevim belirlenerek, bir yil sonra da emekli olacaktim. Dolayisiyla fikirlerimin uyusmadigi ve katilmadigim bir örgüt adina neden suç isleyecegim. O nedenle bu örgüte neden yardim edecegimi bir türlü anlayamadim.  Iddianamede dosya içinde tüm incelememe ragmen FETÖ terör örgütüne yardim ettigime dair tek maddi delile ulasilamadi” diye konustu.

'ÇOCUKLAR NE YAPTINIZ, BENI DE YAKTINIZ'

Huduti, savunmasinda, "Yurtta Sulh Konseyi" tarafindan yayinlanan mesajda görevlendirme listesi bulundugunu anlatarak, "Kalin bir kalemle belirtilmis bir sikiyönetim mesaji vardi. Mesaji inceledim. Son imzalara bakinca o anda bu emrin uygunsuz bir emir oldugunu, uymayacagimizi emrettim" diye konustu. Huduti, darbecilere zaman kazandirmadigini iddia ederek, “Darbeye yardimci olmak için kimseye emir vermedim. Darbeci hiç kimse ile görüsmedim.  Sorumluluk bölgemde darbenin engellenmesi için tüm gücümle çalistim. 'Çocuklar ne yaptiniz, beni de yaktiniz' seklinde bir söz kullanmadim. Darbeciler beni Ankara'ya götürmek istediler. Kurmay Baskanim, Kara Havacilik Alay Komutanini arayarak, bunu engellemistir. Elimizdeki birkaç kez firsat varken, darbecileri etkisiz hale getirmedigimiz, darbecilere süre kazandirdigimiz iddialari dogru degildir. Kamera kayitlari ve ifadeler olayi gösteriyor. Askeri savci kislaya sokulmamistir. Olaylarin büyümesindeki sebeplerden biriside budur. Ben, kurmay baskanim, emir subayim ve korumam 3 astsubay ile darbecileri nasil etkisiz hale getirecegimizi bilemiyorum. Avni Angun il jandarma komutan vekili arayip, operasyonla bizi kurtarmasini talep etmistir” beyaninda bulundu.

“KUVVETLERINI BILMIYORDUM”

Sanik Huduti, "Yurtta Sulh Konseyi" tarafindan yayinlanan "Harekât Yildirim" öncelik dereceli gizli mesaj formunda "Görevine devam" olarak isminin geçmesi iddiasini da kabul etmeyerek, "Ismimin orada geçmesi bir ödüllendirme degil, bir cezalandirmadir" dedi. Mahkeme Baskani Vedat Koç’un “43 yildir askerlik yaptigini söylüyorsun, anlasildi ki FETÖ asker içerisinde ciddi bir yapilanmaya gitmis, bununla ilgili bir sezginiz oldum?”, sorusuna Huduti,  “Hayir sezmedim.  Bu konular Genelkurmay ve istihbaratla ilgilidir” dedi. Mahkeme Baskani Koç’un “Genelkurmay Baskaninin bile Genelkurmay’da alinip götürüldügü bir ortamda, kurmay baskani, emir subayi ve 3 astsubayi ile darbecilere direnmenin bir mantigi var mi?” sorusuna Huduti,  “Kuvvetlerini bilmiyordum” dedi. Huduti, Avni Angun’un makam odasindan çikartilarak kelepçelenmesini daha sonradan ögrendigini de söyledi.

“OKURKEN BÜTÜN KITAPLARI ISARETLERIM…”

Ordu Komutanlari ile sürekli görüstügünü kaydeden Huduti, “1’nci, 3’ncü ve Ege Ordu Komutanlari ile birçok kez görüstüm. Saatlerini tam hatirlamiyorum. Çok yogun bir telefon trafigi vardi. 3. Ordu komutani ile konustugumuzda darbe karsiti mesaj yayinladigini bilmiyordum, kendisine de bizim mesajdan bir kopya gönderdim.  Diger ordu komutanlari kendi aralarinda konusarak bir mesaj paylasmislar bana göndermediler. 1’nci,2’nci ve Ege Ordu Komutanlari bana basin açiklamasi yaptiklari konusunda bir bilgi vermediler” ifadelerine yer verdi. Kendisine ait ele geçirilen 8 adet kitapta FETÖ ile ilgili isaretlenmelerin olmasi ile ilgili soruya da Huduti,  “Ben kitap okurken bütün kitaplari isaretlerim. Ben Ergenekon ve Balyozla ilgili o dönem tüm kitaplari aldim. Emekli olunca tekrar inceleyecektim” dedi. 2’nci Ordu Komutani Korgeneral Ismail Metin Temel ile görüsmesi konusunda ise, “Mesaj yayinlamam konusunda kendisi bana teklifte bulundu. Daha sonra sayin vali teklif etti. Darbe karsiti mesajin yayinlanmasini ilk olarak Ismail Metin Temel bana teklif etti” dedi. Ismail Metin Temel ile konusmasinin ayrintisi konusunda ise Huduti,  “Bu darbe girisiminin dogru olmadigini söyledim” ifadesini kullandi.

“GURURUMA YEDIREMEDIM…”

Huduti, “Emir subayi Sedat Kaya’dan sizi korumasi için silah istediniz mi?”  sorusuna,  “Sedat Kaya bana korunmam için bir tabanca getirdi. Sedat Kaya darbecileri vurmak için benden izin istedi. Ilk merminin bizim atmayacagimizi söyledim, Ates etmemesi konusunda emir verdim. Sedat Kaya, emniyetli bir yere götürme konusunda teklifte bulundu. Ordu komutani olarak gururuma yetiremedim” cevabini verdi. Huduti,  Ankara’ya götürülmesi konusunda ki bir soru üzerine “Darbecilerin benim Ankara’ya götürülmem için önceden bir karar alindigini degerlendiriliyorum. Kara Havacilik Alayina gitmeleri benim konutuma gelislerinden öncedir” dedi. Huduti, “Odanizda size silah dogrultuldu mu” sorusu için  “Albay Bahadir Erdemli dogrulttu, Bahadir Erdemli ve Mustafa Serdar Sevgilinin silahlarini Sedat Kaya  (Emir subayi) aldi. Her ikisini de silahi benim odamda alindi” dedi.

ANGUN SIKIYÖNETIM KOMUTANI OLARAK GÖREVLENDIRILMIS

Malatya'daki Kalkisma Davasi'nda FETÖ/PDY'nin darbe girisimine destek verdigi iddiasiyla yargilanan 2. Ordu'nun eski Kurmay Baskani ve Garnizon Komutani Avni Angun'un savunmasina geçildi. Malatya Cumhuriyet Bassavciligi tarafindan hazirlanan askerlere yönelik iddianamenin iki numarali süphelisi Angun'un yüzüne iddianamedeki suçlamalar okundu. Iddianamede, Angun'un Yurtta Sulh Konseyi tarafindan yayinlanan "Harekât Yildirim" öncelik dereceli gizli mesaj formunda "Malatya Sikiyönetim Komutani" olarak görevlendirildigi belirtildi. Angun, savunmasina, “Hiçbir sekilde içinde yer almadigim, hayatim pahasina mücadele ettigim darbe girisiminde hayatini kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralilara acil sifalar diliyorum” ifadeleriyle basladi.

ANGUN, “TRAS KÖPÜGÜNÜ ALACAKTIM…”

Angun, “Ben 16 Temmuz günü izne ayrilacaktim. 15 Temmuz günü görevdeydim. Önce araçla Iskenderun’a daha sonra Adana ve Trabzon’a geçecektim. Her gün tiras olan bir kisi olarak daha pratik olacagi için tiras köpügünü almayi planlamistim. Günün yorgunlugu ile unuttum. Daha sonra sivil araci gönderdim. Kapiyi aralayarak görüstügüm soför Kemal yüzbasinin kendisini denetleme oldugunu ve almadigi söylemesi üzerine sasirarak ''Allah Allah' dedim ve moralim bozuk sekilde kapiyi kapadim. Tiras köpügünü almak izne ayrilacagimin bir ayrintisidir" dedi. Angun, FETÖ’yle hiçbir iliskinin olmadigini iddia ederek, sunlari söyledi: “Ben veya çocuklarim anilan örgütün dershanelerine gitmedik, bankalari kullanmadik, yardim yapmadik, toplantilarina istirak etmedik. Gazete, dergi, kitaplarini takip etmedim. Yut disina gitmedim. Haberlesme sistemlerine dâhil degilim, ByLock kullanici listesinde de ismim yoktur. Evim ve isyerindeki malzemelerim incelenmis, herhangi bir suç unsuruna rastlanmamistir.”

“MESAJA ITIBAR ETMEDIM”

Sikiyönetim Komutani olmadigini ileri süren Angun, ''Darbe girisimcileri tarafindan yayimlanan hiç bir mesaja itibar etmedim. Bu sifatla darbecilerle hiç bir iliskim olmadi. Daima kanunlarin yaninda oldum, bunun hiç disina çikmadim. Bu listeyi yazan Yurtta Sulh Konseyi denen merkezin bir de yardimci atadiklarini görüyorum. Bu görevi kabul etmeyecegim kanaatiyle evime silahli kisiler gönderdiklerini degerlendiriyorum. O aksam darbe girisimcileri benim kurmay baskani olarak verdigim emirleri yerine getirmemistir. Sikiyönetim komutani olmam söz konusu degildir” beyaninda bulundu.

“OK YAYDAN ÇIKTI, KOMUTANIMIZ ANKARA’YA GITSE IYI OLUR”

Kanunlara aykiri hareket edenlere karsi direndigi için o gece üç kez ölümden döndügünü savunan Angun, sunlari söyledi:  “Komutanin emriyle kanun disi hareket edenlerle mücadele ettim. Karargâha gittigimde ilk is olarak nizamiyedeki Kemal Yüzbasinin faaliyetlerini bertaraf etmeye çalistim. Bana silah çekildiginde kimsenin yardim etmemesi üzerine yalniz kaldigim ortaya çikmisti. Bana direkt silah çekildi hamle yaptim. Can havliyle insan ne yaptigini bilemiyor. Hamle yaptim, beni iteledi ve silahi aldi. Baktim çaresizim ates etmesin, durumu normallestirelim diye oradan ayrildim. Bunu engellemek için kimse müdahale etmedi.  'Darbecilerin ellerini ayaklarini baglayip derdest edelim' diye Ordu Komutanina söyledim. Biz iki yasli adam, fiziki olarak mücadele edecek durumumuz yok. Komutanimizda fiziki olarak müdahale edemez, 3-4 güçlü adam istedik. Içerde sürekli bir faaliyet vardi. Kimse gelmeyince bulundugumuz odanin disina çikarak, kim var diye baktim. Emrin sonucunu arastirmak istedigimde Yarbay Suat 'kimse kalmadi' dedi. Silah ve sayi olarak aleyhimize dönen vahim bir tablo vardi. Kamera görüntülerine resim sekilde bakildiginda farkli anlam yüklenebilir. Darbecilerden Tuggeneral Mustafa Serdar Sevgili’ye, ‘Meraminiz nedir?’ dedigimde, “Ok yaydan çikti. Komutanimiz Ankara’ya gitse iyi olur’ dedi. Bahadir Erdemli, beni Ordu Komutaninin makamindan silah tehdidi ile çikartarak, baska bir odada kelepçelettirdi” dedi. Angun, “Sayin valimiz beni davet etmis olsaydi çok etkin bir sekilde önlem alabilirdik. Ben kriz merkezinde olsaydim daha basarili olurduk diye düsünüyorum. Karargâhin her tarafini çok iyi bilirim, operasyonu bizzat yönetir gerekirse sehit olmaya raziydim. Ama karargâhta bir tabanca ve bes mermi ile bu isi tek yapamam. Ama disarida olsaydim bir saat içerisinde bu operasyon biterdi. Kriz merkezinde bulunmayi gönülden isterdim. Adaletin yerini bulacagini ümit ediyorum”

“ÇAMASIR LASTIGI ILE MI BAGLAYACAKTIM”

Mahkeme Baskani Vedat Koç’un “Senin yillik iznin hangi tarihler arasinda planlanmisti?” sorusuna Angun,  “16 Temmuz-28 Temmuz tarihleri arasinda izne çikmayi planladim” dedi. Koç’un “30 Aralik 2015 tarihli Âdem Huduti imzasi ile kimlerin hangi tarihte izne çikacagi ayarlanmis, 1- 20 Temmuz olarak görünüyor” sorusuna, Angun, “Bu bir planlama, bu gelismelere göre degisebiliyor.” dedi. Angun; “Sikiyönetim listesini ne zaman gördün?  Sorusuna, “00.15’ten sonra gördüm. Bana hiçbir bilgi gelmemistir” dedi. Mahkeme Baskani Vedat Koç’un “36 yillik bir meslek deneyiminizin oldugunu söylediniz. Darbeye tesebbüs eden FETÖ diye bir grup var, ordu içinde bunlari fark etmediniz mi, her hangi bir önlem almadiniz mi?’” sorusuna Angun;  “Benim bulundugum ortamda siyaset konusulmaz. Ben bu konuda emir verdim. Karargâhta subay, astsubay ve sivil personellerle toplantilar yaptim. Yaptigim çalismalarda her hangi bir tespitim olmadi. Hiçbir sekilde en ufak bir emare tespit etmis degilim” seklinde cevap verdi. Bir avukatin “Makam odasinda silahlarini aldiginiz Albay Bahadir Erdemli ve Tuggeneral Mustafa Serdar Sevgiliyi neden derdest etmediniz” sorusuna Angun, “Sayin Baskan affedersiniz, çamasir lastigi ile mi baglayacaktim.” seklinde cevap verdi.