Türkiye
Giriş Tarihi : 15-10-2013 23:38   Güncelleme : 15-10-2013 23:38

Kiliçdaroglu’nun bilinmeyen yönleri

CHP lideri Kemal Kiliçdaroglu, siyasetteki gerginlige isaret ederek, “Vatandas huzur içinde yasayacaksa bunun birinci kosulu siyasetçilerin yan yana geldiginde en azindan tokalasmalari birbirlerine selam vermeleri, gülümsemeleri gerekir. Biz bunu yapmiyoruz. ” dedi

Kiliçdaroglu’nun bilinmeyen yönleri
Àe??n style="font-size: 14px; "> 

<strong style="margin: 0px; padding: 0px; outline <strong style="line-height: 1.5; font-family: sans-s Kiliçdaroglu’nun bilinmeyen yönleri

 CHP lideri Kemal Kiliçdaroglu, siyasetteki gerginlige isaret ederek, “Vatandas huzur içinde yasayacaksa bunun birinci kosulu siyasetçilerin yan yana geldiginde en azindan tokalasmalari birbirlerine selam vermeleri, gülümsemeleri gerekir. Biz bunu yapmiyoruz. Yani geçen gün bir cenaze töreninde Sayin Köseoglu’nun cenaze töreninde, iki liderin Erdogan ile Sayin Bahçeli’nin tokalasmamalari beni gerçekten üzdü. Elini uzatacak ilk kisinin de Basbakan oldugunu kimsenin unutmamasi gerekir” dedi.

 CHP Genel Baskani Kemal Kiliçdaroglu, Samanyolu Haber Tv'de “Gönüllerdeki Bayram” programinda Yakup Saglam’in sorularini yanitladi.

 Vatandaslarin bayramini kutlayan CHP Genel Baskani, “Huzur içinde baris içinde güzel bir bayram geçirirler, komsulariyla, akrabalariyla, yakinlariyla, kahvedeki arkadaslariyla huzur içinde bir bayram geçirmelerini isterim” mesajini verdi.

 “SIYASETÇI CEBINI DOLDURMAYACAK, VATANDASIN CEBI DOLACAK”

 “Siyasete atildiktan sonra bizim normal yurttaslar gibi bir hayatimiz maalesef olmuyor” diyen CHP lideri, yogunluktan kendilerine zaman ayiramadiklarini ifade etti. Bunun bütün siyasetçiler için geçerli olduguna isaret eden Kiliçdaroglu, "Biz, normal böyle herkesin günde 3 kez yemek yedigi gibi yemek yiyecek zaman bulamayiz. Herkesin rahat oturup çay içtigi bir ortamda oturup çayimizi içemeyiz. Böyle bir yogunlugumuz var. Çünkü siyaset halka adanmisliktir, halk için çalisiyoruz, vatandas için çalisiyoruz. Onun mutlulugu için çalisiyoruz. Bu ise girenlerin ana görevi budur. Siyasetçi cebini doldurmayacak, vatandasin cebi dolacak.”

 “DEDEM GELECEK BIZE DE BIR KONUSMA YAPACAK MI?"

 “Çocuklariniz, torununuz sitem ediyorlar mi?” sorusuna Kiliçdaroglu, “Geçenlerde Antalya’ya gittim. Torunum duymus, annesine söylemis, anne demis, ‘dedem gelecek bize de bir konusma yapacak mi’ demis. Çünkü onun belleginde kalan siyasetçi konusur. ‘Bize de bir konusma yapacak mi’ demis, buraya geldiginde” yanitini verdi.

 “O BAYRAMLARI ÖZLÜYORUM”

 Eski bayramlara deginen CHP Genel Baskani, “O bayramlari özlüyorum tabii…Van’in Ercis kazasinda ilkokulu basladim. Bir yil Tunceli’de okudum, 4. sinifti. Besinci sinifi Bingöl’ün Genç Ilçesinde bitirdim, ortaokulu orada okudum. Bayramlar söyleydi; sabahlari kalkardik, büyüklerimizin ellerini öperdik, elimize küçük bir torba alirdik, bütün komsularin kapisini çalardik, ‘bayraminiz kutlu olsun’ derdik ve onlardan seker toplardik. Tabii bu arada kaçip kaçip bayramlarda sigara da içerdik, erkekligimizi kanitlamak için.

 Büyüklerimizi gördügümüzde cadde de yürürken, hiç tanimasak bile gider elini öperdik. Onlar bazen bize harçlik verirlerdi. Para aldigimiz zaman çok mutlu olurduk. Bunlar bizim Anadolu’da yasadigimiz güzellikler. Bugün ayni güzellikler Anadolu’da var mi? Kentlesme süreci yogunlasinca bunlar büyük ölçüde kayboluyor. Hele büyük kentlerde gidip komsunuzun kapisini çalip iyi bayramlar diliyorsunuz ama çocuklar eskiden oldugu gibi sokaklarda, caddelerde daha özgürce dolasip seker toplayamiyorlar” diye konustu.

 “Çok harçlik toplar miydiniz, kardesler arasinda sen çok topladin oluyor muydu?” sorusuna CHP Genel Baskani, “7 kardesiz. Oluyordu. Bir kardesimiz daha fazla para almissa onu bize getirir, gösterirdi. Biz de keske biz de alsaydik diye içimizden geçirirdik ama sonuçta bayram tabii” yanitini verdi.

 “ESIMLE MEKTUPLASMA VAR, ONLARIN TAMAMINI SAKLIYORUZ”

 Dünyanin degistigine isaret eden Kiliçdaroglu, “Toplumlar degisiyor. Kültürlerimiz yenileniyor, degisiyor. Teknoloji degisiyor. Insanoglu bu teknolojiye adapte oluyor. Eskiden mektup yazardik ama ben son mektubu ne zaman yazdigimi hatirlamiyorum. Artik bilgisayar basina oturuyorsunuz, ileti gönderiyorsunuz” dedi.

 “Kime yazmistiniz?” sorusuna CHP lideri, “Hiç hatirlamiyorum” diyerek söyle devam etti:

 “Esimle mektuplasma var, onlarin tamamini sakliyoruz. 1970’li yillarda evlendim. 1971’de mezun oldum. Ayni yil hesap uzmanligi sinavini kazandim, oraya girdim, arkasindan askerlik oldu. Askerlik yaptigimda 74’te evliydim. Mektuplasma o süreç içerisinde oluyor, nisanlanirken, o süre içerisinde, her nisanlinin yaptigi gibi bizler de mektuplastik.

 Herkesin anilari var. Bizim de anilarimiz var. Sevdiginiz birisinden mektup gelirse hoslanirsiniz hele hele nisanlinizdan bir mektup bekliyorsunuz o mektup gecikirse kafanizda bir çengel olarak kalir, neden gecikti mektup diye. Tek haberlesme araci mektuptu. O mektuplarin söyle güzel özelligi var. Bütün samimi duygularinizi karsi tarafa aktariyorsunuz. O da ayni sekilde samimi duygularini aktariyor tabii hasretlik dediginiz bir kavram var, bunu da yasiyoruz.”

 ASKERLIK ANISI

 Izmir Bornova’da askerlik yaptigini belirten CHP lideri, “Kisa süre askerlik yaptim. 53. Er Egitim Tugayina uçaksavar topçusu olarak askerlik yaptik.

Askerlikte unutmadigim bir anim var. Bir gün aksam içtimada, genç bir tegmen bize askerlikle ilgili düsüncelerini aktariyor. Bir arkadasimiz çikti, sunu söyledi. ‘Bu askerligin mantigi yoktur, böyle sey olur mu’ dedi, böyle bir itiraz yapti, genç tegmen unutamadigim bir yanit verdi, dedi ki; ‘askerligin mantigi yoktur tabii’ dedi, ‘yani sizin düsündügünüz anlamda askerligin mantigi yoktur’. Düsman tepede ben size yürü dedigim zaman siz yürüyeceksiniz ve siz yürüyorsunuz’ dedi, ‘askerlik budur’ dedi. ‘Oysa oturup düsündügünüz zaman ya ben yürürken kursun gelecek, ben yaralanacagim, ölecegim, ben niye gideyim diye düsünürsünüz, dolayisiyla askerligin kendisine göre mantigi vardir. Sivil hayatla asla kiyaslanamaz bu. Kurallari budur. Bütün dünyada böyledir dedi. Ve siz bu kararlara uymak zorundasiniz’.”

 “ASKERLIGIN KISALMASI DOGRUDUR”

 Askerligin kisalmasi tartismalarina iliskin de CHP Genel Baskani, “Askerligin kisalmasi dogrudur. Askerlik ile ilgili daha saglikli, daha tutarli kararlar almamiz gerekiyor. Askere giden insanin sivil yasamda eger isi gücü varsa, üretim yapiyorsa, onu bir süre üretimden koparmis oluyoruz. Belki askerligi zaman içerisinde daha profesyonel bir yapiya dönüstürmek gerekiyor. Bunu rahmetli Turgut Özal’da dillendiriyordu. Daha farkli konsept içinde askerligi ele alip degerlendirmek gerekiyor. Türkiye’nin güçlü bir orduya ihtiyaci var, daha dinamik daha atak bir orduya ihtiyaci var. Daha iyi donanimi saglanmis bir orduya ihtiyaci var. Bu zaman içerisinde olabilir. Askerligin kisalmasinin bizim açimizdan büyük yarari var. Hem daha fazla tasarruf yapmis olabiliriz. Askerligi daha güçlü bir hale kurumsal olarak getirmis olabiliriz. Bunun çok iyi düsünülmesi alt yapisinin olusturulmasi ona göre karar alinmasi gerekiyor” dedi.

 “SÜTLACI ÇOK SEVERIM”

 “Oturdugunuz sofrada, bayram sofrasinda görmek istediginiz tatlilar içerisinde hangisini görmek istersiniz?” sorusuna da CHP Genel Baskani, “Ben sütlaci çok severim. Dolayisiyla görmek istedigim en güzel tatli sütlaç. Hafif bir tatli. Bana göre de çok güzel bir tatli. Ben sütlaci seviyorum ama genelde su var; baklava ikram ediliyor, börek, çay, kahve ikram ediliyor. Biz genel begeniye bakiyoruz benim tercihlerime göre olusmuyor tabii…Baklava bizim tatli gelenegimizin çok önemli bir unsuru.”

 KIZILAY BASKANI’NA KURBAN ÖNERISI

 “Kurbani ne yaptiniz?” sorusuna Kiliçdaroglu, “Kizilay’a verdik. Kizilay Baskani’yla konustum. Hatta sordum kendisine Gazze’de sizin çadiriniz var mi diye, ‘evet Gazze’de sabit bir yerimiz var, oradaki Gazzelilere, Müslümanlara yardim yapiyoruz’. Biz de kurban bagisimizi oraya yaptik. Onlar kavurma haline getiriyorlar. Gerçekten de yoksullara dagitiyorlar. Bundan çok mutlu oldugumu ifade ettim. Hatta söyle bir de konusma oldu, hacca giden vatandaslarimiz var. Çogu zaman kurban kesiyoruz ama bu kurbanlar çogu zaman gömülüyor topraga. Oysa dünyada milyonlarca yoksul ve aç insan var. Kizilay bu konuda çok örnek bir davranis sergiliyor aslinda. Kurbani aliyor, kesiyor, duasini yapiyor, kavurma haline getiriyor ve 365 gün yoksulun sofrasina bir eti getirip birakabiliyor. Dedim ki acaba hacda kesilen kurbanlar ile ilgili olarak da böyle bir çalisma yapabilir misiniz? Dedi ki; ‘bizim bu çalismamizdan sonra Suudi Arabistan’dan bize bir teklif geldi, acaba burada da böyle yapabilir misiniz diye, onlar bir proje hazirlamislar, göndermisler, bu projeye uygun kesimhane ve diger yerler hazirlasaniz, soguk hava deposu, biz aynisini yapabiliriz ve bütün dünyaya günün 365 günü kurban etini gönderebiliriz diye, öyle bir proje üzerinde çalisiyorlar bu mükemmel bir sey.”

 “AILEMIZIN SOYADI KARABULUT’TU”

 “Ailemizin soyadi Karabulut’tu, orijinal soyadi” diyen Kiliçdaroglu söyle konustu:

 “Cumhuriyetten sonra aldigi soyad ama çok kalabalik bir aileyiz biz. Mesela 7 tane Mehmet Karabulut var, 10 tane Hüseyin Karabulut var. Çok yaygin isimler var Anadolu’da bildigimiz isimler, soyadi da ayni olunca rahmetli babam soyadini degistirmek istemis, biz o zaman çocuguz tabi. Kiliçdaroglu yapti soyadini, elestirdiler beni vay efendim Karabulut'ken niye Kiliçdaroglu yapti diye sanki ben yapmisim bunu. Rahmetli babamin tercihiydi. Biz de çocuguz zaten otomatikman degisiyor. Soyadimizdan memnunuz, ama ailemizde Karabulut var amcamlarin soyadi Karabulut onlar bizim büyüklerimiz gördügümüz zaman ayaga kalkariz saygisizlik yapmayiz, bayramlarda veya karsilastigimizda elini öperiz.

 “BEN VE HANIM FENERBAHÇELIYIZ”

 Üç çocugum var, üçü de Istanbul dogumlu, Zeynep Kamil Hastanesinde dogdular. Üçü de Galatasarayli. O ara Galatasaray 3 kez arka arkaya sampiyon oldu. Bizim bir komsumuz vardi koyu Galatasarayli, çocuklara atkilar, sapkalar derken çocuklar Galatasarayli oldular, ben ve hanim Fenerbahçeliyiz, torun da büyük bir olasilikla Besiktasli olacak herhalde.

 Çocuk aslinda, çocuklugunda geçen olaylardan etkilenip bir takimi tutuyor.. Geçen Ramazan’da bir kaçamak yaptik esimle beraber. Ankara’da Hacibaba’ya gittik orada iftar açtik. Çok fazla yogun bir sinemaya bir çay bahçesine gidip oturma sansimiz maalesef yok, arada bir bir yerlere gidebiliyorsak bundan mutluluk duyuyoruz.

 “KADIN EGEMEN BIR DEMOKRASI VAR EVDE”

 Her erkegin üzerinde kadinin etkisi vardir. Her ne kadar çok kazagiz diyorsak da evde hanimin sözü geçiyor. Bizim evde de onun sözü geçiyor. Bir seyler yaptigimiz zaman yanlis bir sey diyelim onun itirazlari ile hemen karsilasiyoruz. Siyasette de oluyor, bazen bir seyler olur beni sert bir sekilde elestirebiliyor, elestiriyor da zaten. Evde demokrasi var. Kadin egemen bir demokrasi var evde. Hanimlar gerçekten daha titiz oluyorlar yemegin hazirlanmasi evin temizligi günlük sorunlar çocuklarin sorunlari bizim sorunlarimiz bütün bunlarla ilgileniyorlar tabi esimde ilgileniyor kendisine her zaman sükran borçluyuz her erkegin sükran borçlu oldugu gibi.”

Yaklasan seçimlere iliskin “Seçimler öncesinde ailenize zaman ayirmayi düsünüyor musunuz?” sorusunun yöneltildigi CHP Genel Baskani, “Öyle bir ortam olursa tabi çok sevinirim. Ara dönem yaratabilirsek 3-4 günlük bir dönem yaratabilirsek, geçen tatilde Antalya Kas’a gittim orada 3 gün tatil yapma imkanimiz oldu, güzeldi, dinlenme imkanimiz oldu. Dinlenme derken, daha saglikli oturup hem düsünme hem konusma belki çevreyi belki hayati belki siyaseti daha rahat sorgulama imkani buluyorsunuz. Yoksa siyasetçinin dinlenmesi oturup böyle aksama kadar baska bir sey düsünmemesi mümkün degil. Yine sonuçta ülkeyi insani düsünüyorsunuz, insanlarin sorunlarini düsünüyorsunuz, gazete açtiginiz zaman eger orada olumsuz bir haber varsa kaygi duyuyorsunuz telefon ediyorsunuz arkadaslari görevlendiriyorsunuz bizim dinlenmemiz öyle bildigimiz dinlenme degil. Ailede buna alisti” yanitini verdi.

 “ELINI UZATACAK ILK KISININ DE BASBAKAN OLDUGUNU KIMSENIN UNUTMAMASI GEREKIR”

 Cumhuriyet gazetesinde unutmadigi bir fotograf oldugunu ifade eden CHP Genel Baskani, söyle dedi:

 “Inönü ile Demirel’in el ele tutusmalari ve siyasette bahar diye bir manset vardi. Bu o dönem için bana göre çok önemli bir fotografti. Biri anamuhalefet partisinin genel baskani öbürü Basbakan ama ikisi elele dolayisiyla ülkenin sorunlarini en azindan konusuyorlar ama bu birlikteligi gösterebiliyorlar. Geçmiste bu tür tablolari çok yasadik. Günümüzde biraz daha sert bir siyaset anlayisi egemen ve topluma, kahvedeki vatandasa da yansiyor. Oysa siyasetçinin amaci ne? Vatandasin huzur içinde yasamasi. Vatandas huzur içinde yasayacaksa bunun birinci kosulu siyasetçilerin yan yana geldiginde en azindan tokalasmalari birbirlerine selam vermeleri gülümsemeleri biz bunu yapmiyoruz. Yani geçen gün bir cenaze töreninde Sayin Köseoglu’nun cenaze töreninde, iki liderin Erdogan ile Sayin Bahçeli’nin tokalasmamalari beni gerçekten üzdü. Bir cenaze töreni orasi. Bir ölen insanin arkasindan hayir duasi ediyorsunuz. Dolayisiyla en azindan onun anisina saygi duyarak merhaba demeleri gerekir, bir tokalasmalari gerekir. Elini uzatacak ilk kisinin de Basbakan oldugunu kimsenin unutmamasi gerekir. Toplumu geren bir siyaset anlayisinin ülkeye hayir getirmedigini hepimiz biliyoruz, zarar getiriyor. Toplumu germemeliyiz, farkli düsüncelerimiz elbette olacak elbette ki birbirimizi elestirecegiz bu gayet dogaldir zaten. Insanlar en çok nerede elestiri konusu olurlar kendi evlerinde, ama hiçbir zaman bir kari koca arasindaki iliskilerde tartisma elestiri olur ama hiçbir zaman bu bir kan davasina dönüsmez, dönüsmemeli de zaten genel kural budur zaten. Sonuçta çocugunuz, çevreniz, komsunuz akrabaniz var. Yani o mutlu havayi güzel havayi yakalamak ve sürdürmek zorundasiniz. Siyasette böyle bir seydir. Siyaset bir uzlasma kültürüdür. Demokraside bir uzlasma kültürü üzerine insa edilir. Düsüncelerimiz farkli olabilir ama ortak bir paydamiz vardir. Nedir bu ortak paydamiz? Vatanimiz, bayragimiz milletimiz topragimiz, insanimizdir. Bunlar bizim ortak paydamizdir. Bu ortak paylar üzerinden siyaseti sekillendirmeliyiz, yani gövdeyi güçlü tutmaliyiz, dallar farkli olabilir. Gövdeyi budamazsiniz hiçbir zaman ama dallari budarsaniz daha yeni dallar filizler çikar o anayi gövdeyi güçlendirir. Bizim siyasette yapmak istedigimizde bu olmali.”

 “Üzüldügünüz oluyor mu, keske bunu söylemesiydim dediginiz” sorusuna da CHP Genel Baskani, “Oluyor tabi. Sonuçta biz de zaman zaman sert söylemlerde bulunuyoruz. Bundan kaçinmak gerekiyor” yanitini verdi.

 “EVDE ÇOK SESSIZIM”

 “Evde Kemal Kiliçdaroglu nasildir?” sorusuna CHP lideri, “Evde çok sessizim. Çok fazla konusmam, konusma yetkisi tümüyle esimdedir. Olabildigince rahat etmemi saglarlar zaten yorgun geliyoruz eve” yanitini verdi.

“Kaç saat uyuyorsunuz?” sorusuna CHP lideri Kiliçdaroglu, “Emin olun o konuda günden güne degisiyor. Bazen 3 saat bile uyumayiz bazen 8 saat uyuruz. Kosullara, yere ve zamana bagli. Ama böyle bir siyasetçi yataga uzanip huzur içinde bir söyle bir deliksiz uyku uyumak böyle bir sansimiz yoktur. Her aksam basimi yastiga koyarken bir vicdan muhasebesi yaparim. Bunu yapmak zorundayim. Huzur içinde yatmak istiyorsaniz bunu yapmak zorundasiniz, insaniniza saygi duyuyorsaniz bunu yapmak zorundasiniz. Eger o gün iyi bir seyler yapmissaniz huzur içinde yatarsiniz. Siyasetçi çok rahat bir insan degildir. Sevinirken hepimiz seviniriz acilari çogu zaman paylasmayiz. Acilari da paylasmaliyiz, topluma huzuru egemen kilmaliyiz, bu toplum huzurlu rahat olmali. Nasil bayramda birbirimizi kucakliyorsak küsler barisir bayramda biraya gelirler emin olun bu çok güzel bir seydir. Birbirimiz kucaklamak, sevmek komsularimiza selam vermek merhaba demek onlarla oturup arada bir sohbet etmek bu güzel bir sey. Bu vesile ile bizi izleyen bütün yurttaslarimi inanci, rengi, kimligi ne olursa olsun hepsine selamlarimi saygilarimi sunuyorum. Yasi benden büyük olanlarin ellerinden öpüyorum, yasitim olanlari kucakliyorum, çocuklarin gözlerinden öpüyorum. Onlari Türkiye’nin ayrilmaz parçasi olarak görüyorum. Beraber kucaklasacagiz birbirimizi sevecegiz. Sevgi üzerine güzel bir Türkiye kuracagiz buna inaniyorum” dedi.