Türkiye
Giriş Tarihi : 19-05-2010 14:31   Güncelleme : 19-05-2010 14:31

Konya Kapali Havzasi, susuzluk uyarisi veriyor

Türkiye.nin tahil ambari olarak bilinen ve yine Türkiye.nin en az yagis alan bölgesi olan Konya Kapali Havzasi.nda gerekli önlemler alinmadigi takdirde 50 yil içinde kullanilabilir suyun yüzde 56.si kaybedilecek.

Konya Kapali Havzasi, susuzluk uyarisi veriyor

Dogal Hayati Koruma Vakfi (WWF) tarafindan yapilan Konya Kapali Havzasi.nin gelecegi kolunu bilimsel arastirmanin sonucu yayinlandi. Rapora göre insanoglu, dünyaya olan etkisini 1961 yilindan bugüne 3 kat oraninda artirdi. Bu etki, dünya kaynaklarinin kendini yenileyebilecegi etkinin yüzde 25 fazlasini ihtiva ediyor. Yasanan küresel isinma nedeniyle dünya denizlerinde 10-20 santimetrelik yükselme, dünya üzerindeki canli neslinde ise karasal canli türlerinde yüzde 31, tatli su türlerinde yüzde 28 ve deniz türlerinde yüzde 27 düsüs gözlendi. Küresel iklim degisikliginden en çok Akdeniz Havzasi.nin etkilendiginin belirtildigi raporda, Türkiye.nin de bu havza içinde yer aldigi ve bu havzada son 25 yilda yagislarda yüzde 20 oraninda azalma görüldügü ifade ediliyor.

 

Her yil 36 Küçükçekmece gölü kadar su tüketiliyor

Hazirlanan raporda Konya Havzasi.nin yagis bakimindan fakir bir bölge olduguna ancak son yillarda bu yagislarin da giderek azaldigina dikkat çekiliyor. 10-20 milimetre civarinda bir yagis azalisinin tespit edildiginin dile getirildigi rapora göre, bu durum bölgenin yari kurak iklimden kurak iklime dogru hizli bir geçis süreci yasadigini gösteriyor. Raporda her yil tarimsal, endüstriyel ve genel kullanim için 3 milyon 286 bin metreküp yeralti suyu kullanildigi ancak mevcut emniyetli rezervin 1 milyon 997 bin metreküp oldugu vurgulanirken, her yil gelecek yillar için kullanilmasi gereken rezerv olan 1 milyon 288 bin metreküp suyun bilinçsizce tüketildigi de ifade ediliyor.

 

50 yilda sulak alanlarin yüzde 65 yok oldu

Raporda her yil çekilen suyun Istanbul.un 1.5 yillik su ihtiyacini karsilayabilecegi belirtilirken, bunun her yil yer altindan 36 Küçükçekmece Gölü kadar suyun tüketildigi belirtiliyor. Ayrica raporda son 50 yilda Konya Kapali Havzasi.ndaki sulak alanlarin yüzde 65.inin, yillardir tarimsal üretim ve su kullanimi konusunda sürdürülebilir bir politika izlenmedigi için yok oldugu bildiriliyor. Rapora göre toplam alani 57 bin 950 hektari bulan Güvenç Gölü, Yarma Batakligi, Arapçayiri, Hotamis Sazligi ve Esmekaya Sazligi tamamen kururken, 21 bin 500 hektarlik Eregli Sazliklari.nin yüzde 85.i, Türkiye.nin en büyük ikinci gölü olan 260 bin hektarlik Tuz Gölü.nün ise yüzde 50.si yok oldu. Ayrica Türkiye.nin en büyük tatli su gölü olan Beysehir Gölü.nün ise 65 bin hektarlik alani 50 bin hektara kadar geriledi. Samsam, Kozanli, Kulu, Tersakan ve Bolluk gölleri ise tamamen kurumayla yüz yüze kaldi.

 

94 bin kuyunun 67 bini kaçak

Rapora göre Konya Kapali Havzasi.nda tarimsal sulama amaciyla büyük çogunlukla yeralti sulari kullaniliyor. Devlet Su Isleri (DSI) 4. Bölge Müdürlügü verilerine göre, Konya Havzasi.nda tarimsal sulamada kullanilan 93 bin 948 adet kuyu bulunuyor. Bu kuyulardan sadece 27 bin 140.i DSI tarafindan ruhsatlandirilmis durumda. Geri kalan 66 bin 808 kuyu ise kaçak olarak kullaniliyor. Raporda kaçak kullanilan bu kuyulardan bilinçsizce çekilen sular nedeniyle her yil Konya Kapali Havzasi.ndaki yeralti su miktarinda büyük düsüs yasandigi belirtiliyor. Raporda havzadaki tarim arazilerinin yüzde 57.sinde tarim yapildigi, yüzde 43.ünün ise nadasa birakildigi ifade edilirken, su miktarindaki azalisa bagli olarak nadasa birakilan tarim arazisi oraninda her yil artis yasandigi belirtiliyor. Ancak bu duruma ragmen Konya.da ekilen bitki deseninin serin iklim tahillari hariç, su tüketimi yüksek bitkilerden olusmasi nedeniyle havzadaki tarimin gün geçtikçe daha sikintili bir sürece girdigi dile getiriliyor.

 

 

Havzanin gelecegi karanlik

Hazirlanan raporda Konya Kapali Havzasi.nin 2057 yilina kadar olan senaryolarina da yer veriliyor. Bunlardan ilkinde mevcut bitki deseni ve sulama düzeninin devami senaryo ediliyor. Buna göre mevcut durum devam ettigi takdirde yer altindan çekilen su miktarinda 2015-2030 ve 2050 yillarinda artis gözlenecek ve mevcut su, fiili kullanim için gerekli miktari karsilayamaz hale gelecek. Ikinci senaryoda mevcut bitki deseninin degistirilmesi ancak sulama sistemlerinin aynen devami konu ediliyor. Bu senaryoya göre ise alternatif bitki desenlerinin kullanilmasiyla su tüketiminde yüzde 25 oraninda bir tasarruf saglanabiliyor ancak bu durumda bile fiili su tüketimine yeterli su miktarina ulasilamiyor. Üçüncü senaryoda ise bitki deseni ayni ancak sulama sistemi basinçli sisteme dönüstürülmüs olarak düsünülüyor. Buna göre su tüketiminde yine yüzde 25.lik bir azalma saglaniyor ancak mevcut su rezervi yine fiili kullanima yetmiyor. Son senaryoda ise hem bitki deseni, hem de sulama sistemleri degistiriliyor. Bu senaryo gerçeklestigi takdirde su tüketiminde yüzde 43.e varan tasarruf saglaniyor ve mevcut rezerv fiili tüketime ancak yetebilir hale geliyor. Yapilan arastirmada Konya Kapali Havzasi.nda 2015 yilina kadar sicakligin 2.5, 2030 sonundan itibaren ise 4 ila 6 derece artmasi öngörülürken, 2030.larin sonundan itibaren buharlasmanin etkisiyle havzaya yüzde 20-30 daha az yagis düsmesi bekleniyor. Bilimsel verilere göre 2057 yilinda ise havzada yüzyilin en kurak yili yasanacak. Raporda ayrica önümüzdeki 50 yilda yüzey suyunda yüzde 65, yeralti suyunda ise yüzde 54 azalma görülecegi, toplam kullanilabilir su miktarinda ise yüzde 56.lik bir düsüs gözlenecegi ifade ediliyor.

 

Tarim ve sulama politikasi mutlaka degismeli

Raporun sonunda ise Konya Kapali Havzasi için öneriler yer aliyor. Buna göre, ilk olarak salma ve vahsi sulama metodlarinin hemen terk edilmesi ve basinçli damla veya yagmurlama sistemlerinin çiftçiler için tesvik edilmesi tavsiye ediliyor. Damla sulama ve basinçli sistemlerin gelmesiyle yilda 2.4 milyar metreküp suyun tasarruf edilebileceginin belirtildigi raporda ayrica mevcut ürün deseninde de degisiklik yapilmasi öneriliyor. Buna göre su tüketimi yüksek seker pancari, yonca, misir, ayçiçegi gibi ürünlerin üretim alanlarinda kisitlamaya gidilmesi ve bu ürünler yerine daha az su tüketen aspir, kanola, soya, sorgum, nohut, mercimek, silajlik misir, yulaf, çavdar gibi ürünlerin üretimine destek ve agirlik verilmeli. Ayrica yeralti sularinin tasarruflu kullanilmasi için kaçak kuyularin bir an önce kapatilmasi ya da ruhsatlandirilmasi, ayrica sulak alanlarin korunmasi ve zarar görenlerin rehabilite edilmesi gerekiyor. Raporda çiftçilerin yeni sistem sulama ve üretim teknolojileri konusunda egitilmesi konusuna da agirlik verilmesinin önemine deginiliyor.