Yazar
Giriş Tarihi : 31-07-2018 03:15   Güncelleme : 31-07-2018 03:15

KAYSI DEDİM DE AKLIMA GELDİ

Kaysı dedim de aklıma geldi

KAYSI DEDİM DE AKLIMA GELDİ
Kaysı dedim de aklıma geldi. Hani şu memleketimizin en ünlü meyvesi… Umut beşiği... Oğlanın, genç kızın rüyası kayısı… Çiçek açacakta, don vurmadan tutacak da, olacak da, toplanacak da, satılacak da, parası alınacakta… Dur… İşte orası meçhul. Yani bin bir emekle toplanan,  hasadı beklenen kaysıyı, çoluk çocuk, beş yaşından seksen beş yaşına kadar evde kim varsa elinin değdiği… Emeğinin geçtiği… Evin rızk parası, umut kapısı kayısı… Tutacak, toplanacak, yere serilecek, gün kurusu olacak, islime girecek altın rengine bürünecek, satılacak, para edecek… İşte orada dur. O Para… En yaşlısından en minik yavruya kadar emekle, emek harcanarak, yenecek hale gelen kaysıyı üretici, köylü şimdi satmaya korkuyor! Satmasına satacakta… Güvenilir adam arıyor! Yıllardır  emeklerini çalan birileri çıkmış… Kaysıyı satmış köylü, senet almış… Ara ki bulasın senet ödeyecek o sahtekar  tüccarı. Adamın eli koynunda, sızım sızım sızlanıyor. Bedduası arşa ulaşıyor. Beddua üstüne beddua. O parayı o esnaf yiyebilir mi? Çoluğuna çocuğuna yedirebilir mi? Kan olur, irin olur, zehir zıkkım olur. Şimdi  kaysı hasadı bitti, Çuvallara dolduruldu. Ambara basıldı, öylece bekliyor binlerce ton kaysı. Alan var, satacak olursan Ya satan? Korkuyor köylü, üretici! “Gene çarpılmayayım” diyor. Korkuyor, tereddüt ediyor, borca vermeye. Verme dayı verme. Gözünü seveyim verme. Sakın ha, borca verme. Bak sonra paranı gene alamazsın. Kim parayı peşin verirse o gelsin alsın. Yoksa bak, evdeki hanımın o yaşlı ak sakalı babanın, gelinlerinin, oğlanlarının, torunlarının  emeği havaya uçar gider. Paranı alamazsan için yanar, derde düşer, ölürsün üzüntüden. Aha bak, benden söylemesi. Sakın ola ki on kiloda olsa, yüz kiloda olsa, on tonda olsa, beş tonda ola sakın ha sakın, borca vermeyesin. Sonra bin bir emekle,o tomuz sıcağında kavrula kavrula yaptığın kaysının üzerine bir bardak soğuk su içersin… Aha bak, ben söylüyorum, sende dinliyorsun. Sakın borca verme ha! Kim ki kapını çalar, kaysını isterse önce bankada para hesabına geçsin sonra eve gelin  kamyona  yüklesin. Anladın mı gardaş? Yoksa bak o evdeki ahalinin günahını çekersin. Verirsin kaysını alırsın senedini beklersin gününü sonra aha bu gün aha yarın, derken yıllar geçer, sonra havanı alırsın. Bak son kez diyorum ha… Para bir yana, kaysı bir yana. Etraf üçkağıtçı ile dolmuş. Geçen seneki gibi vay diğer Hasan ağanın, Memet ağının, Ali ağanın durumuna düşersin.  Onlarca malın gider,  üzüntüden yataklara düşersin. Anladın deilmi gözüm? Haaa, şimdi hadi bir avuç verki bizde yiyek. O kadar laf ettik, akıl verdik, nasihat ettik sana… Bedava mı? Veeeyyyy…