Ekonomi
Giriş Tarihi : 15-07-2021 17:32   Güncelleme : 15-07-2021 17:32

“Kırmızı Et Sektöründe Tehlike Çanları Çalmaya Başladı”

Hayvancılık sektöründeki sancılı süreç devam ederken, fiyatların düzenlenmesi hem üreticiler hem de çiftçiler tarafından isteniyor. Üretim maliyetlerinin artmasıyla birlikte zor durumda kalan hayvan yetiştiricileri ise fiyat dengesini sağlayacak yeni politikaların getirilmesini talep ediyor.

“Kırmızı Et Sektöründe Tehlike Çanları Çalmaya Başladı”

Pütürge Ziraat Odası Başkanı Kürşat Ayaydın et, süt ve yem politikaları üretici ile tüketici lehine yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Ulusal Süt Konseyi’nin en son toplantısında çiğ süt tavsiye fiyatını 1 Temmuz-31 Aralık 2021 döneminde altı ay süreyle brüt 3 lira 20 kuruş olarak sabitlendiğini hatırlatan Ayaydın, bu fiyatın süt üreticilerinin zarar etmesine sebebiyet vereceğini belirterek döviz kurlarının dikkate alınarak fiyatların belirlenmesi gerektiğini belirtti. Girdi maliyetlerinin artmasına karşılık uygulanan politikaların genişletilmesi gerektiğini vurgulayan Ayaydın, ”Süt fiyatı sabit olmasına rağmen, yem sanayicileri, dünya hammadde fiyatları ve döviz kuru artışlarını gerekçe göstererek yem fiyatlarını sürekli artırmaktadır. Yeme neredeyse her hafta zammın geldiği bir düzende çiğ süt fiyatlarını altı ay gibi uzun bir süre sabitlemek süt üretiminin kesintiye uğramasına sebep olacaktır. Geçen altı ayda süt fiyatları değişmezken süt yemine 2021 yılı altı ayında yüzde 30,6 oranında zam gelmiş, bu zammı üreticilerimiz maalesef kendileri ödemiştir. Buna karşılık üreticinin geçmiş altı aylık yem zammındaki kaybı karşılanmadığı gibi, çiğ süte önümüzdeki altı ay için sadece yüzde 14 zam yapılmıştır. Üreticilerin kullandığı yonca, fiğ, korunga, mısır silajı, saman gibi kaba yemlerin fiyatları da sürekli artmaktadır. Bu yemlere son altı ayda yüzde 22,8, son bir yılda ise yüzde 34,5 oranlarında zam yapılmıştır. Kuraklık nedeniyle arpa, mısır, soya, yonca, kuru ot, saman ve silaj fiyatları artmaktadır. Saman stoklaması yapıldığı yönünde bilgiler alıyoruz. Saman fiyatlarının kışa kadar kaç liraya yükseleceği bilinmiyor. Haziran ayında samanın tonu ortalama 1050 liraya satılırken bu fiyat bazı ilçelerimizde 1300 liraya kadar çıkmaktadır. Bu kapsamda, pandemi süreci de dâhil olmak üzere gıda arzında sorun yaşanmasına müsaade etmeyen emekçi üreticilerimize ihtiyaçları kadar kaba yemi, uygun fiyata alacağına dair, rahat bir nefes aldıracak açıklamalar yapılmalıdır. Ayrıca stoklama yapılmasını önlemeye yönelik tedbirler alınmalı, kalite ve fiyata göre kaba yemin satılacağı kaba yem borsası oluşturulmalı, yem bitkileri üretimi tüm üreticileri kapsamalı ve destekler artırılmalıdır.” ifadelerine yer verdi.

 “Üreticilerimiz geçen yıl haziran ayında ortalama 37 lira 74 kuruşa sattığı dana karkasını bu yılın aynı döneminde yüzde 16 artışla 43 lira 81 kuruşa satmıştır. Buna karşılık geçen yıl 1 lira 81 kuruşa aldığı yemi yüzde 62,4 zamla 2 lira 94 kuruşa almak zorunda kalmıştır” bilgisini paylaşarak kırmızı et sektöründe yaşanan gelişmeleri paylaşan Ayaydın, “Yıllara göre besicinin alım gücüne bakıldığında bir kilo karkas et sattığında 2015 yılında 26,32 kilo yem alırken, 2020 yılında 19,34 kilo yem alabilmiştir. 2021 yılı Haziran ayında ise alabildiği besi yemi miktarı 14,91 kiloya kadar düşmüştür. Yani geçen 7 buçuk yılda alım gücü yüzde 43 azalmıştır. Besici üretime devam etmek için en az 20 kilo yem alabilmelidir. Bugünkü yem fiyatlarıyla 20 kilo yem alabilmesi için olması gereken karkas et fiyatı ise 58 liradır. Hayvan başına verilen 250 lira besi desteği aradaki bu fiyat farkının kapatılmasına yetmemektedir. Bu yüzden hayvan başına verilen destekler artırılmalıdır. Piyasada üreticinin hayvanını değerinde satmak için, Et ve Süt Kurumu’nun (ESK) 33 lira ile 36 lira arasında değişen düşük alım fiyatları piyasayı düzenleyememektedir. ESK, piyasaya etkin müdahale etmeli, alım fiyatlarını artırarak piyasayı düzenleyecek miktarda alım yapmalı, serbest piyasa fiyatlarını 58 lira bandına çekecek müdahalede bulunmalıdır. Ayrıca bu süreçte perakende et fiyatlarını indirmeye yönelik karkas, lop et ve kasaplık hayvan ithalatı yapılmamalıdır.” değerlendirmelerinde bulundu.

Ebubekir Atilla – ÖZEL HABER